Kırmızı Et Tüketimine Dikkat

K

     İnsan vücudu için en faydalı besinlerin başında gelen kırmızı etin ihtiyaçtan az veya haddinden fazla tüketilmesinin zararlı olduğu bilinmektedir. Doymuş yağ yönünden zengin olan kırmızı etin çok tüketilmesi halinde kalp-damar, diyabet ve daha birçok hastalığı tetiklediği; az veya hiç tüketilmemesi halinde ise vücut için gerekli olan birçok vitaminin alınamaması sonucu yine sağlık sorunlarının ortaya çıktığı uzmanlar tarafından açıklanmaktadır.
     Bu nedenle herkesin kendi sağlık durumu ve ihtiyacı oranında kırmızı et tüketiminde herhangi bir sorun olmadığını belirten Uzman Diyetisyen Dilek Cengiz; şeker, tansiyon ve kalp gibi kronik hastalıkları bulunanların günde 80 gramdan fazla et tüketmemesi gerektiğini söyledi.
     Cengiz’in, kırmızı etin saklanması, pişirilmesi, tüketilmesi konularında sorularımıza verdiği yanıtlar ise şöyle:
     Kırmızı et tüketiminde nelere dikkat edilmelidir?
     Kırmızı et içerdiği protein ve mineralleri (demir, çinko, fosfor, magnezyum vitaminleri B12, B6, B1 ve A) sayesinde metabolik ihtiyaçların karşılanmasında oldukça önemli bir besin maddesidir. Ancak C ve E vitamini içermezler. Bu nedenle etin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında sebzelerin de tüketilmesi, etin en yüksek kalitede emilimini sağlamış olur. Sindirimi zor bir besin olan et, hazırlanması ve pişirilmesine dikkat edilmezse, özellikle gastrointestinal (sindirim sistemi) gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Yeni kesilmiş hayvanların eti, hem pişirmede hem de sindirimde zorluk yaratır. Bu nedenle et 1-2 gün soğutucuda bekletilmelidir.
     Et tüketiminde kimler daha dikkatli olmalıdır?
     Diyabet, tansiyon, kalp damar hastaları ve yaşlılar et tüketiminde çok dikkat etmelidirler. Çok tüketilen et ve et ürünleri vücutta doymuş yağ oranını arttırarak, kalp damar sistemi hastalıklarına neden olur. Fazla et tüketimi tansiyon yükselmesine, diyabete ve ödemlere neden olabilir. Yukarıda sözünü ettiğimiz hastaların da kontrollü ve günde en fazla 80 gram et tüketmelerinde herhangi bir sakınca yoktur. Ama yağından arındırılmış olmasına dikkat edilmelidir.
     Etin hangi şekilde pişirilmesi daha doğrudur?
     Etlerin pişirilmesinde haşlama, fırın veya ızgara tercih edilmeli, yağda kızartmalardan kaçınılmalıdır. Çok yüksek ısıda pişirme ve kızartma yöntemleri çeşitli kanserojen maddelerin oluşumuna neden olabilir. Etler yüksek ateşte pişirilmez. Çünkü yüksek ateş yüzeydeki proteinlerin birdenbire katılaşarak, ısının iç kısımlara ulaşmasına engel olur. Bu da lezzetinin bozulmasına, sindirimin zorlanmasına neden olur.
     Etler nasıl saklanmalıdır?
     İhtiyaçtan fazla olan etlerin daha sonra tüketilmesi için küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kâğıda sarılıp buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanması gerekir. Etler buzlukta eksi 2 derecede birkaç hafta, derin dondurucuda (eksi 18 derece) ise daha uzun süre saklanabilir. Buzlukta saklanan etler, ısısı daha düşük ancak soğuk bir yerde çözdürülmelidir. Çözülen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır. Etlerin kesildikten sonra mümkünse en az 6 saat dinlendirilerek tüketilmesi sağlık açısından daha doğru olur. Eğer tüketilecekse çok az miktarda kullanılıp kalan kısmının da en az 6 saat sonra işlem görmesi tavsiye olunur.
(Diyetisyen Dilek Cengiz)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz