İstanbul Gezileri (Anadoluhisarı, Kanlıca)
İstanbul Gezileri (Anadoluhisarı, Kanlıca)

İstanbul Gezileri (Anadoluhisarı, Kanlıca)

Anadoluhisarı
     Gönül ne Göksu’ya nâil ne Sârıyâra gider
     Sipâh-ı gamdan emin olmağa Hisâra gider…    (Padişah IV. Mehmet)

     Anadoluhisarı ya da diğer adıyla Güzelcehisar, Göksu Deresi’nin Boğaz’a döküldüğü noktanın kuzeyinde kurulmuş. Adını Yıldırım Bayezıt’ın yaptırdığı hisardan alır. Anadoluhisarı yöresi kıyı kahveleri ve hisariçi ile sık gezilen yerlerdendir. Göksu ve güneyindeki Küçüksu, Avrupalılar tarafından “Asya’nın Tatlı Suları” diye bilinir. Bu derelerde, zamanın yüksek sosyetesi çalgıcılarla kayıklara biner, eğlenceler düzenlermiş. Ancak şu an Göksu Deresi aşırı kirlilikle karşı karşıya. Boğaziçi Köprüsü yapılırken betonu burada hazırlandığı için Küçüksu Çayırı da yok oldu ve derenin suyu da kirlendi. Eskiden Göksu Deresi’nden iyi kalitede kil çıkarılır ve çevredeki birkaç çömlekçi tarafından kullanılırdı.
Kanlıca
     Kanlıca, yoğurdu ile ün salmış olan bir semt, Osmanlı döneminde devlet ileri gelenlerinin fazla rağbet ettiği bir yermiş. Semt bugün de mesire yerleriyle ünlü. Kanlıca yöresinde Kavacık, Saffet Paşa Bağı ve Yazıcı Çiftliği mesireleri bulunuyor.
     Bunların en önemlisi olan Kavacık, tepede, içinde iyi bir suyu, havuzu ve çeşmesi bulunan, halkın çok kullandığı eski bir çiftlik.
     Anadoluhisarı ve Kanlıca civarı özellikle iş ve siyaset dünyasından ünlülerin yaşamak için tercih ettikleri mekânlar. İşte size birkaç isim: Rahmi Koç ailesi, Halis Komili ve Sabancı Aileleri, Erdal İnönü Ailesi.
Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı
     Anadoluhisarı’ndaki yalı, 1895’e kadar burada oturan Tıbbiye Nazırı ve Saray’ın Hekimbaşı olan Salih Efendi’ye ait. Salih Efendi, yalının arka bahçesinde çeşitli bitkiler yetiştirmiş ve ilaçlar yapmıştır. Yeni onarılan yalı eski halini muhafaza etmektedir.
Kanlıca Körfezi
     Kıyı boyunca yerleşik gazinoları ve kahveleriyle başlı başına bir dinlence alanıdır. Çayı, sütü ve yoğurduyla ünlü olan bu kahveler, İstanbullular tarafından en çok kullanılan dinlenme yerlerinden biri. Kanlıca da adını, kan kırmızı boyalı yalılarından almış. “Körfez” adını taşıyan küçük koy ve Şeytan Burnu geride bırakılınca, Büyük Göksu’ya geliniyor. Küçük Göksu ise daha güneyde kalıyor.
Mihrabad Ormanı Mesire Yeri
     Fıstıklı Yokuşu’ndan körfeze inen sahada, padişahların da kullandıkları eski Mihrabad Mesiresi var. Fıstık, selvi ve çınar ağaçlarıyla kaplı 23 hektar alanı olan bu mesireden, ünlü Göztepe Suyu çıkar. Bugün de eşsiz manzarası ve temiz havasıyla özellikle piknik için ideal bir alan.
Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı
     Boğaziçi’nin es eski yalısı (1699), II. Mahmut’un sadrazamlarından Amcazade Hüseyin Paşa’nın, Türk süsleme sanatının özgün örneklerini görebileceğiniz yalıdan günümüze sadece havuzlu salonu kalmış. Tavan ve duvarlarda çok güzel kalem işlemeleri olan yalı imkânsızlıklar nedeniyle yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya.
Dere Kafe
     Göksu Deresi kıyısındaki bu kafe, özellikle öğrencilerin uğrak yeri. Aynı zamanda balıkçıların buluşup sohbet ettikleri ortak bir mekân. “Göksu kıyısında demli bir çay içmedim” demeyin!
Sevda Tepesi
     Küçüksu’dan sonra yükselen tepe adını gerçek bir hikâyeden alıyor: Genç bir subay bir kıza âşık olur. Ancak kızın ailesi evlenmelerine izin vermez. Bir gece bu tepede buluşurlar. Önce kızı öldüren genç subay, daha sonra kendini vurur. Eskiden burada “Âşıklar Kahvesi” adında bir da kahve ve restoran vardı, ancak şu an buralar bir Arap işadamının mülkiyetinde…
Anadoluhisarı Müzesi
     Hisarlar Müzesi Müdürlüğü’ne bağlı olan bu bina ancak müdürlüğün izni ile gezilebiliyor. Yıldırım Bayezıt tarafından 1392-1397 yılları arasında yaptırılmış, Fatih tarafından onarılmış Başkule, içkale ve dış sur duvarlarından oluşuyor.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir