Düşünmek ve Düşüncelerimiz
Düşünmek ve Düşüncelerimiz

Düşünmek ve Düşüncelerimiz

       Günlük yaşamımızdaki seçimlerimiz bize aittir. Her şey kontrolümüzde değildir. Bir şey hariç; düşüncelerimiz. İnsanlar bize fiziksel olarak zarar verebilirler, paramızı ya da eşyalarımızı çalabilirler, ama bizim iznimiz olmadan asla düşüncelerimizi değiştiremezler.
       Ne düşündüğümüze sadece biz karar veririz ve düşüncelerimizin kalitesini yükseltmek için yapacağımız her şey doğal olarak hayatımızın da kalitesini yükseltir.
       İnanmak, bir şeyin nasıl olduğu konusunda emin olmaktır ve tamamıyla kendi bakış açımıza göre oluşur. Bazen düşüncelerimizi sorgulamadan ya da yargılamadan birkaç kez düşündükten sonra onları gerçekmiş gibi kabul ederiz.
       Bütün geleceğimiz, zihnimizde oluşturduğumuz alışkanlıklara, yani inançlara bağlıdır. Neye yürekten inanırsak, hayatımıza çekmeye başlarız. İnancımızın gerçekle bir ilgisinin olması ya da hayal ürünü olması bu sonucu değiştirmez.
       Farklı olayları ve insanları hayatımıza çekmek istiyorsak, düşüncelerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Sahip olduğumuz düşünceler bizi bugün bulunduğumuz yere kadar getirdi; yarın daha farklı bir yerde olmak istiyorsak, düşüncelerimizi değiştirmemiz gerekir. Düşünceler, bir mıknatısın enerjisi gibi kendisiyle uyuşan durumları ve insanları bize doğru çeker.
       Hayatımız düşüncelerimizi takip eder. Zihnimizde neyi düşünürsek, aniden o yönde ilerlemeye başlarız. Düşüncelerinizi sert bir şekilde sağa ya da sola çevirirseniz, hayatınız ve tecrübeleriniz birden o yönde gelişmeye başlar. Düşüncelerin olağanüstü bir gücü vardır.
     Evinizde büyük bir fare olduğunu fark etseniz, “Şu gazeteyi bitireyim” ya da “Bugün çok yorgunum, onunla yarın ilgilenirim” demezdiniz değil mi? Hemen yerinizden fırlardınız. Kendiniz durumu çözemiyorsanız, birisinden yardım alırdınız. Yani bir şey yokmuş gibi davranıp gazetenizi okumaya devam etmezdiniz.
       İşte biz de bu olumsuz düşüncelere karşı bir an önce harekete geçmeye başlamazsak, bir süre sonra “Benim bir geleceğim yok, hiçbir şansım yok!” demeye başlarız.
       Şu anda aklınızdan neler geçiyor? Kendiniz ve geleceğinizle ilgili olumsuz şeyler mi? Neden şans bana gülmüyor diye mi düşünüyorsunuz?
       Olumsuz düşünceleri, olumlu düşüncelerle yer değiştirin. Tam tersini düşünmeye başlayın. Geçmişiniz eksilerle dolu ise, geleceğinizin artılarla dolu olacağını düşünün.
       Kaybediyorsanız, “Zafer benimdir!” deyin. Sabah uyandığınızda, o bütün olumsuz düşünceleri silip atın. İçiniz sizinle değil, siz içinizle konuşun.
       Durum ne kadar kötü görünürse görünsün, ne hissederseniz hissedin, her zaman olumluyu düşünün ve konuşun.
       Bazılarınızın; “Siz benim hayatımı bilmiyorsunuz, olumlu hiçbir şey yok! Hayatımda bana hiç iyi bir şey olmadı. Geçmişim buna müsait değil!” dediğinizi duyar gibi oluyorum.
       Problemlerinizin üstesinden gelmenin ve başarmak istediklerinizin imkânsız olduğunu mu düşünüyorsunuz? Unutmayın, hayatınız düşüncelerinizi takip ediyor.
       Beş yılınız kötü geçti ise, en azından sürekli bunu konuşarak dolaşmayın. Konuşmalarınızı olumlu yönde yapmaya başlayın.
       Sorunları ve engelleri değil, çözümleri ve fırsatları konuşun. Her evden çıkışınızda fırsatları arayın ve sadece inanın. Birisiyle tanışmanız, bir anda her şeyi tersine çevirebilir, ne kadar imkânsız gibi görünse de… Banka hesabınız ya da hesap özetiniz pek parlak görünmesi de, “Fırsatların yaklaştığını hissediyorum,” deyin ve bu yönde gerekli adımları atın.
       Duygularımız, düşüncelerimize göre şekilleniyor. Sabah kalktığınızda, sizi kıran insanları ya da yaptığınız hataları düşünerek mutlu olamazsınız. Gün boyunca ve yatmadan önce neler düşünüyorsunuz?
       Zihniniz allak bullak ise, hayatınız da allak bullak olacaktır. Düşünceleriniz doğru yöne gitmeli…
       Dünyanın en büyük ve güçlü bilgisayarına sahip olabilirsiniz, ama içine virüs girerse, bilgisayarınız yavaşlamaya ve işlemlerde hata vermeye başlar. Bilgisayar kötü olduğu için değil, içine virüs girdiği için.
       Olumsuz düşünceler de virüsler gibidir. Virüslerin yalanlarına inanmaya başlarsak; “Ben o kadar yavaşım ki, çekici değilim ki, zeki değilim ki, hayatımı değiştiremem, hiçbir zaman başarılı olamam, ben buyum ve hayatım da bu…” o yaşayabileceğimiz hayatı hiçbir zaman yaşayamayız.
       Gerekenlere sahip olmadığımız, geçmişi geride bırakamayacağımızı düşünürsek, düşüncelerimiz haklı çıkacaktır.
       Düşüncelerinize dikkat edin; çünkü gerçekleşebilirler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir