Parkinson Hastalığı

P

     Bazı hastalıklar vardır; genellikle yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkar. Yaşlanma döneminin önemli hastalıklarından biri de Parkinson hastalığıdır. Parkinson hastalığı da 50 yaş sonrası görülen kronik bir hastalıktır. Hastalığın gelişim süreci nedeniyle sadece hastayı değil, çevresi ve ailesini de içine alan uzun bir bakım sürecini kapsar.
     Parkinson hastalığı tanısı konmuş kişinin, bu hastalıkla yaşamayı öğrenmesi gerektiğini söyleyen Nörolog Dr. Ayfer Akalın Öy, hastalık sürecinin sorunsuz atlatılması için yaşam şeklinin hastanın gereksinimlerine uygun bir şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Dr. Öy, Parkinson hastalığına ilişkin sorularımıza şu yanıtları verdi:
     Parkinson hastalığı nedir?
     Parkinson hastalığı, beyinde hareketlerimizden sorumlu olan hücrelerin ufak bir bölümünün hasara uğraması veya eksilmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu hücreler dopamin adı verilen kimyasal bir madde salgılarlar. Dopamin, bilgileri bir sinir hücresinden diğerine gönderir. Beyinde yeterli dopamin üretilmezse hareket ve denge işlevleri etkilenerek Parkinson hastalığı ortaya çıkar. Ve bu hastalık genellikle 50 yaş sonrası ortaya çıkan ve yavaş ilerleyen santral sinir sisteminin de etkilendiği bir hastalıktır.
     Parkinson hastalığının belirtileri nelerdir?
     Parkinson hastalarının yüzde sekseninde görülen en önemli belirti, istirahat halindeyken daha çok ellerde görülen titremelerdir. Titreme bir amaca yönelik hareket esnasında ve uykuda kaybolur. Her titreme Parkinson değildir.
* Kaslarda gerginlik ve sertlik olur.
* Hareketlerde yavaşlama, yavaş küçük adımlarla kolları sallamadan ve vücut öne eğik yürüme, mimiklerde azalma, monoton ve kısık sesle konuşma, el yazısının okunaksız hale gelmesi ve oturup kalkma güçlüğü görülür.
* Her vakada rastlanmamakla birlikte ağızdan salya sızması, ciltte ve saçlı deride yağlanma, pullanma, kabızlık sık görülen; ancak idrar kaçırma ve ortostatik hipotansiyon seyrek görülen otonom sinir sistemi belirtileridir. Depresyon ve ileri devrelerde bunama da görülebilir.
     Parkinson hastalığı her hastada aynı belirtilerle mi ortaya çıkar?
     Hastalık tablosu hastadan hastaya değişebilir. Bazen hastalık uzun yıllar sadece titreme ve kaslarda gerginlik ile seyreder. Bazen de titreme olmaksızın hareketlerde yavaşlama, adalelerde katılaşma ve duruş bozukluklarının ön planda olduğu ve daha hızlı ilerleme gösteren vakalara rastlanır.
     Parkinson hastalığına yol açan nedenler nelerdir?
     Günümüzde idiopatik Parkinson hastalığının, genetik yatkınlık ve çevreden gelen etkiler sonucu ortaya çıkan ve birden çok faktöre bağlı olan bir hastalık olduğu kabul edilmektedir. Daha nadir olmakla birlikte kalıtsal Parkinson hastalığı tanımlanmıştır. Kalıtsal özellikteki Parkinson hastalığı daha çok, genç yaşlarda başlar ve tüm Parkinson hastalarının yaklaşık yüzde 5’ini oluşturur.
     Parkinson hastalığının tanısı nasıl konur?
     Parkinson hastalığı tanısına varmak için özel bir laboratuvar ya da röntgen tetkiki yoktur. Hekim, hasta veya ailesinden aldığı ayrıntılı bilgi ve muayene bulgularına dayanarak tanı koyar. Parkinson hastalığı da dahil olmak üzere, bu hastalığın belirtilerinin hemen hemen aynısının görüldüğü, ancak farklı nedenlere bağlı olarak gelişen çok sayıda hastalık “Parkinsonizm” başlığı altında toplanır. Parkinson hastalığı ile Parkinsonizm tabloları birbirinden ayırt edilebilir. Böyle durumlarda bazı laboratuvar veya röntgen incelemeleri gerekebilir.
     Parkinson hastalığının tedavisi var mıdır ve tedavi nasıl yapılır?
     Hastalığı tamamen ortadan kaldıracak tedavi henüz bulunamamıştır.
     Parkinson dopamin hücrelerinin hasara uğraması sonucu ortaya çıkan bir hastalık olduğu için tedavide bu maddenin yerine konması prensibine bağlı ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Dopamin hücrelerinin hasarını onaracak kesin bir tedavi henüz yoksa da; ilaçlar, egzersiz ve fizik tedavi ile hastanın günlük yaşamını kolaylaştırmak, aktif ve üretken bir şekilde yaşamını sürdürmesini sağlamak hedeflenir. Erken başlanan tedavi ve düzenli kontrollerle hastalığın etkilerini azaltmak ve belli bir yaşam kalitesini korumak mümkün olmaktadır.

(Nörolog Doktor Ayfer Akalın Öy)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz