Yaşanmış Casusluk Öyküleri (33) Libya
Yaşanmış Casusluk Öyküleri (33) Libya

Yaşanmış Casusluk Öyküleri (33) Libya

     Nisan 1980’de, CIA ajanları Edwin Wilson ile Frank Terpil, Libya lideri Muammer Kaddafi yönetimine silah ve askeri eğitim sağlamak suçlarından mahkemeye verildiler. CIA, Wilson ve Terpil’i “kırmızı filler” olarak niteledi. Oysa, halen federal bir cezaevinde ömür boyu hapis cezasını çekmekte olan Wilson, emirlere uygun hareket ettiğini savunuyor.
     Wilson’un iddiaları ciddiye alınmaya değer. Operasyonda görev alanların çoğu ellerine şaplak atılır gibi hafif cezalara çarptırıldılar ve Amerikan hükümeti için çalışmayı sürdürdüler. Bir kısmı İran/Kontra skandalının oyuncuları oldu. Kaddafi’ye sağlanan plastik patlayıcılar, aralarında Orlando Letelier suikastının da bulunduğu CIA ile bağlantılı birtakım bombalama eylemlerinde kullanılmış olabilir.
      Diğerleri Saddam ve Noriega gibi parlayıp sönerken, Kaddafi, uzun zamandır sıkı sıkıya yerleştirildiği ABD’nin resmi umacısı konumundan hoşnuttu. Dahası, Kaddafi, İngiliz ve Almanlardan da silah ve askeri eğitim alıyordu. Ayrıca, İtalya’nın en büyük şirketi, Batı savunma sanayinin önemli firmalarından Fiat’ın yüzde 15 hissesine sahip olduğu dilden dile dolaşıyordu.
     Kaddafi’nin 1969’da darbeyle iktidara geliş şartları da tuhaf. Çok büyük petrol varlığı söz konusu olmasına rağmen, Nixon ve Kissinger, Kaddafi’nin Batı yanlısı Kral’ı devirmesini hafif bir kaş kaldırmayla karşıladı. Hemen arkasından Kaddafi, petrol fiyatlarının artırılması için ajitasyona başladı.
     Nixon yönetimi, Kaddafi’nin petrol fiyatlarının yükseltilmesi önerisini haklı buldu ve İran Şahı da kabul etti. Sonuçta tırmanan petrol fiyatları yalnız çokuluslu petrol şirketlerini daha da zenginleştirmekle kalmadı, Şah’ın Amerikan silahlarına milyarlar akıtmasına olanak sağladı. Şah, bu silahları ABD’nin bölgesel jandarması rolünü gerçekleştirmede kullandı.
     Eğer Kaddafi gerçekten Batı‘nın ajan provokatörü müydü? Bu hiç de şaşırtıcı olmayacaktır. Birçok Arap teröristin sokağın iki yakası için çalıştığı ortaya çıktı. Çok sayıda Arap devlet başkanı CIA’nın bordrosuna dahil oldu.
     Buna karşılık, Kaddafi’nin tam da göründüğü gibi çılgın bir Arap milliyetçisi olduğu görüldü. Ama bu, kesinlikle Wilson’un iddialarını çürütmez. CIA, kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek için Kaddafi rejimine sızmıştır; ama operasyon, başka pek çok olayda olduğu gibi, CIA’nın elinde patlamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir