İstanbul Gezileri (Anadolukavağı, Riva, Poyrazköy)

İ

Anadolukavağı
     Aslı küçük bir balıkçı köyü olan Anadolukavağı’na bir süre öncesine kadar, yol askeri bölgenin içinden geçtiği için sadece vapurla gidilebiliyordu. Ancak artık, yolun askeri bölgeden geçen bölümü de sivil ulaşıma açıldı. Halen askeri bölgenin içinde gezilemeyen bir konak var. Burada dert dinlemesiyle ünlü Marko Paşa yaşarmış.
     Sevimli balıkçı köyünün en önemli özelliği doğal yapısını yitirmemiş olması, taze deniz ürünleri ve midye tava. Anadolukavağı’na özgü bir başka yiyecek ise tost makinesinde yapılan bir tür krep.
     Anadolukavağı’na Beykoz Çayırı’ndaki yokuşu takip ederek varabilirsiniz. Ayrıca haftanın belli günleri Eminönü’nden hareket eden Boğaz vapurunun son durağı da Anadolukavağı. Tüm Boğaz’ı denizden izleyerek yapacağınız bu yolculuk, hafta sonu için ideal.
Riva
     Karadeniz kıyısında, Anadolu Feneri ile Şile arasında kalan Riva’nın ya da şimdiki adıyla Çayağzı’nın özelliği ise uzun ve mükemmel kumsalı. Ama kumsalın bir bölümü hâlâ askeri bölgede. Ayrıca çevrede ve Riva Deresi etrafındaki kahvelerde keyifli bir mola verilebilir. Küçük otel ve pansiyonlar ise çok lüks olmamakla birlikte, hafta sonu konaklamaları için yeterli.
     Riva’ya iki ayrı yoldan gidebilirsiniz. Beykoz’u geçtikten sonraki dar asfaltı izlerseniz bir süre sonra Riva’ya varabilirsiniz. Diğer yol ise, Bostancı’dan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne varan TEM yolunu izleyip, köprüye girmeden önce son ayrımdan Beykoz-Kavacık yönüne dönmek. Sonra Polonezköy istikâmetine sapıp yol ayrımına kadar devam etmek. Yol ayrımında ise, Polonezköy’e doğru değil de asfalt yola sapacaksınız. Önce Bozhane Köyü’ne, daha sonra da aynı yolu ve Riva Deresi’ni izleyerek Riva’ya varacaksınız.
     Unutmadan söyleyelim; Beykoz’dan Riva’ya dolmuşlar kalkıyor. Riva’da bu yüzyılın başında nüfusun büyük bir bölümü Rumlardan oluşuyormuş. Ancak Birinci Dünya Savaşı sonrasında boşaltılmış ve buraya Karadeniz’den gelen göçmenler yerleşmiş.
Poyrazköy
     Poyrazköy de yine Boğaz’ın Karadeniz’e yakın küçük köylerinden biri. Çevresi bir süre öncesine kadar askeri alandı. Askeri bölge köye girişi engellemiyordu ama Beykoz-Poyrazköy yolu üzerindeki sık ormanlık alanda durmak yasaktı. Bu yasak kalkınca ormanlar da sivillere açıldı ve ne yazık ki önemli bir ormanlık alan piknikçilerin ateşiyle kül oldu. Ayrıca Poyrazköy, rüzgâra ve akıntıya kapalı olduğundan tekne ve yatların demirlemesine çok müsait.
     Poyrazköy’e, Beykoz’u geçtikten 4,5 km. sonraki levhasından sola dönerek ulaşabilirsiniz.
Yoros Burnu ve Bizans Kalesi
     Anadolukavağı’nın hemen arkasındaki tepede Yoros Burnu ve Bizans Kalesi var. Manzarası müthiş Yoros Burnu ve Bizans Kalesi’ne keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz.
Yom Burnu
     Yoros Burnu’ndan biraz ileride bulunan Yom Burnu’nun iç tarafında ise Poyrazköy var. Karadeniz’in hırçın dalgalarından sonra burada kendilerini karaya atan denizciler, bu buruna “müjde” anlamına gelen Yom adını vermişler.
Keçili Limanı
     Burnun açık tarafında yer alan Keçili limanı, yüzmek için yaz günlerinde ideal. Buralarda irili ufaklı tesisler de var.
Riva Kalesi
     Bunca yolu gitmişken tepedeki Riva Kalesi’ni görmeden dönmek yazık olur. Kalenin hangi dönemde, kimler tarafından yapıldığı ise bilinmiyor.
Riva Deresi
     Yemyeşil bir vadi boyunca akan dere, yeşille mavinin kucaklaşmasına hasret kalanlar için birebir. Derede sazan ve yayın balığı avlanabiliyor. Ayrıca derede kayık kiralayarak keyifli bir yolculuk yapabilir, dere kenarındaki küçük lokantalar ve piknik yerlerinde de mola verebilirsiniz.
Anadolu Feneri
     Anadolukavağı’ndan Poyrazköy’e dönmez de kuzeye doğru devam ederseniz, İstanbul Boğazı’nın çıkış noktasında Anadolu Feneri ile karşılaşırsınız. Fenerin bir yanı Boğaz’a, diğer yanı Karadeniz’e bakıyor. Buraya yaz aylarında yolunuz düşerse, fenerin Karadeniz tarafında bulunan küçük kumsaldan denize girmeniz de mümkün.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz