27 Antik Kentli Milas’ın Gözdesi – ÇOMAKDAĞ

2

     Son yıllarda büyük bir nüfus artışına paralel olarak hızlı bir kentleşme sürecine giren Milas, bölgenin tarım ve ticaret merkezi durumunda olmasının yanı sıra doğal güzellikleri bakımından da zengin turizm potansiyeline sahip. Antik yazarlardan Byzantion’lu Stephanos’a göre, Mylasa’nın kurucusu, Aialos’un neslinden olan Mylassos’tan gelir ve adını da buradan alır. Mylasa’da baş tanrı Zeus’a, üç ayrı ad altında tapılırmış. Bunlar Zeus Osogoa, Zeus Labrandos ve Zeus Karios. Milas, ilçe sınırları içinde 27 antik kentle yurdumuzun en zengin ilçesi konumunda. Aynı zamanda dünyanın da arkeolojik değerler açısından en zengin bölgesi.
     Mimari özellikleriyle de haklı bir şöhrete sahip olan Milas’ın evlerinin büyük bir bölümü 19. yüzyıldan kalma… Mimaride göze çarpan süsleme elemanları bölgedeki yoğun kültür birikiminin mimariye yansımasıyla oluşmuş. Çomakdağ evleri de bunlar arasında en dikkat çekenleri oluşturuyor.
     Batı Torosların bir kolu olan Beşparmak Dağları (Antik adıyla Latmos, halk arasındaki adıyla Çomakdağları) üzerine kurulmuş Herakleia ve Labranda gibi antik kentlerle birlikte, Batı Anadolu’nun güzel köşelerinden biri… Yörenin son derece engebeli ve ulaşımı zor olması nedeniyle Çomakdağ sırtlarında ve yamaçlarında kurulmuş olan köyler kapalı bir kültüre sahip. Bunun sonucu birçok kültürel miras yozlaştırılmadan günümüze kadar taşınabilmiş.
     Çomakdağ (Kızılağaç Köyü) evlerinin mimarisi, bacası, dizaynı, kapı-pencere pervazları, duvarlarının taş işçiliği geçmişinin birçok öğesini içinde taşır. Yörenin jeolojik yapısı nedeniyle taştan yapılan evlerde bacalar estetik görünüşüyle ilgi çekiyor. Baça tepelerinde yer alan yarım ay ya da kartal başı şeklinde kayrak taşından yapılmış figürlere rastlanıyor. Antik yapılardaki akroterlere benzeyen bu figürlerin kullanımı ise bu bölge dışında görülmüyor.
     350 haneli köyün evleri henüz koruma altına alınmamış. Avlusuyla birlikte 300 metrekarelik bu evlerden satın almak isteyenler ise bayağı bir ücret ödemek durumunda.
     Eski Yörük örf ve âdetlerine bağlı köyde düğünler tam 4 gün sürüyor. Birinci gün, köylüler toplanıp belirli bir yere davul zurna eşliğinde giderek dibekte bulgur dövüyorlar. Ovalarda nişangâhlara atış yapılıyor. En iyi atışı yapana, düzenlenen bir törenle oğlak hediye ediliyor. Hedefin boyu, armağanın değişmesine de neden oluyor.
     İkinci gün, köyün kadınları belirli yerlerde oyun oynuyorlar. Misafir günü tertiplenip civar köylerden gelenler kabul ediliyor.
     Üçüncü gün, gelin alma günü…
     Dördüncü gün, duvak günü… Kız evi gelip oğlan evinde duvak kuruyor, eğlenceler düzenliyor. Mahalli kıyafetlerle yapılan düğünde, durumu müsait olanlar, yağlı pehlivan güreşleri de tertipliyor. Oğlan tarafı, 35 adet çeyrek altının yan yana dizilmesiyle yapılan Tura isimli altın başlık takarak gelini alıyor.
     Çomakdağ evlerini görmek için Milas’a gitmişken, Milas’ın tarihi yapılarını da görmeyi ihmal etmeyin. Bunlar arasında; Sodra Dağı eteğinde bulunan Gümüşkesen Mezar Anıtı, Baltalı Kapı, Su Kemerleri, Hacı İlyas Camii, Ulu Camii, Çöllüoğlu Hanı görülmesi gerekenler arasında yer alıyor.
     Milas çarşısı dünyaca ünlü olan Milas halılarıyla dolu… Milas halı dokumacılığı, köylerin dokuma özelliklerine göre Karacahisar halıları ve Gereme halıları olmak üzere iki gruba ayrılıyor.
     Çomakdağ köyünde birkaç zeytinyağı fabrikası bulunuyor. 0 asitten 5 asite kadar zeytinyağı ve tepelerde yetiştirilen çam fıstığı henüz ticari değil, ancak köyün zeytini ve zeytinyağı meşhur. Köy meydanında sorarsanız evlerden getiriliyor. Yağın kilosu 40, kahvaltılık zeytinin ise 15 lira.
     Köyde yemek yenecek lokanta bulunmuyor. Ne var ki, köydeki evlerden birini pansiyon olarak kiralarsanız evin sahibi yemek ihtiyacınızı da karşılıyor.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz