Tarih Adım Adım Yazıldı-16. Fransız Piskoposu Arculphe

T

TARİH ADIM ADIM YAZILDI – Ünlü Gezginlerin İzinden Dünya Tarihine Bir Bakış
1. Kitap-2. Bölüm : I-IX Yüzyıl Arası Ünlü Gezginler (FRANSIZ PİSKOPOSU ARCULPHE)

                Hıristiyanlığın doğuşunun ardından, hatta ilk yıllarından buyana, dindar kişiler, yeni dinin beşiği olan kutsal yerleri ziyaret konusunda büyük çaba göstermişlerdir. Bu ziyaretler, gitgide sıklaşmış ve tarih, Hıristiyanlığın ilk yılları süresince, Filistin’e yollanan belli başlı kişilerin adlarını ve namlarını kayda geçirmiştir.
                Bu hacılardan, VII’nci yüzyıl sonlarına doğru yaşamış Arculphe adındaki bir Fransız piskoposu, seyahatinin ayrıntılı hikâyesini gelecek kuşaklara bırakmıştır.

                Arculphe, Kudüs’ün topografik durumunu göstermekle işe başlamış ve kutsal şehrin etrafını çeviren surları tarif etmiştir. Bundan sonra, küçük büyük bütün kiliseleri görmüş, İsa’nın çarmıha gerildiği tepe ile mezarını ziyaret etmiştir.
                Şehrin doğu kesimindeki Josaphat vadisine inmiş, vadinin öte tarafındaki, şehrin tam karşısında bulunan Zeytindağı’na tırmanmış ve burada İsa’nın ibadet ettiği mağaraya girmiştir. Bundan sonra, şehir dışındaki Sion, yani Sahyun Tepesi’ne çıkmış ve söylentiye göre Juda’nın kendini astığı o muazzam incir ağacının önünden geçerek, şimdi yıkıntı halindeki Cénacle Kilisesi’ni ziyaret etmiştir.
                Piskopos, ardından Siloe vadisinden şehrin çevresini turlamış ve Cédron sel yatağından yukarı çıkarak, zengin buğday ve arpa gibi ürünlerle ot ve çiçeklerin örttüğü Zeytindağı’na geri dönmüştür. Kutsal dağın tepesini ve İsa’nın gökyüzüne yükseldiği yeri tarif ve tasvir etmiştir.
                Tuzunu tattığı Lût Gölü kıyılarını dolaştıktan, Şeria Nehri kaynaklarını oluşturan Lübnan toprağında Finike’yi aradıktan, Taberiye Gölü’nün büyük bir kısmını gezip tozduktan, İsa’nın su içtiği Samariya kuyularını, geniş Gazan Ovası’nı gördükten sonra, Capharnaüm’e doğru inen Arculphe, İsa’nın çocukluk çağını geçirdiği Nasıra’ya gelmiş ve Celile bölgesindeki ünlü Sina Dağı’ndaki kutsal yerleri ziyaretinin ardından seyahat notlarını tamamlamıştır.
                Piskoposun seyahatnamesi, bundan sonra, ziyaret ettiği diğer şehirlerin coğrafi ve tarihi detaylarını kapsamaktadır ki, bu şehirler de, içinden dört büyük nehrin geçtiği Şam, Finike’nin karayolu olan Sur, vaktiyle Mısır’ın başkenti olup gezginin Yafa’dan ayrıldıktan sonra kırk günde vardığı İskenderiye ve sonunda, içinde İsa’nın gerildiği ahşap çarmıhın saklandığı o büyük kilisenin bulunduğu İstanbul’dan ibarettir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi