Okuma Alışkanlığı

O

     Bizim zamanımızda ebeveynler “Teksas, Tommiks” okuyor diye çocuklarını azarlardı…
     Boşa zaman geçirmekti onların nazarında kovboyların, kırmızı urbalıların, Kızılderililerin maceralarına dalmak…
     Ama yine de önemli bir kitlenin bu sayede “okuma alışkanlığı” kazandığına inanıyorum…
     Yerli kahramanlarımız “Karaoğlan”lar ve “Kara Murat”lar vardı ama kahramanlıklarından çok çapkınlıkları tiraj yapardı. Bu zevzekliğin de tarihe karşı bakışımızı yıprattığını düşünüyorum. Allah’tan bir kısım aklı başında “Çocuk Dergileri” bu kahramanlarımızın itibarlarını iade etti de, onların aklı uçkurunda serdengeçtiler değil, vatan millet sevdalısı yiğitler olduğunu öğrenme fırsatı bulduk…
     Şimdi internet çağında çizgi roman okumak da tarihe karışmış bulunuyor…
     Okuma alışkanlığı kazanmak ve okumayı sevmek belki birinci adım…
     Sonrasında neleri okumak gerektiğine de kafa yormak gerekiyor…
     Sadece pembe diziler, polisiye romanlar, popüler kitaplar “Okumuş Adam” olma sıfatını vermiyor maalesef…
     Bu topraklar üzerinde yaşayan herkesin, kendisine, yani tarihine ve coğrafyasına karşı asgari bir donanıma sahip olması ideal olanıdır…
     Bu coğrafyanın tarihini, jeopolitik önemini, milletimizin üç bin yıllık yolculuğunu, hasımlarımızın bize niye düşman olduğunu bilmeden, popüler kültürün kucağında uyumak, bizi çapsız siyasetçilerin sloganlarını tartışmaya ittirir ki, başımıza ne gelmişse bu yüzden gelmiştir…
     İnsanları “sürü” haline getiren, güdülmeye hazır hale devşiren bu temelsizliktir…
     Belki böyle olmamız da özellikle isteniyordur…
     Okunacak çok şey varken, bu okuma zamanlarını değersiz veya daha az değerli metinlere harcamak, zaman israfından başka bir şey değildir…
     Onun için…
     Okuma alışkanlığı… Okuma aşkı… İşin birinci basamağı… Sonrasında önemli olan nelerin okunacağı…
     Çocuklarımıza ve gençlere bu alışkanlığı kazandırmakla da iş bitmiyor…
     Kendilerinin, bu vatanın ve milletin hayrına olacak bir istikâmeti gösterebilmek de her ana-babanın ve öğretmenin temel görevidir…
     Maalesef çok satan kitaplar “Allah korkusunu, vatan-millet sevgisini, güzel ahlâkı” vaaz etmiyor…
     Çok seyredilen bar-pavyon-fuhuş, mafya, çarpık zengin yaşantısını işleyen dizilerle dedikodu dolu gereksiz magazin programlarının, toplu söyleşilerin hiçbir işe yaramadığı gibi…
     Kafamızı kaldırıp, gözümüzü kulağımızı açıp şöyle bir bakalım… Nereye gidiyoruz acaba?
     Yazılacak, söylenecek o kadar çok şey var ki…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz