Yaşanmış Casusluk Öyküleri (17) Martın Luther Kıng Jr. Suikasti
Yaşanmış Casusluk Öyküleri (17) Martın Luther Kıng Jr. Suikasti

Yaşanmış Casusluk Öyküleri (17) Martın Luther Kıng Jr. Suikasti

     James Earl Ray, Martin Luther King, Jr.’ı öldürme suçunu kabullendikten ve 99 yıla mahkûm olduktan sonra, böyle bir savunma yapmaya, mafyanın adamı olan avukatı tarafından zorlandığını söyledi. Ray, ısrarla, suikasttan kısa süre önce, 1968 baharında yanında çalıştığı Raoul adlı esrarengiz bir kişi tarafından suikast şebekesine alındığını belirtti.
     Ray’in tek başına hareket ettiği iddiasının kuşkulu yanları olduğu kesin. Ray, Kanada üzerinden Avrupa’ya kaçarak, üç buçuk ay boyunca uluslararası çapta bir insan avından yakasını sıyırdı. Bu, Ray gibi beceriksiz, akıntıya kapılmış küçük hırsızların üstesinden gelemeyeceği ölçüde kurnazlık ve büyük mali kaynak gerektiriyordu.
     Ancak Ray’in kaçışındaki en şüpheli yön, kullandığı çok ayrıntılı ve ustaca hazırlanmış dört farklı kimlikti; isimlerin tümü, Ray’in hiçbir zaman gitmediği Toronto’nun aynı semtindeki şahıslara aitti. Hepsi de, yüzlerindeki yara izine kadar, Ray’e olağanüstü derecede benziyordu. Ray, nasıl olmuşsa olmuş, en azından kimliklerden biri için, kimliğin gerçek sahibinin askeri kayıtlarında bulunabilecek bilgileri bile elde etmişti.
     1989’da, Jules Kimble adlı sabıkalı katil tüm bu olayları aydınlattı. Kimble; CIA, FBI ve mafyanın içinde yer aldığı King’i öldürme komplosunun parçası olduğunu açıkladı.
     Jules Kimble, Ray’i 1967’de Montreal’de bir CIA kimlik uzmanıyla tanıştırdığını, kaçakken Ray’in CIA uzmanının sağladığı sahte kimliklerle dolaştığını söyledi. Soruşturmacılar, bir CIA kimlik uzmanının gerçekten de o tarihlerde Montreal’de faaliyet gösterdiğini saptadılar. Peki kimdi bu? Raoul Miora.
     Yalnızca bu bile davanın yeniden açılmasına yeterliydi, ancak Kimble’ın hikâyesinde daha fazlası vardı. Kimble, Raoul’la buluşturduktan sonra Ray’i bir CIA eğitim kampına, oradan da yedi kişilik suikast timinin King’i öldürdüğü Memphis’e götürdüğünü söyledi.
     Kimble’ın iddiasına göre, Ray komploda yer almıştı, fakat kasten yakalattırılmıştı. Bunun için, Ray’e ait eşyalar cinayet yerine özellikle bırakılmıştı. Bırakılan eşyalar arasında, üzerinde Ray’in parmak izleri bulunan cinayet silahı da vardı.
     Sorguda, Kimble’ın, JFK suikastının baş zanlılarından David Ferrie’nin de aralarında bulunduğu hem istihbarat servisi ve hem de mafya mensuplarıyla bağlantıları saptandı. Ve Ray’in faaliyetleriyle ilgili resmi dava dosyası, bir tülbentte bulunandan daha fazla delikler olmasına karşın, kapatıldı.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir