Tarih Adım Adım Yazıldı-15. İskenderiyeli Cosmos Indıcopleustes

T

TARİH ADIM ADIM YAZILDI – Ünlü Gezginlerin İzinden Dünya Tarihine Bir Bakış
1. Kitap-2. Bölüm : I-IX Yüzyıl Arası Ünlü Gezginler (İSKENDERİYELİ COSMOS INDICOPLEUSTES)

                Kronolojik sıraya göre, Çinli rahip Fa-Hian’dan sonra, VI’ncı yüzyılda adı Cosmos Indicopleustes olup, Mösyö Charton’un “Hindistan’da Kozmograf Seyyah” başlığı altında çevirdiği eserin sahibi Mısırlı bir gezgin gelmektedir. İskenderiyeli bir tüccar olan bu kişi, Etiyopya’yı ve Asya’nın bir kısmını dolaşmasının ardından, ülkesine dönüşte rahip olmuştur.
                Bu yıllar, dünyanın sayılı imparatorluklarından ve medeniyetlerinden biri olan Roma İmparatorluğu’nun, M.S.395 yılında, Doğu ve Batı Roma olmak üzere ikiye bölünmesinin yarattığı depremin durulmadığı, siyasi, sosyal ve kültürel karışıklıkların devam ettiği yıllardır. İmparatorluğun sahip olduğu geniş topraklar önce ikiye bölünmüş, ardından, egemenliğin kalıcı olarak sağlanmasını güçleştiren türedi devletler ortaya çıkmıştır. Aynı yıllarda “Kavimler Göçü” diye tanımlanan olayın yaşanması Avrupa’yı birbirine katmış ve 20’den fazla krallığın tarih sahnesinde yer almasına neden olmuştur. Avarlar, Hazarlar, Peçenekler, Macarlar ve Bulgarlar, bu dönemin etkin devletlerindendir.
                Yine bu tarihlerde, Hıristiyanlık toprak altından çıkmış ve Bizans’ın da destek ve sahiplenmesiyle dünya üzerinde yaygın bir şekilde büyüme hızına kavuşmuştur.
                Cosmos Indicopleustes’in seyahatnamesi, “Dünyanın Hıristiyan Topografyası” adını taşımaktadır. Metinde, yazarın yolculukları hakkında hiçbir açıklama bulunmamaktadır. Dört köşe olan dünyanın, diğer yıldızlarla birlikte, uzun ve büyük bir sandık içinde kapalı olduğunu kanıtlamak için yapılan kozmografik tartışmalar, eserin başlangıcını oluşturmakta ve onu İbrani rahiplerinin kostümlerine ait tarifler izlemektedir.
                Cosmos, bundan sonra, Hindistan ve Seylan hayvanlarının evrimini yazmakta ve evsel işlerde kullanılan gergedan, yabani manda, güzel kokulu kanını elde etmek için avlanan zürafa, misk keçisi, hayali bir yaratık olarak tanımlanan boynuzlu at, yaban domuzu gibi hayvanlarla, suaygırından, fok ve yunus balığından, kaplumbağalardan söz etmektedir. Bunun yanı sıra, çok nazik ve kırılgan bir bitki olan biber fidanından, meyvesi son derece lezzetli Hindistan cevizi ağacından notlar aktarmaktadır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi