Ölüm İle Mutsuz Adam
Ölüm İle Mutsuz Adam

Ölüm İle Mutsuz Adam

     Mutsuzun biri, Tanrı’nın günü yardımına çağırıyormuş ölümü:
     “Ey ölüm,” diyormuş; “Öyle can atıyorum ki! Çabuk gel, son ver bu çekilmez hayatıma.”
     Adama iyilik edeceğine inanmış ölüm, vurmuş kapıya, girmiş çıkmış karşısına.
     “Aman bu ne?” diye bağırmış bizimki; “Atın şunu, gözüm görmesin! Ne iğrenç şey! Diken diken oldu tüylerim. Yaklaşma ölüm! Çekil git, ölüm!”
     Maecenas çapkın bir erkekmiş. Der ki bir yerde:
     “Erkekliğimi alsınlar isterlerse, kötürüm olayım, kör, topal olayım; elverir ki yaşayayım: Yeter bana bu, yeter de artar bile. Ölüm, sen de ne olur hiç gelmesen; herkesin dilediği bu senden…”
     Bu konuyu Ezop bir başka türlü işlemiş, aşağıdaki masalda göreceğiniz gibi. Ben konuyu daha geniş tutmak için böyle istemiştim. Ama biri bana masalın aslından ayrılmamakla çok daha iyi edeceğimi, Ezop’un en güzel nüktelerinden birini atlamış olduğumu söyledi.
     Bunun üzerine yeniden ele aldım işi. Eskilerden bir adım ileriye gitmesini beceremiyorum: Bize yalnız artlarından gitme şerefini bırakmışlar. Ama kendi masalımı yine de Ezop’unkinin yanına koydum; buna lâyık olduğu için değil, Maecenas’tan aldığım sözü atmamak için; o kadar güzel, o kadar yerinde söz etmiş ki…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir