Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)
Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)

Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinüs)

     Kıl dönmesi, genellikle kuyruk sokumunda ortaya çıkan ve toplumumuzda yaygın olarak görülen iltihaplı bir hastalıktır. Yağ dokusunun içine giren kıllar, bakterilerin de katkısıyla kanlı, pis kokulu akıntı ve irin oluşturarak bir veya birkaç delik şeklinde ortaya çıkar.
     Nedenleri Nedir?
     Bisiklete veya ata binme gibi egzersizler yapmak, uzun süre oturmak, yolculuk yapmak, dar kıyafetler giymek ve aşırı terlemek bu hastalığın oluşumuna zemin hazırlar.
     Nasıl Oluşur?
     Bu hastalık genelde ergenlik çağında cinsiyet hormonlarının etki etmesiyle başlar. Genelde bir kıl kökü iltihaplanır ve bu olay, cilt altı yağ dokusuna doğru ilerlerken diğer kıl köklerini de içine alır. Yürürken veya otururken yapılan kalça kaslarının hareketi ile kıllar derine gömülür.
     Belirtileri Nelerdir?
     Kuyruk sokumunda veya anüsün yukarısında şişkinlik, sertlik hissi, kaşıntı, kızarıklık, şiddetli ağrı, kıllı kılsız delikler, pis kokulu akıntı veya iç çamaşırda görülen kanlı lekeler bu hastalığın belirtileri arasındadır. Ayrıca kıl dönmesi parmakların arasında, koltuk altında, göbekte ve kasıkta da görülebilir.
     Kimlerde Görülür?
     Erkeklerde kadınlara nazaran 3 kat daha fazla görülen bu hastalık, 15-40 yaşları arasındaki kilolu ve bedeninde çok sayıda kıl olan erkeklerde daha sık görülür. Ancak genellikle ilk belirtiler 20 yaş civarında başlar.
     Zamanında Tedavi Edilmezse Ne Olur?
     Kıl dönmesinde erken teşhis konulması oldukça önemlidir. Çünkü tedavinin geciktirildiği durumlarda hastalık ilerler ve cilt altındaki hastalıklı doku büyür. Cilt altında enfeksiyon ve doku yıkımı yeni sinüslerin oluşmasına neden olur. Bu durum yapılması gerekli olan ameliyatın zorlaşmasına, hastanın fazla zaman kaybetmesine ve ameliyat sonrasının daha zor geçmesine sebep olur. Kıl dönmesi tedavi edilmediği takdirde kuyruk sokumundaki akıntılar ve şiddetli ağrılar devam eder. Hastalık deri dokusu içinde sağa sola genişleyerek daha çok yatay ve nadiren de dikey yönde, çok yönlü olarak ilerler. Kronikleşen iltihaplı akıntılar epidermoid kanseri geliştirebilir veya nadiren de olsa derinleşerek kalın bağırsak, rektum ve mesane içine ilerleyebilir.
     Tedavisi Nedir?
     Tedavi hastalığın evresine göre planlanır. Apse ile başvuran hastalarda, içeride biriken iltihabın lokal anestezi ile boşaltılması, kalıcı tedavinin yara iyileştikten sonra planlanması gereklidir. Kesin çözüm ise mevcut dokunun cerrahi olarak çıkartılması ve yara onarımı ile sağlanır. Hastalığın evresine ve ameliyatta karşılaşılan duruma göre, uygulanan ameliyat tipi değişir. Günümüzde ana hatlarıyla 3 çeşit ameliyat tekniği uygulanır.
* Genel anestezi altında pilonidal sinüs çıkarılarak yara açık bırakılır. İyileşme 6-8 hafta arasında sürer. Nüks oranı %8’dir.
* Genel anestezi altında pilonidal sinüs çıkarılır ve yara ağzı karşılıklı dikilir. İyileşme 3-4 haftadır. Nüks oranı %38’dir.
* Flap yönteminde ise genel anestezi altında pilonidal sinüs çıkarılır ve yara yandan tam kat deri flebi ile çevrilerek kapatılır. İyileşme süresi 3 haftadır. Nüks oranı %1-2’dir. 

(Op.Dr. Erdal Ergin ve Op.Dr. Semra Polat Serhat)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir