Aman Dengemizi Bozmayalım!

A

       Doğadaki her şeyde bir denge vardır. “Gece-Gündüz”, “Soğuk-Sıcak”, “Acı-Tatlı bile bir denge üzerine kuruludur. Ve buna Doğulular “yin” ve “yang” dengesi derler. Sağlıklı kimselerde bu denge yerindedir. Bu denge bozulmaya başladıkça hastalıklar ortaya çıkar.
       Sıfır kilometre bir otomobil hayal edin. Kullanmaya başladıktan sonra zaman içinde ister istemez tek tük arızalar çıkmaya başlar. İstisnalar hariç, doğuşta insan da her bakımdan sıfır kilometredir. Ancak yaş ilerledikçe, doğuşta mükemmel bir denge üzerine kurulu olan sağlık sistemimiz bile zamanla bize bazı sıkıntılar ve rahatsızlıklar yaşatmaktadır. Ama vücudumuz aynı zamanda o kadar mükemmel bir makinedir ki, her uzvu tam otomatik yaratılmıştır. Kalp, nasıl kendi kendine otomatik çalışıyorsa, göz kapağı bir tehlike anında nasıl kendiliğinden kapanıyorsa, tüm organlar yaşanan bir arızayı veya enerji dengesindeki anormalliği kendine has bir yöntemle anında belirtir. Tabii bu belirtmenin bir şekli vardır. İşte o zaman ağzımızdan hem de otomatik olarak şu ve benzeri cümleler dökülebilir: “Hiç keyfim yok!”, “Bugün havamda değilim!”, “Biraz rahatsızım!”, “Hastalanacağım galiba!”, “Ağrılarım var!” Aslında bize bu sözleri söyleten şey, vücuttaki enerji akışının ve dengenin bozulmaya başlamasıdır. Ama bu demek değildir ki her denge bozulmasında hemen haberimiz olur. Hayır, haberimiz olmadan da bozulma başlayabilir. Biz onun sonucunu aylar, hatta yıllar sonra bile hissedebiliriz.
       Enerji akış dengesinin bozulmasının binlerce sebebi vardır. Daha doğrusu her vücut aynı zamanda, âlemde tek başına apayrı bir dünya, apayrı bir varlıktır. Ve her vücudun kendine özgü özellikleri vardır. Bir vücudu hiç etkilemeyen bir faktör, başka bir vücudu şiddetle etkileyebilir. Her vücudun otomatik olarak denge koruyucu, dengeyi muhafaza edici bir sistemi vardır. Bulunduğu havaya, bulunduğu ortama, bulunduğu mevsime göre; aldığı gıdaya, içtiği sıvıya vb. kısaca kendini bir şekilde etkileyen her türlü etkiye karşı otomatik tepki verir. İşte vücudun bu oto-kontrol sistemine “Bağışıklık Sistemi” adı verilir.
       Bütün buna rağmen vücudun da tükendiği veya geçici olarak sarsıldığı durumlar olur. Örneğin, aşırı sıcak ve soğuklar, hava kirliliği, nemli ve rutubetli ortam, beslenme bozukluğu, stres, gerilim, öfke, zor hayat şartları, yürüyüş ve hareket tembelliği, katkılı gıdalar, ilaçlı yiyecekler, giyecekler, elektromanyetik kirlilik, röntgen ışınları, fastfood tarzı ayakta ve hızlı beslenme, sigara ve alkol gibi zararlı maddeler, ev dışında tuvalet alışkanlığında aksamalar vs. vs. Bunların hemen hepsi vücudumuzdaki bu otomatik denge sistemini insafsızca zorlayan, hoyratça etkileyen binlerce sebepten sadece hemen akla gelen birkaçıdır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi