KODO – Japon Davulcularının Gösterisi
KODO – Japon Davulcularının Gösterisi

KODO – Japon Davulcularının Gösterisi

     Bir süre önce kendisinden istemiş olduğum Kodo-Japon Davulcularının Gösterisi konulu yazıyı kısa zamanda tamamlayarak gönderen yeğenim Kaan Hançer’in sevimli eşi Mayuko’ya teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum. Mayuko, yazıyı hazırlamakta zorluk çektiğini, kocasının desteği ve çeviri programlarının yardımıyla tamamlayabildiğini söylüyor ve yaptığı hatalardan dolayı herkesten özür diliyor. Son cümlesi de şöyle; “Ay dayı… Beğenirler mi inşallah!”

     Tarihten beri davul, insanlar ve insanlarla tanrılar –ki bununla doğanın kendisini ifade ediyoruz– arasında bir haberleşme aracı olarak kullanılmıştır. Neşeli, kederli ve öfkeli zamanlarında insanlar davulun ritmiyle şarkı söyleyip dans etmişlerdir.
     Modern yaşam, köy yaşamının yapısını değiştirmiş ve tanrıları bu köylerden uzaklaştırmıştır. Böylece festivalin “matsuri” etki alanı daralmış ve gittikçe yaygınlaşan televizyon kültürü sonucunda geleneksel icra sanatları yalnızca bir gösteri olarak varlığını sürdürebilmiştir. Bu çok özel toplumsal enerjinin kaybı ile birlikte toplum aynı zamanda eşi olmayan ve çok kıymetli bir bilgi kaynağını da kaybetmektedir. Katmanlar halinde kültürümüz üzerinde öyle bir kabuk oluşmaktadır ki, günümüz insanı için bu hazmedilemez ve anlaşılamaz niteliktedir. His ve vücutlarını bir filtre olarak kullanan Kodo’lar, nüveyi kaplamış olan bu katmanları çözmeye çalışırlar. Bu nedenle sundukları gösteri herhangi bir kırsal festivalde izleyebileceğiniz bir gösterinin kopyası değildir. Zaten bağımlı kalarak tekrarlanan böyle bir gösteri hem anlamsız, hem de etkisiz olur, çünkü yetiştikleri topraktan çekip çıkarılan festival sanatları verimsiz ve anlamsızdır. Bu safhada, hayatın bu olağanüstü kutlamalarının enerjisi ile karşılaştığımızda bizzat doğrudan hatırladığımız ve üzerinde deneyim sahibi olduğumuz duygu, şok hissi ve şaşkınlığı ifade etmeyi tercih ederiz. Festivallerde sunulan oyun, olağan bir gösteri veya sanat icrası değil, bunların izleyicilere değişik kalıplarda sunulduğu ve yeniden ifade edilen ezgileri ve enerjisidir. Geçmişi himaye etme için davul çalma gibi bir niyet olamaz. Ortaya koyulmak istenilen, geçmişin gelenekleri bünyesinde günümüzde de rahatlıkla anlaşılabilir nitelikte bir canlılık ve yaşam gücünün ortaya konulmasıdır.
     Kodo gösterisini izlerken, kafanızdaki düşünceleri bir kenara atmış olarak vücudunuzu kendi hissettiği duygularla baş başa bırakmak ve göründükleri şekliyle hayaller dünyasına serbestçe dalabilmek için, seyircilerin kendilerini rahat bırakmaları ve gösteriyi doğrudan içinde hissetmeleri en doğru olanıdır.
     Kodo gösterileri yaklaşık 2 saat kadar sürmekte ve ara verilmemektedir. Nerede olursa olsun, gösteri sırasında sigara içilmez, yiyecek yenilmez. Her türlü kamera, fotoğraf ve ses alıcıların kullanımı ise kesinlikle yasaktır.
     Şimdi size, eğer özel bir program hazırlanmamışsa, normal bir Kodo gösterisinde yer alan parçaların tanıtımını yapmak istiyorum. Gösteri sırasında bunların sırası değişebilir.

CHONLIMA (Beste: Roetsu Tosha-1983)
     Bu parçada okedo ve shime daiko kullanan dört davulcu ve daha büyük miya daiko çalan iki davulcu yer alır. Davulcular parçayı özellikle ilgi çekici hale getiren bir şekilde çıkardıkları seslerle birbirleri arasında bir ahenk kurarlar. Coşkun bir süratle çalınan makam kişiyi yükselen heyecan duygusundan, mizah duygusuna sürükler. Bu parçada geleneksel Japon ritimleri ile modern ezgiler birleşmiştir. Chonlima ismi (Bir Fersah Koşan At) yorulmadan uzun mesafeleri inanılmaz süratle koşabilen bir atı dile getiren Kore kökenli eski bir hikâyeden gelir. Bu bestede, kökeni Kore’ye dayanan okedo daiko’lar ön planda yer almaktadır. Kodo davulcularının Chonlima’nın hızına ayak uydurup uyduramayacakları dikkatle izlenir.
NISHIMONAI
     Bu dans, geçen yaz Obon Matsuri (Ölülerin anısına yapılan bir festival) sırasında Akita ilinde icra edilmiştir. Bu dansta, dansöz kumaş artıklarından dikilmiş bir kimono ve geniş örgülü hasır bir şapka giyer. Şapka, suratı tamamen maskeleyecek şekilde düşük olarak giyilir. Boynun ancak ense kısmının görülebileceği şekilde şapkanın cilveli ve şuh hareketleri, Obon Matsuri’nin makamına uygun gibi görünen gizemli ve merak uyandıran bir hava yaratır.
KARUTTA
     1984 yılında Motofumi Yamaguchi tarafından bestelenmiştir. Bu beste Kuzey Japonya yöresindeki Akita ilinin geleneksel bir hasat (saman hasatı) şarkısı üzerine düzenlenmiştir. Bu bestede, iki shinobue flütü karşılıklı icraatta bulunurlar. Shinobue, Shino/bambu ağacından yapılmış ve huş ağacı kabukları ile sarılı, dikey bir flüttür. Bu tür flütler, tüm renklerinin güzelliği ile tanınırlar.
TSUGARU SHAMISEN
     Shamisen çalgısının tek stiline Aomori yöresinin Tohoku bölgesinin kuzeyinde yer alan Tsugaru taraflarında rastlanır. Futo-zao shamisen üzerinde çalınır ve karakteristiği güçlü, hızlı ve karışık parmak hareketleri ile belirgindir.
MONOCHROME
     Monochrome 1976 yılında Maki Ishii tarafından bestelenmiştir ve taiko davulları ve Çin gong’u ile tebarüz eder. Düzensiz ritimlerin yanı sıra, dalgalı ve sabit ritimleri nedeniyle monochrome kişiyi kendiliğinden heyecan verici bir atmosfere sürükler. Bu hırslı parça taiko’nun alanını büyük ölçüde genişletmiş ve ifade gücünü arttırmıştır.
HAE
     1982 yılında Motofumi Yamaguchi tarafından bestelenmiştir. Hae, “Güneyden gelen rüzgâr”ı ifade etmektedir. Tarih itibariyle Japonlar güney rüzgârlarından çok etkilenmişlerdir. Okinawa ve bir Karayip çalgısı ve çelik bir davul kullanılarak icra edilen bu parça, içtenlikle güneyin duygularını dile getirir.
OKIAGE
     Bu yüzyılın başlarında, Hokkaido bütün Japonya’dan bu yöredeki ringa balığı sanayiine işçilerin göç etmesi ile yeni bir faaliyet durumuna geld6i. Okiage, balıkçıların kürek ve ağlarını çekerken birbirleriyle uyum sağlamaları için bestelenmiş bir parçadır.
MIYAKE DAIKO
     İsmini, Tokyo’nun güneyindeki Pasifik Okyanusu’nda bulunan Izu’nun yedi adasında biri olan Miyake Adası’ndan almıştır. Davul, yere çok yakın kurulmuş olup, çalınması çok gayret, güç gerektiren bir çalgıdır. Bu şaşaalı teknik ise, çalgıcıların gençliğini ve gücünü sergilemekte, aynı zamanda dinlemesi kadar, görülmesi de heyecan verici olmaktadır.
CHOJUGIDA
     Bu dans, M.S. 900 yıllarından kalma ve Chojugida olarak bilinen, çok tanınmış bir tablo üstüne kurulmuştur. Bu tablo, süslü ve gösterişli giysiler içindeki, gülüp oynayan hayvanları ve kuşları tefsir eder. Kodo, bu tabloyu hepsi yalvarışlarına aldırmayarak davula doğru sürüklenen bir hayvanlar ve ruhlar güruhu şeklinde gözükerek hicveder. Davul ritmi, Ishikawa yöresinin “Gojinjo dajiko”sundan alınmıştır.
KEMBAG TJILIK
     Bu isim, Endonezya dilinde “küçük çiçek” anlamına gelir. Parça, küçük bir çiçeğin toprakta oluşmasını ve gelişmesini ifade etmektedir. Dans, Kuzey Japonya yöresinin Tsugaru bölgesindeki “elele dans” gelenekleri üzerine kuruludur. Dansa, Gamelan (Endonezya gong’u), çeşitli vurgulu sazlar ve dikey bir bambu flütü olan Nokhan eşlik eder.
YAMANUTA
     1800 ve 1900 yılları arasında, Kitamaesen ismiyle tanınan ve pirinç ve ringa balığı taşıyan bir gemi Japon Denizi yoluyla Osaka’dan Hokkaido’ya seyrediyordu. Bu gemi aynı zamanda kültür taşıyıcılığı hizmetini de üstlenmişti. Shuinshu, Nagano şarkısı olan Mago Uta (Binicilerin şarkısı), Tsugaru, Aomori’de Yama Uta (Dağ şarkısı) ve Hokkaido’da Oiwake (Balıkçıların şarkısı) şeklinde görülmektedir. Kodo Yama Uta’yı dikey bir bambu flütü olan Shinobue ile icra eder.
O-DAIKO
     O-daiko’nun gürleyen sesini duyduğunda barış dolu bir uykuya dalan bir bebeğin hikâyesi halen anlatılmaktadır. O-daiko’nun titreşimleri güçlü olmakla beraber, kişi bu çalgının sesinde aynı zamanda bir sükûnet hissini algılayabilir. Bu kişinin, annesinin kolları arasında olduğu zaman hissettiği sükûnetin aynı değil midir? O-daiko’nun ritmi basittir. Bir yandaki davulcu basit bir ritim vurur, ana çalgıcı ise bu ritmi esas alarak irticalen çalar. Ses ve ritimle tek vücut haline geldiklerinde, hem çalgıcılar, hem de dinleyiciler kendilerini o-daiko’nun kolları arasında bulurlar. Kodo tarafından kullanılan miya daiko’nun boyu 120 santim ve ağırlığı ortalama 400 kilodur.
YATAI BAYASHI
     Chichibu olarak bilinen yöredeki Saitama ilinde her yılın 3 Aralığında gece boyunca süren bir festival düzenlenir. Bu festivalde her kasaba ve köyden çok süslü ve iki katlı yatai (el arabaları) halk tarafından çekilir. Yatai’leri çekenler, Yatai Bayashi’nin sesi, taiko’nun güçlü vuruşlarından güç alırlar. Bu gösteride davulcular tam anlamı ile görülebilirler. Nitekim bu davulcuların yatai’lerin ilk katında gizlenme geleneklerinin neticesinde oturmuş vaziyette ve birbirine kenetlenerek davul çalma tekniği gelişmiştir.
SAKAYAUTA
     Akita ilinin çalışırken söylenen bu geleneksel şarkısı, pirinç içkisi “Sake” yapılırken söylenen bir ezgidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir