Büyük Ümitler

B

Romanın Başlıca Karakterleri:
     Pip: Yalnız ve imgeleme gücü kuvvetli, yetim bir çocuk. Beklemediği bir zamanda eğitimini tamamlaması için kendisine yardım edilir.
     Joe Gargery: Kasabanın samimi ve şerefli demircisi. Pip’e bakar.
     Bn. Havisham: Satis konağının eksantrik sahibesi. Seneler önce, kadının evlendiği gün evdekiler binayı terk etmişlerdi.
     Estella: Bn. Havisham’ın vesayeti altında bulunan kız. Güzel ve soğuk kalpli.
     Herbert Pocket: Pip’in Londra’daki sıcak kalpli ve sadık arkadaşı.
     Bentley Drummle: Hantal, çabuk kızan bir snob.
     Abel Magwitch: Hapishaneden kaçan Provis takma adındaki adam. Pip’e, kendisinin (Magwitch) yaşadığı hayattan daha iyi bir hayat sağlama fikrine saplantı halinde bağlanmıştır.
     Arthur Compeyson: Magwich’in şiddetli düşmanı, onu ortadan kaldırmaya yemin etmiştir.
     Mr. Jaggers: Pip’i, hayatta kendisini bekleyen büyük fırsatlardan haberdar eden avukat.
     Biddy: Joe Gargery’nin nazik ikinci karısı. 

Romanın Özeti:
     Genç Pip, yetim bir çocuktur. Ablası ve ablasının kasaba demircisi olan iyi kalpli kocası tarafından yetiştirilir.
     Tek başına bir hayat süren Pip, ekseriya civarındaki orman ve bataklıklar arasında dolaşır, zaman zaman ölmüş anne ve babasının mezarlarını ziyaret ederek gözyaşı döker. Bir gün ormanda dolaşırken önüne iriyarı bir adam çıkar ve kendisine derhal yiyecek getirmezse öldüreceğini söyler. Bu adamın hapishaneden kaçan biri olduğu anlaşılmaktadır; zira ayaklarını bağlayan zincirleri kesmek için Pip’ten bir eğe getirmesini de ister.
     Adamın bu isteğini reddedemeyecek kadar dehşete düşen Pip, ablasının mutfağından bir tabak etli hamur çalar ve alet kutusundan da bir eğe alarak mahkûmun kendisine rastladığı yere gider. Burada başka bir yabancı adam daha görür; birinci ile şiddetli bir kavgaya tutuşmuştur. İkinci adam sonunda sisler ardında kaybolur. Aradan uzun bir zaman geçmeden hapishane kaçkını -ki adı Abel Magwitch’tir- tekrar yakalanır fakat hapishaneye götürülmeden önce Pip’e kendisine yardım ettiği için iyilik yapacağını söyler.
     Pip bu hadiseyi çabuk unutur. Çok geçmeden, eksantrik Bn. Havisham, Pip’in ablasından, Pip’i Satis Evi’ne göndermesini rica eder. Uzun bir zaman önce Bn. Havisham, evlilik gününde kocası olacak adam tarafından reddedilmiştir. Kadın o zamandan bu yana odadaki bütün saatleri durdurmuştur ve şimdi vesayeti altındaki güzel fakat kibirli Estella ile yaşamaktadır. Düğün gecesinin sabahında yenecek kahvaltı, masadaki pasta ile birlikte küflenmiş vaziyette durur. Pip Bn. Havisham’ı ziyaret ettiği zaman, onun bu eksantrikliğine hayret eder.
     Yapayalnız bir hayat süren Bn. Havisham, Pip’ten sık sık gelerek vesayeti altındaki Estella ile oynamasını ister.
     Estella, Pip’in canını sıkar ve Bn. Havisham da, kızın Pip’i kızdırmasını teşvik eder. Estella’ya kızmasına rağmen, Pip onun derin tesiri altındadır; Estella onun şimdiye kadar gördüğü kızlar arasında en güzelidir.
     Çalışkan bir kimse olduğundan Pip, bir gün demirci dükkânındaki sınırlı hayattan kurtulacağını bilir. Bu fırsat da kısa bir zaman içinde çıkar. Bir gün, Mr. Jaggers adında kendini beğenmiş bir avukat gelerek ismini belirtmeyen birinin Pip namına para yatırdığını ve onun Londra’ya giderek bir centilmen olmasını istediğini söyler. Bu habere çok sevinen Pip, paranın Bn. Havisham’dan geldiğini, kendisinin böylece Estella için arzu edilir bir koca olarak yetiştirmesini istediğini sanır.
     Pip Londra’da, Herbert Pocket adında, Bn. Havisham’ın uzaktan bir akrabası ile arkadaşlık eder. Pocket, Londra’yı iyi bilen zarif bir gençtir. Pip, kendisi için kiralanan odada yaşar. Avukat Jaggers, Pip’in sorularını cevaplandırmaz, kendisine yardım edenin kim olduğunu söylemez, zamanı gelince öğreneceğini söyler.
     Pip, çok geçmeden Londralı şık bir aylak olur. Bentley Drummle adında tahammül edilmezcesine kibirli bir avukatla tanışır ve Londra aristokratik ve sosyetik hayatının bütün girdi çıktılarını o kadar iyi öğrenir ki, sadık arkadaşı basit Joe Gargery’nin kendisinin ara sıra ziyaret etmesinden rahatsızlık duyar.
     Bununla beraber Joe ayrıldıktan sonra Pip, ona kaba muamele yaptığından ötürü pişmanlık duyar. Bir defa Bn. Havisham’ın ricası üzerine Pip, Joe ile birlikte Havisham’ı ziyaret eder. Yaşlı tarik-i dünya ve vesayetindeki Estella, Pip’in mütevazı bir hayattan nerelere geldiğini hayretle görürler. Bn. Havisham daha da ileri giderek Pip’e, Estella’ya âşık olmasını beklediğini söyler. Pip’in de istediği budur.
     Estella Londra’ya gelir. Çok geçmeden, esmer güzelliği ve aristokratik tavırlarından ötürü aralarında Bentley Drummle’ın da bulunduğu gençler, ona kur yapmaya başlar. Kız gerçi ara sıra Pip’i görürse de Pip’e âşık olmadığı bellidir.
21.
yaş gününde Pip’i, çocukken ormanda yardım ettiği hapishane kaçkını Magwitch hayrete boğarak ziyaret eder. Kaba, zihnen hiçbir şeyle meşgul olmadığı hissini uyandıran bu adam, ilkin titiz Pip üzerinde tiksinti uyandırır. Ama Pip’in gizli hamisi olduğunu ifşa ettiği zaman Pip dehşete düşer. Magwitch, Pip’e gönderildiği sömürgede çok para yaptığını ve şimdi, kendisinin bir oğlu kabul ettiği Pip’in nasıl bir genç olduğunu görmek için gizlice Londra’ya geldiğini söyler. Tek istediği Pip’in, kendisinin başaramadığı tarzda bir centilmen olmasıdır. İngiltere’ye Provis takma adı ile gelmiştir. Eğer polis onun, mahkûmların kolonisinden kaçtığını öğrenirse, ölüme mahkûm edileceğini söyler.
     Bu çıkmaz, Pip’i sersemletir. Magwitch’e minnettarlık duyması gerektiğini bilirse de bu yarı vahşi adama sempati duymayacak kadar snobdur. Hamisinin Bn. Havisham olmaması da onu derin bir hayal kırıklığına uğratır. Yine de Pip, Magwitch’e yardım edeceğini söyler ve Magwitch de ormanda kavga ettiği kimsenin, baş düşmanı Arthur Compeyson olduğunu belirtir. Pip  de, Herbert Pocket’ten Compeyson’un Bn. Havisham’ı düğün gününde terk esen adam olduğunu öğrenir.
     Kendi hamisinin Bn. Havisham olduğunu sanmakla düştüğü ahmaklığa kızan Pip, yaşlı kadını kasvetli eve bir defa daha gider. Kadın da, Pip’e işkence yapmak istercesine, Estella’nın yakın bir zamanda Bentley Drummle ile evleneceğini söyler. Bn. Havisham, Pip’in böylesine kızgın olacağını beklememektedir. Kendisinin terk edilmesinden bu yana bütün erkeklerden intikam almaya yemin etmiştir. Pip’in Estella’ya beslediği hisleri istismar etmek suretiyle bu yeminini yerine getirmiş olduğunu sanır.
     Estella’nın evlenmesinden sonra Pip, Havisham’ın evini tekrar ziyaret eder. Binada bir yangın çıkar. Pip, Bn. Havisham’ı kurtarmaya çalışır fakat çok geç kalmıştır. Ev mazinin toz ve eşyası ile dolu olduğundan mukavva gibi çabucak yanar. Bn. Havisham alevler ortasında can verir.
     Londra’ya dönen Pip, Magwitch’in gerçekte Estella’nın babası olduğunu öğrenir. Annesi de muhtemelen, avukat Jaggers’in ev işlerine bakan garip kadındır. Daha da hayret uyandırıcı haber, Compeyson’un da Londra’da olduğu ve Maghwitch’i öldürmek için fırsat kolladığıdır. Pip, Herbert Pocket’in yardımı ile hamisini İngiltere’den Fransa’ya kaçırmak ister. Ardından kendisi de Fransa’ya gidecektir. Fakat vapura biner binmez, Compeyson kendini yakalar. İki düşman yumruk yumruğa şiddetli bir kavgaya tutuşur. Maghwitch, Compeyson’u öldürür. Bu suçundan ötürü eski mahkûm tekrar tevkif edilir ve yargılanmasını beklediği sırada hapishanede ölür.
     Son zamanlarda başına gelen bu hadiselerle Pip hastalanır ve eski sadık arkadaşı Joe Gargery kendisine bakar. Pip’in ablası ölmüştür ve Joe da, kendisini seven ve kocası üzerinde hâkimiyet kurmak istemeyen Biddy ile evlenmiştir. Pip nihayet bu mütevazı, sadık Joe’ya dudak bükmekte ne kadar haksız olduğunu anlar. Joe ile birlikte, onun demirci dükkânına döner ve nekahet devresinde, kendisine kötü muamele ettiği için Joe’dan özür diler.
     Estella’yı kaybedişini hâlâ hazmedemeyen Pip, Herbert Pocket ile birlikte Londra’da bir iş kurar. Seneler sonra, bir zamanlar Bn. Havisham’ın evinin durduğu yeri son bir defa ziyaret eder. Orada Estella’yı görür. Beraberce bir zamanlar, çocukken oynadıkları bahçede dolaşırlar. Estella şimdi dul bir kadındır. Aristokratik köklerinden ötürü evlendiği haşin Bentley Drummle, vahşetle muamele ettiği atının bir çiftesiyle ölmüştür. Drummle ile geçirdiği hayatı ve tek başına, yapayalnız süren dulluk hayatı, bir zamanların soğuk ve kibirli Estella’sını yumuşatmıştır. Elele bahçede yürürken Pip ve Estella, artık birbirini hiçbir zaman terk edemeyeceğini anlarlar.

Romana Eleştirel Bakış:
     Büyük Ümitler, birçok noktalarda Dickens’in en iyi eseridir. Gerçi önceki romanların yüksek ruhundan ve zengin hayal etme gücünden mahrumsa da, daha az yayılmış ve daha iyi organize edilmiştir. Hepsinin üstünde hakiki bir tez vardır; snopluğun/züppeliğin soysuzlaştırıcı etkisi, ciddî ve derin bir şekilde incelenir.
     Pip hayatının ilk yıllarında, diğerlerinin snopluğundan rahatsız olur. Gerçi (bir mahkûmun ve hizmetçinin gayrimeşru kızı) Estella’nın snopluğu kendisini çok kızdırsa da Londra’da yaşama imkânı sağlandığı zaman, o da kolaylıkla kendisini snopluğa bırakır.  Bir zamanların iyi istikbal vaat edici genci Pip, bol paraya artık o kadar alışmış ve o kadar israfa dalmıştır ki, Bentley Drummle’in suni dünyasında kendisine bir yer bulmaya çalıştığı sırada, hakiki arkadaşı Joe Gargery’ye gayet kabaca muamele eder, tepeden bakar.
     Pip şimdi bir snob olduğundan, kendi servetinin kaynağının, hürmet edilen Bn. Havisham değil de, kaba ve bayağı mahkûm Magwitch olduğunu öğrenince dehşete düşer. Zor olsa da, önceki yıllarda Joe Gargery’nin yanında elde ettiği huylar ve davranışlar tekrar meydana çıkar ve takip edilen Magwitch’e sadık kalmaya yemin eder.
     Şu halde Büyük Ümitler istihzalı bir isim. Jaggers’in Pip’e takdim ettiği servet ümidi gerçekten büyükse de, Pip’in ağzında eriyen şekerden başka bir şey olamaz. Çünkü Pip, eski arkadaşı Joe’ye istihza ile bakar, Estella’nın (kendisinden de azimli bir snob olan) Drummle ile evlenmesini önleyemez, Magwitch’i kaybeder ve Bn. Havisham’ı dahi kurtaramaz.
     Ancak bu darbelerden sonradır ki, Pip ölmüş Magwitch’e olan borcunu hatırlar: Mahkûmun istediği şekilde gerçek bir centilmen olması gerektiğini anlar. Pip, Magwitch’in arzu edip de hiçbir zaman başaramadığı iyi bir hayat sürmelidir.
     Büyük Ümitler aynı zamanda, eğer eski bir hadisenin bir kimsenin hayatını zehirlemesine müsaade edilirse, mazinin bu kimsenin hâlihazır hayatında ne büyük bir rol oynayacağı hakkında da bir yorum. Compeyson kendisini düğün günü terk ettiğinden, Bn. Havisham bütün erkeklerden öç almaya yemin etmiştir. Bir ara başarılı görünür. Kadının neticesiz kalan aşkı, Pip’in hayatını hemen yıkar. Fakat sonunda Bn. Havisham’ın kötü niyetleri önlenir. Kadının evi -ölü bir mazinin müzesi- kadını da ortadan kaldıran alevlerle sembolik olarak temizlenir. Snopça sebeplerle gerçekleştirilen evlenme sonunda, en fazla ıstırap çeken Pip değil Estella’dır.
     Gelişmeleri önlenen bu hayatlara psikolojik açıdan bakan Dickens, gerçekten büyük bir güce sahip olduğunu gösteriyor. Bu romanın planı ekseri romanlarından daha az yaygın ve katıdır. Önceki romanlarındaki fazlalıklar, üstünkörü karakterler bunda yok. Büyük Ümitler’de, hepsi eserin tezinden sonra geliyor ve bu tez de, servetin, ahlâkî yozlaştırıcılığı ve beşer kalbinde yarattığı ümitler üzerinde kahredici bir yorum oluyor.

Charles Dickens’ın Yaşam Öyküsündeki Bilinmeyenler:
     İngiliz romancıları arasında en fazla okunan Charles Dickens, bir alt-orta sınıf ailesinde 7 Şubat 1812’de doğdu. Daha sonra David Coperfield’de Mr. Micawber olarak görünen babası, donanma dairesinde  çalışan tesirsiz bir kâtipti ve mali durumu da iyi ve kötü arasında devamlı gidip geldi. Charles 9 yaşına geldiği zaman, ailenin durumu çok kötüleşti. Borcunu ödemediğinden ötürü babası hapsedilince, Charles Londra’daki bir boya fabrikasında küçültücü ve ezici bir işte çalıştı, sokaktan gelip geçenlerin gözleri önünde şişeler üzerine etiketler yapıştırdı.
     Çocukluk yıllarındaki bu tecrübeli, bu hissî ve ihtiraslı çocuk üzerinde silinmeyen izler bıraktı. Sonraları yazacağı romanların çoğunu şekillendirdi. Dickensların mali durumu düzelince Charles yeniden okula başladı.
     Dickens 1835’te bir gazetenin parlamento muhabiri oldu ve 1836’da Londra Hayatının Manzaraları adlı ve (ilk zamanlardaki müstear adı) Boz imzası altında seri resimler çizdi. Ertesi sene, Picwick’in Evrakı, aylık tefrikalar halinde yayınlanmaya başlayınca, Dickens adı dillere yerleşti. Picwick’in sağladığı mevkiden ötürü de gerçekten sevdiği kızın kardeşi Catherine Hogarth ile evlendi. Dickens’a çok sayıda çocuk getiren Catherine, öyle anlaşılıyor ki, sönük, imgeleme gücü kıt biri idi. Bu mutsuz evlilik 1856’da bozuldu.
     Picwick’in ardından Oliver Twist (1838) ve Nicholas Nickeby (1839) geldi ve bu kitaplar, Dickens’ın şöhretini öyle pekiştirdi ki, evrensel telif haklarını savunmak için 1842’de Birleşik Amerika’yı ziyaret ettiği zaman bir fatih gibi karşılandı. Dickens, köleliğe düşmandı ve işsiz Amerikan yayınevleri de, romanlarını telif ücreti ödemeden yayınlıyorlardı. Dickens da, Martin Chuzzlewit’in (1844) orta kısımlarında ve Amerika Notları’nda (1842) Amerika’yı şiddetle tenkit etti.
     Dickens’ın eserlerindeki parçaların halk önünde okunması (1856) onu daha da meşhur bir insan yaptı. Adeta bir aktör olarak dünyaya gelen Dickens, bu okuyuşlara kendini öylesine verdi ki, tamamen halsiz kaldı ve bir bakıma kendi ölümünü hazırladı.
     Mesleki hayatının ortalarındaki romanlarında David Copperfield (1850), Bleak House (Kasvetli Ev, 1852), Hard Times (Zor Günler, 1854) ve İki Şehrin Hikâyesi (1859) önceki eserlerindeki coşkunluk ve canlılığın yerini, sosyal adalet duyguları ve sanayileşmenin sebep olduğu kötüleşmenin aldığını görüyoruz. Son zamanlarında fazlasıyla muğlak ve okuyanın aklından çıkmayan Büyük Ümitler (1860), Our Mutual Friend (Arkadaşımız, 1865) ve tamamlanamayan esrarengiz hikâye Edwin Drood’un daha kasvetli, derinden derine sembolik bir üslupla yazıldığı ve yapılarının daha sıkı ve daha tesirli oldukları görülür.
     Çok çalışmanın doğurduğu yorgunluk ve Ellen Ternan adındaki genç bir aktrisle geçirdiği mutsuz bir aşk macerası, Dickens’ın hayatını daha da zorlaştırdı. Dickens 1867’de Amerika’yı bir defa daha ziyaret etti ve bu ülkeyi bu defa daha fazla sevdi ve halk da kendisine, önceki ziyaretinden de fazla sevgi gösterdi. Ertesi yıl tamamen bitap bir halde İngiltere’ye döndü. 9 Haziran 1870’te de bu, dünyaca meşhur fakat küskün adam Kent şehrinde inşa ettirdiği konağında öldü.

Öteki Eserleri:
     Oliver Twist: Dickens’ın ilk romanı nasıl coşkun hislerle yazılmış ise, bu ikincisi de o kadar ciddi, o kadar kasvetli. Ebeveynleri bilinmeyen çocuklar yurdunda dünyaya gelen Oliver Twist, Mr. Bumble adında, bir cenaze evi sahibinin yanında çırak olarak çalışır. Adam bir zulüm ve riyakârlık abidesidir. Çocuk daha sonra Londra’ya gider ve aralarında Artful Dodger gibi tanınmış yankesicilerin de bulunduğu bir gruba düşer. Yağlı Fagin ve Bill Sikes gibi eşkıyalar Oliver’i sömürür ve müşfik Mr. Brownlow bir ara muvakkaten Oliver’i kurtardığı zaman onu kaçırırlar. Sonunda Oliver kendisine bir yer bulur ve Sikes, karısı Nancy’i vahşi bir şekilde öldürür. Suçlular yakalanır ve cezalandırılır. Mr. Brownloj,  Oliver’i evlatlık edinir.
     Bir Noel İlahisi (A Chirstmas Carol): 1843’te yazılan bu kısa roman, Dickens’ın en hissî ve en popüler eserlerinden biridir. Bir dizi rüyalarla gerçek Noel ruhunun ne olduğunu öğrenen Scrooge adındaki yaşlı bir cimriyi anlatır. Scrooge fakir fakat neşeli kâtibi Bob Cratchit’e gayet kötü muamele eder. Fakat Noel hediyesi hayalî, onu Cratchit’in evine götürdüğü zaman Scrooge kendisini Cratchit’in gözleriyle görür ve kendisinden başka kimseyi düşünmeksizin yaşamının, heba olmuş bir hayat olduğunu anlar. Bu dehşet uyandırıcı rüyalardan sonra tamamen değişmiş bir adam haline gelen Scrooge, Cratchitlerin Noel yemek ve hediyelerinin masrafını üzerine alır ve kâtibinin felçli oğlu Tim’in sevgisini kazanır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz