On Birinci Gece Gelince
On Birinci Gece Gelince

On Birinci Gece Gelince

     Sözünü sürdürmüş:

     Ey bahtıgüzel şahım! İşittim ki, genç kız hiddete kapıldıktan sonra gülmeye başlayınca, erkek grubuna yaklaşmış ve “Ne anlatılması gerekiyorsa, bana anlatın! Çünkü bir saatlik ömrünüz kaldı. Zaten, böyle sabır gösteriyorsam, sizlerin fakir kimseler olmanızdandır, zira siz kabilenizin en saygınları ya da en zenginleri arasında bulunsaydınız ya da yöneticilerden olsaydınız, sîzi cezalandırmak için çok daha acele davranırdım,” demiş.
     Bunu duyan Halife, Cafer’e, “Vay başımıza gelenlere Cafer! Kim olduğumuzu ona açıkla, yoksa bizi öldürtecek!” demiş.
     Cafer, “Lâyık olduğumuzdan başka şey gelmedi başımıza!” diye yanıt vermiş.
     Ancak Halife, “Ciddi olunması gereken bir sırada zevzeklikler yapmaya gerek yok, her şeyin bir sırası var!” demiş.
     Bunun üzerine genç kız, kalenderleri çağırmış ve onlara, “Sizler kardeş misiniz?” diye sormuş.
     “Hayır, bizler sadece fakirlerin en fakirleriyiz. Mesleğimizi vantuz çekerek ve hacamat yaparak kazanırız.” diye yanıt vermişler.
     Bunun üzerine kız içlerinden birine sormuş; “Tek gözlü olarak mı doğdun?” diye. O da, “Yok vallahi! Ama gözümü yitirişimin öyküsü, öylesine şaşkınlık vericidir ki, gözün bir köşesine yazılsaydı, onu saygıyla okuyanlara bir ders oluşturdu!” demiş.
     İkincisi, üçüncüsü de aynı yanıtı vermişler. Sonra da hepsi birden, “Her birimiz ayrı bir ülkedeniz ve öykülerimiz şaşırtıcı, serüvenlerimiz olağanüstü gariptir,” demişler.
     Bunu duyan genç kız onlara dönüp “Her biriniz öyküsünü ve evimize geliş nedenini anlatsın! Sonra da teşekkür için elini alnına götürüp kendi bahtına yürüsün!” demiş.
     İlerleyip öyküsünü ilk anlatan hamal olmuş: “Ey efendim, ben erkek halimle bir hamaldan başka bir şey değilim. Alış verişe çıkan hemşireniz beni tuttu ve pazar yapıp benimle buraya geldi. Burada, sizin de çok iyi bildiğiniz şeyler başıma geldi. Onları tekrarlamak istemiyorum, nedenini bilirsiniz. Benim tüm öyküm bu işte… Zira buna tek bir söz eklemeyeceğim. Size selamet dilerim!” demiş.
     Bunun üzerine genç kız ona, “Haydi öyleyse! Yerinde olup olmadığımı anlamak için, elinle başım yokla! Saçımı sıvazla ve çek git!” demiş.
     Ama hamal, “Yok vallahi! Buradan arkadaşlarımın öykülerini dinlemeden gitmek istemiyorum” diye cevap vermiş.
     Bunun üzerine kalenderlerden biri öyküsünü anlatmak için ilerlemiş ve demiş ki:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir