Yaşanmış Casusluk Öyküleri (14) Malcolm X Suikastı
Yaşanmış Casusluk Öyküleri (14) Malcolm X Suikastı

Yaşanmış Casusluk Öyküleri (14) Malcolm X Suikastı

       Malcolm X, hayatının son yıllarında, CIA’yı öfkelendiren çok iş yaptı. Pek çok kez, Lumumba’nın öldürülmesinin ardında CIA’nın bulunduğuna inandığını söyledi. Çoğu daha sonra CIA’nın tezgâhladığı operasyonlarla öldürülen ya da devrilen anti-emperyalist Üçüncü Dünya liderleriyle, geniş yankı uyandıran toplantılar yaptı. Ve Birleşmiş Milletler’in, Amerika’daki siyahların baskı altındaki bir azınlık olduğu yönünde resmi bir açıklama yapmasını istemeyi planlıyordu. Bu, elbette ABD yönetimini çok zor durumda bırakacaktı. (On yıl önce, aynı tehditte bulunan zenci lider Paul Robeson’un meslek yaşamı CIA tarafından karartılmıştı.)
       Fakat başka bir gelişme, ABD hükümetini daha da korkuttu. Ayrılıı Malcolm, daha ılımlı siyah liderlerle ittifaklar geliştiriyordu. Bir hafta daha yaşasaydı, Martin Luther King’le ilk ortak toplantısını yapacaktı. Arkasından, dünyadaki bütün beyaz olmayan direniş hareketleri liderlerinin katılacağı zirve toplantısı için Cezayir’e gidecekti.
       FBI ve CIA ortaklaşa Malcolm’u yıllardır izliyordu. Hükümet ajanları, hem İslam Ulusu (Nation of İslam) örgütüne hem de Malcolm’un ayrılıı grubu OAAU’ya (Malcolm, İslam Ulusu’ndan, ölümünden bir yıl önce ayrılmıştı) sızmıştı. Malcolm öldürüldüğü gün yanında bulunan korumalarından biri, gerçekte New York Emniyet Müdürlüğü istihbarat biriminde çalışıyordu ve Malcolm’a ateş edilmeden kısa süre önce olay yerinden ayrıldı.
       Malcolm, biyografisini kaleme alan yazara, öldürülmeden önceki yılda başına gelen olayların arkasında İslam Ulusu’nun olabileceği kuşkusunu dile getirdi. “Neler yapabileceklerini ve yapamayacaklarını biliyorum,” demiş ve eklemişti: “Son zamanlarda olup biten bazı şeyleri yapamazlar.”
       Malcolm, 1965 Şubatında Harlem’de konuşma yaparken, silahlı beş kişi tarafından vurularak öldürüldü. Biri hariç, suikastçıların tümü kaçtı. Sonraları cinayetle suçlanan üç kişi, İslam Ulusu örgütü üyesiydi. 1979’da, bunlardan biri, İslam Ulusu’na sızan üst düzeyde bir FBI ajanının Malcolm’un öldürülmesi komplosunda yer aldığını itiraf etti.
       Malcolm’un öldürülmesiyle, siyah kurtuluş hareketinin radikal ve ılımlı kanatları arasında birlik asla sağlanamadı. Amerikalı siyahlara baskı uygulandığına ilişkin karar tasarısı Birleşmiş Milletler gündemine getirildi, ama Malcolm’un konuya dikkat çeken karizması olmayınca sumen altı edildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir