İstanbul Gezileri (Beşiktaş)

İ

     Dolmabahçe ile Ortaköy arasında tarihî, büyük bir semt olan Beşiktaş, adını, içi insan formunda işlenmiş ve çeşme haznesine dönüştürülmüş küçük bir lahitten alıyor. Bugün artık bir ilçe olan Beşiktaş, beş yıldızlı otelleri, iş merkezleri, çarşıları ve parklarıyla İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri. Ayrıca ilçede, son yıllarda, belediyenin katkılarıyla kültürel yaşam da hareketlilik kazanmış durumda. Bütün bunların dışında, özellikle Balmumcu, Serencebey ve Çırağan sırtları oturmak için tercih edilen semtler arasında. Bu arada İstanbul’un en eski spor kulübü Beşiktaş’a da değinmeden geçmeyelim. 1 Mart 1903’de 26 gencin öncülüğünde, Serencebey’deki Osman Paşa Konağı’nın selamlığında, Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü adıyla kurulmuş. Bugün milyonlarca taraftarı olan kulübün yönetim yeri Akaretler’de, tesisleri ise Fulya’da.
     Dolmabahçe Sarayı
     Abdülmecit’in 1854’te Karabet Balyan Usta’ya yaptırdığı bugünkü Dolmabahçe Sarayı, 5 milyon altın liraya mal olmuş. 19. yüzyılın ağır ve süslemeli mimari tarzında inşa edilen saray, on altı bölümden oluşuyor. Ana bina Mabeyn-i Hümayûn yani Selamlık, Hünkâr Salonu, Muayede/Tören Salonu ve Harem-i Hümayûn önemli bölümleri. Sarayın cephesi, Mabeyn dairesinden başlayarak bugünkü Güzel Sanatlar Müzesi’nin bulunduğu Veliaht Dairesi’ne kadar 284 metre. Ayrıca, içinde meşhur olayların geçtiği odaların da özel isimleri var. Somaki Salon, Kırmızı Oda, Resim Odası, Aynalı Oda gibi. Padişahın bazı özel ziyaretçileri kabul ettiği Somaki Salon’un özelliği, Cumhuriyet döneminde de cumhurbaşkanlarının çeşitli yabancı konukları burada ağırlamış olması.
     Dolmabahçe Sarayı’nın mimarisinin yanı sıra, Fransız ve İtalyan sanatkârların tavan ve duvar süslemeleri de görülmeye değer. Ayrıca 17. ve 18. yüzyıl Fransız stili mobilyalar, Sultan Aziz’in topladığı değerli ressamların fırçalarından çıkmış tablolar, Bohem ve gümüş şamdanlar, saat, vazo gibi eşyalar sarayın görkemini arttırıyor. Otuz altı dev avizeyi de söylemeden geçmeyelim. Özellikle Muayede Salonu’ndaki Kraliçe Victoria’nın hediyesi olduğu söylenen 4,5 tonluk 750 mumlu büyük avizeye dikkat!
     1 Temmuz 1927’de İstanbul’a gelen Atatürk’ün Dolmabahçe Sarayı’ndaki odası da özel bir önem taşıyor. Ata’nın önemli siyasi görüşmelerini yaptığı ve Dil-Tarih Kongrelerini topladığı bölümde özel eşyaları sergileniyor. Atatürk’ün kaldığı ve vefat ettiği 71 numaralı oda, sarayın özellikle görülmesi gereken bölümlerinden.
     Camlı Köşk
     Dolmabahçe Sarayı’na uzun camlı bir koridorla bağlanan Camlı Köşk, eskiden Kuşhane’ymiş. Şu anda da burada çeşitli kuş türleri tanıtılıyor ve koridorlarda Millî Saraylar Tablo Koleksiyonu’ndan çeşitli tablolar ve kuşlarla ilgili resimler sergileniyor.
     Dolmabahçe Sarayı Hareket Köşkleri
     Yer sarsıntılarında kullanılmak üzere Harem ve Selamlık olarak geleneksel Türk evi özelliğinde iki ayrı köşk olarak yapılmış. Bugün birinci köşkte, yani Selamlık bölümünde çağdaş sanat sergileri bulunuyor. İkinci köşkte, yani Harem olarak yapılan binada ise Millî Saraylar’a ait aydınlatma ve ısınma araçları sergileniyor.
     Dolmabahçe Cami
     Saat Kulesi’nin karşısındaki camiyi Bezm-i Âlem Sultan 1853’te Karabet Balyan’a yaptırmış. Planından çok süslemeleriyle dikkat çeken yapı, Barok stilde inşa edilmiş. Camiyi gezmeyi düşünenlere, mihrap ve minberin al somaki mermerden yapıldığını söyleyelim.
     Çırağan Sarayı
     Beşiktaş’ın saraylar kuşağının diğer ucunda yer alan Çırağan Sarayı’nın yapımına, III. Selim’in kız kardeşi Beyhan Sultan tarafından 1791 yılında başlandı. Yapım çalışmaları 1795 yılında tamamlandı. 1834 yılındaysa daha büyük bir saray yapımına girişildi. Yeni bölümlerin eklenmesiyle inşaat 1841’de tamamlandı. 1856’da Abdülmecit’in emriyle yıkıldı. Bugünkü sarayın yapımına Abdülaziz döneminde başlandı. Son dönemde restore edilen saray, oryantalist iç mekânı, eşsiz manzarasıyla bugün otel olarak hizmet veriyor.
     Güzel Sanatlar Müzesi
     Türk resim sanatının en zengin koleksiyonunu içeriyor. Bu müzenin en önemli özelliklerinden biri de binanın, semtin tarihi dokusuyla uyum sağlayan Ortaköy’e dek sürecek şeridin bir parçası olması. Boğaz’ın kenarında olması da cabası.
     Denizcilik Müzesi
     Burada Osmanlı gemileri, çok eski haritalar ve gemilerde kullanılan silahlar sergileniyor. Ayrıca burada Türk denizcilik tarihine ait belgeleri, fotoğrafları, tabloları ve eski denizcilik giysileriyle tarihi kayıkları da görmek mümkün.
     Barbaros Heykeli ve Türbesi
     Zühtü Müridoğlu’nun eseri olan heykel Beşiktaş’ın adeta sembolü haline gelmiş. Barbaros Türbesi ise bir Mimar Sinan yapıtı.
     Akaretler
     Beşiktaş ve Maçka arasında 133 konuttan oluşan ve kira konutu olarak tasarlanan sıra evler grubu; İstanbul’da “sıra ev” olarak adlandırılan konut tipinin en önemli örneği. Yapımına 1875’te başlanan Akaretler sıra evlerinin mimarı Sarkis Balyan.
     Ihlamur Kasrı
     Daha önce yerinde III. Ahmet’in düzenlettirdiği Hasbahçe varmış. Sonra Sultan Abdülmecit Maiyet ve Merasim Köşkü olmak üzere iki binadan oluşan Ihlamur Kasrı’nın yapılmasını emretmiş. 1855’te inşa edilen kasrın mimarı Nikoğos Balyan. 1950’lerde ise Tanzimat Müzesi olarak kullanılmış.
     Yıldız Parkı ve Yıldız Sarayı
     Yıldız Parkı, ilgi çekici bahçe düzenlemesiyle mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri. Parkın bahçe düzenlemesi 1850’de başlamış, Beşiktaş tepesindeki korulukta ilk olarak I. Ahmet tarafından küçük bir köşk yaptırılmış. Yıldız Sarayı’nın asıl gelişmesi ise II. Abdülhamit döneminde. Bu dönemde, köşk, kasır ve diğer bina eklerinin sayıları 100’ü bulmuş. Bu yapılar, yüzölçümü yaklaşık 500 bin metrekare olan arazinin özellikle kuzeybatı kesiminde yoğunlaşmış. Bu yapılardan günümüze kalanlar arasında en önemlileri Talimhane (Av) Köşkü, Şale Köşkü, Malta Köşkü, Çiçek Serası, Cihannüma Kasrı, Hasbahçe’de Ada Köşkü, Çadır Köşkü, Saat Kulesi ve Yıldız Camii’dir. Alternatif hafta sonu geçirmek isteyenler, oksijenle yeşilin buluştuğu Yıldız Parkı’nda yürüyüş yapabilirler. Bisiklete binmeyi sevenler için de ideal bir parkur. Termosunuzu ve sandviçlerinizi yanınıza almayı unutmayın sakın. Çünkü temiz havada acıkma olasılığınız çok yüksek…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz