Yaşanmış Casusluk Öyküleri (34) Grenada’nın İşgali
Yaşanmış Casusluk Öyküleri (34) Grenada’nın İşgali

Yaşanmış Casusluk Öyküleri (34) Grenada’nın İşgali

     Amerikan halkına söylenen şu: Başkan Reagan, bir gün Karayipler’deki Grenada adasında korkunç Marksist bir darbe yapıldığı keşfiyle uyandı. Adada Kübalı askerler bulunduğuna göre, Başkan, orada kapana kısılmış, rehin alınmakla karşı karşıya kalan Amerikan vatandaşlarını kurtarmak için Amerikan askeri göndermek zorunda kalmıştı.
     Bu komik açıklamanın ötesinde, olayın gerçek fotoğrafını elde etmenin imkânı da bırakılmadı. Çünkü Amerikan askeri gücü, işgal sırasında gazetecilerin Grenada’ya girmesini yasakladı. Bir tekne dolusu Amerikalı gazeteci silah zoruyla geri çevrildi ve adaya tüm uçak seferleri iptal edildi. Çok sonra, herkesin Grenada’yı dikkatle izlemeyi bırakmasının üzerinden hayli zaman geçtikten sonra, resmi hikâyenin yalanlar dağı üzerine kurulduğu ortaya çıktı.
     CIA, Maurice Bishop (JFK Suikastında sözü edilen CIA ajanıyla ilgisi yok) adlı zatın Grenada’yı yöneten ekzantrik haydudu alaşağı ettiği 1979’dan itibaren, istikrarsızlaşan adayı düzeltmeye başladı. Bishop, Grenada halkının hayatını iyileştirme çalışmasına koyuldu ve bu yüzden halkın büyük desteğini kazandı. Ancak çok geçmeden, Küba’nın ablukaya alınmasına katılmayınca ABD’nin öfkesini üzerine çekti.
     Bishop’un ılımlı sosyalist programı (özel sektöre dokunulmuyor, fakat parasız eğitim ve sağlık hizmetleri vb. öngörülüyordu) bardağı taşıran son damla oldu. Çok önceden harekete geçen CIA’nın propaganda aygıtı, Grenada’nın Sovyetler Birliği’nin müttefiki terörist bir ülke olduğu, dişlerine kadar silahlı 100 bin Grenadalının zavallı Amerika’ya saldırmak için hazır beklediği iddialarını yayıyordu.
     İşgal iki yıl önceden planlandı ve CIA’nın sabotaj eylemleri devreye sokuldu. Muhalif partilere ve komşu ülkelerin ordularına para dağıtıldı. Nihayet, 1983 sonlarında Bishop kendi partisindeki aşırılar tarafından iktidardan düşürülerek idam edildi ve ABD işgali başladı. Sözde rehin alınan Amerikalılar arasındaki CIA ajanları, kısa dalga radyo yayınıyla üç günlük savaşı koordine ettiler.
     Yurttaşları ellerinden kurtardıkları Kübalı askerlerin topu topu 43 kişi oldukları sonradan ortaya çıktı. Grenada’daki öteki Kübalılar ise çoğunlukla orta yaşlı inşaat işçileriydi. Kübalılar ABD’nin “kurtarma” operasyonuna karışmayacaklarını ıkladılar. Ama Amerikan askerleri ateş açtı ve onlar da kendilerini savundu. O gece, ABD Küba’ya, Grenada’daki Kübalıların Amerikan hedefleri arasında yer almadığına dair güvence verdi. Ama aynı gecenin sabahı, Kübalılara savaş helikopterleriyle saldırıldı. Her şey bittiğinde 81 Kübalı, 296 Grenadalı ve 131 Amerikalı ölmüş ya da yaralanmıştı.
     Bugün Grenada, Bishop’tan önceki duruma geri döndü; yoksulluk ve umutsuzluk içinde kıvranıyor. Ama olsun; artık Amerika’nın en hayati çıkarlarına karşı ciddi bir tehdit oluşturmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir