İstanbul Gezileri (Tarabya, Kireçburnu)

İ

     Tarabya:
     “Tarabya’da karada değil, denizde yaşanır. Denize hiç bakılmasa, sandal sefasına çıkılmasa da denizde, denizin içinde otağ kurulur.”
     Salah Birsel (Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi) adlı eserinden…

     II. Selim Sokullu’ya burada bir kasaba kurulmasını emretmiş. Daha önce bu koyda sadece balıkçı kulübeleri varmış. Adını, yaz aylarında hafif bir serinlik veren poyraz rüzgârının etkisi altındaki havasından almış. Bu havanın, sağlığa iyi geldiği söylenir.
     Alman ve Fransız elçiliklerinin yazlık binaları Tarabya’da yer alıyor. Elçiliklerin son derece güzel ve geniş bahçelerinde ıhlamur ve kestane ağaçları bulunuyor. İtalyan elçiliğinin yerinde bulunan güzel bina yanınca yüzyıl başlarında D’aronco bugün gördüğümüz yalıyı yapmış.
     Kireçburnu:
     Boğazın kuzey ucu buradan itibaren görülmeye başlar. İmarına bilhassa Abdülaziz devrinde Fuat Paşa’nın sadareti zamanında hız verilmiş. Kireçburnu’ndan sonra küçük Kefeliköy gelir.
     Tarabya bugün gazinolar cenneti olarak da tanınıyor. Özellikle yaz geceleri buralardaki kıyı gazinolarında yer bulmak oldukça zor.
     Tarabya’nın ünlü sakinleri arasında işadamları başı çekiyor. Rahmi Koç, Erol Aksoy, Hacı Ali Demirel, Cinisli, Yakup Sabancı, Ali Köseoğlu, Karamehmetler, Has aileleri bunlardan yalnızca birkaç isim. İsmail Cem, Meriç Köyatası, Zafer Mutlu da medyanın Kireçburnu’nu mekân tutmuş isimlerinden…
     Osman Reis Cami:
     Camiyi Osman Reis yaptırmış. Sonraları onarım ve değişiklikler gören camiyi son olarak 1903 yılında Ahmet Refik Paşa, duvarları taş ve tuğladan, çatısı ağaçtan ve geniş saçaklı olarak yeniden yaptırmış.
     Villa Zarif:
     Banker Zarifi, Abdülaziz döneminde Tarabya’da oturan ünlülerden biriydi. Söylentilere göre 5. Murat’ın kısa sürede dengesini kaybetmesinde bu banker rol oynamış. Çünkü Murat’ın tahta çıktığı zaman yaklaşık 2 milyon altın borçlu olduğu tahmin ediliyor. Abdülhamit, çok daha basiretli olduğu için hiçbir zaman yakasını böyle adamlara kaptırmadığı halde Zarifi’yi mali danışmanı olarak çalıştırmış. Villa Zarif, Zarifi’nin kendisi için yaptırdığı bir yalı. Bugün ancak yarısı korunabilmiş durumda.
     Huber Köşkü:
     Muazzam bir bahçe içinde yer alan yalı, Herr Huber tarafından yaptırılmış. Yalı daha sonra Necmettin Molla’ya, o da Mısırlı Prenses Kadriye’ye satmış. Çok kez el değiştiren yalı, Prenses Kadriye tarafından hayır amacıyla Dame De Sion’a bırakılmış. 1980’lerde Kenan Evren buranın devlet başkanı konutu olmasına karar verdi.
     Hacı Osman Ağa Camii:
     Bir zamanlar semtin zengin ve saygın eşraflarından olan Hacı Osman Ağa, yoksullara hayır yapmakta önder birisiydi. Bu cami de 3. Mustafa devrinde 1850 yılında Sultan Mahmud tarafından onarılmış. 19. yüzyılda da saray tarafından burada iki çeşme yaptırılmış.
     Memduh Paşa Yalısı:
     Yalı, Sultan Abdülhamit zamanında 13 yıl daha Dahiliye Nazırlığı yapmış Memduh Paşa tarafından 1900 yılında art-noveau üslubuyla yaptırılmış. Mehmet Şinasi Bilgin’in restore ettirdiği yalıyı, Emlak Bankası alacağına karşılık olarak 1993 yılında haczetti. O günden beri yüksek fiyatla satışa sunulan yalı nihayet sahibini buldu.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz