İstanbul Gezileri (Rumelikavağı)
İstanbul Gezileri (Rumelikavağı)

İstanbul Gezileri (Rumelikavağı)

    “…  Sonra da gidip Rumelikavağı’nda oturduk. Deniz, balık ve şarap vardı. Evlenmeye çeyrek vardı. Martılar geldiler ve hep bizi konuştular…” (Necati Tosuner’in Sonsuz adlı eserinden)

     Rumeli yakasının son iskelesi burası. Çok eskiden iskelenin yanında bulunan sık ve gür kavak ağaçlarından dolayı bu adı almış. Bir zamanlar Mustafa Kemal’in bu sahillerde sık sık denize girdiği söyleniyor.
     Rumelikavağı balıkçı lokantaları ile bir balıkçı köyü olma özelliğini koruyor. Lokantalarda oturmak istemezseniz ekmek içi midye tava alıp sahildeki harikulade manzara eşliğinde yiyebilirsiniz.
     Garipçe Köyü
     Rumelifeneri’ne giderken tepelerden sahile inen “Atatürk Ormanları” adlı sık ağaçlığın alt kısmında kalan küçük bir balıkçı köyü burası. Karadeniz bölgesinin Sürmene dolaylarından gelip yerleşen halkı, köye bu adı vermiş. Balıkçılıkla geçinen yöre insanının büyük şehirden uzaklaşması için son derece iyi bir köşe.
     Bu köyün içinde hoş bir gün geçirmek isteyenler için günün belirli saatlerinde otobüs seferleri var. Özel deniz aracı olmadan kıyıdan ulaşmak ise imkânsız.
     Valide Cami
     Rumelikavağı Cami ve Yusuf Ağa Cami de deniliyor. Turhan Hatice Valide Sultan bu camiyi 1682 yılında kardeşi Yusuf Ağa adına yaptırmış. Camii, günümüze gelene kadar çeşitli onarımlar görmüş. Duvarları taş ve tuğla, çatıcı ise ahşap.
     Rumelifeneri
     Boğazın Rumeli yakasındaki en uç fener, Garipçe Köyü ile aynı zamanda kurulmuş.
     Bölgede bir zamanlar yabancılar otururmuş. İstanbul’un Türkler’in eline geçmesinden sonra Rizeliler’in takalarla gelerek köye el koydukları söylenir. Rumelifeneri’nde balıkçılığın yanı sıra küçük balıkçı tekneleri de yapılıyor.
     Buralara yolunuz düşerse “Röke Taşı” mutlaka dikkatinizi çekecektir. Rumelifeneri’nin sahilinin uç kısmında bulunan kaya, anlatılanlara göre, bir zamanlar ilkel bir fener görevini yerine getirirmiş. Röke adında güçlü bir adam ateş yakar ve geceleri gemilere kara parçası olduğunu işaret edermiş. Köyün adını aldığı Rumelifeneri’ni İngilizler yaptırmış. Yapılırken çeşitli zorluklar çekilmiş. Atılan temel bir türlü tutmamış, sonradan hemen yanındaki Saltık Dede Türbesi, fener içine alınarak temel tutturulmuş. Yöre insanları “Remeli” sözcüğüne kızıyor, hatta buraya “Türkeli” denmesi istiyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir