Oduncuyla Azrail

O

     Yoksul bir oduncu varmış. Yas bir yandan, iş bir yandan belini bükmüş; yüklemiş odunları sırtına, yürüyormuş ahlaya uflaya. Zor adım atıyormuş zavallı, karşı yamaçtaki kulübesine doğru. Bakmış olacak gibi değil, yıkmış yükünü yere, oturup başlamış düşünmeye:
     “Nedir,” demiş, “Şu dünyada çektiğim? Bir gün rahat nefes almış değilim. Kim var benden daha yoksul? Dur yok, durak yok; ekmeksiz kaldığım günler çok. Çoluk çocuk bir yandan, askeri, tahsildarı bir yandan; borç desen gırtlağıma kadar, bir de üstelik bu odunlar!”
     “Yeter artık,” demiş, bu işkence bitsin: Hey Azrail, neredesin?”
     Sen misin çağıran; Azrail inivermiş yukarıdan. Dikilmiş oduncunun karşısına, sormuş ne istiyorsun diye.
     “Şey,” demiş oduncu; “İstediğim bir yardım: Şu odunu sırtıma ver diye çağırdım. Canımı almaya kalkma sakın; nasıl olsa yakında alacaksın.”
     Ölüm gelir siler bütün dertleri; siler ama bize uğramasın daha iyi. Gerçek dileği şudur her insanın: Her mihnet kabul, tek ölüm olmasın!..

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi