Roma İmparatorluğu’nun Görkemli Kenti – ASPENDOS
Roma İmparatorluğu’nun Görkemli Kenti – ASPENDOS

Roma İmparatorluğu’nun Görkemli Kenti – ASPENDOS

     Türkiye’deki En İyi Korunmuş Roma Tiyatrosu
     Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, göz alıcı sahilleri, doğal güzellikleri yanında antik kentleri ile de ünlü. Antalya’nı9n hemen her yerine dağılmış olan bu kentlerin en tanınmışlarından biri Aspendos. Popülerliğinin nedeni ise ünlü antik şehrin kendisini bile aşan tiyatrosu. Hatta Aspendos denilince akla ilk olarak Tiyatro geliyor. Türkiye’de ve tüm dünyada en iyi korunmuş Roma tiyatrolarından biri olması yanında Aspendos Tiyatrosu’nun şöhretinin nedenlerinden biri eşsiz bir akustiğe sahip olması sayesinde hâlâ konserler ve gösterilere ev sahipliği yapmaya devam etmesi. Her yaz kendi adıyla “Opera ve Bale Festivali”nin düzenlendiği Aspendos’un bir diğer önemi Türkiye’nin ilk tiyatro festivalinin de 1959 yılında burada gerçekleştirilmiş olması.
     Üzerindeki yazıtlardan 138-164 yılları arasında Zenon isimli bir mimar tarafından inşa edildiğini öğrendiğimiz 15.000 kişilik Tiyatro’nun bu kadar iyi biçimde günümüze ulaşmasının bir nedeni de Selçuklular Dönemi’nde saray olarak kullanılması. Bu dönemde bazı bölümlerinin süslenmesi için kullanılan çinileri Antalya Etnografya Müzesi’nde görmek mümkün.
     Tiyatro’nun Ötesinde
     Antalya’nın en çok ziyaret edilen antik şehirlerinden olan Aspendos’un ününün nedeni tiyatrosu. Ancak yalnızca tiyatrosu ile sınırlandırmak bu güzel antik kente haksız olur. Hamamları, tapınakları, su kemerleri, surları ve daha nice kalıntılarıyla Aspendos, 2000 yıl öncesinde şehir yaşamının nasıl olduğunun zihinde kolayca canlandırılabileceği bir yer. Roma döneminde, özellikle M.S. 2. ve 3. yüzyıllarda, Asya’daki en önemli ticaret ve sanat merkezlerinden biri haline gelen ve zenginliğiyle ünlenen kentteki pek çok kalıntı hâlâ geçmişteki görkeminin izlerini taşıyor.
     Aspendos, Aşağı ve Yukarı Kent olarak iki bölüme ayrılmış bir yerleşim. Ünlü Tiyatro, kentin Aşağı Kent bölümünde yer alıyor. Buradaki bir diğer önemli yapı da spor müsabakalarının gerçekleştirildiği Stadion. Yukarı Kent bölümünde ise Akropolis, Agora, ticaret mahkemesi olarak kullanıldığı bilinen 100 metre uzunluğa sahip Bazilika, dükkânlar, 35 metre uzunluğa ve 15 metre yüksekliğe sahip Anıtsal Çeşme ile hemen arkasındaki Odeon binası en dikkat çekici kalıntılar.
     Mühendislik Harikası Su Kemerleri
     Aspendos antik şehrinin en görkemli yapılarından biri kesinlikle mühendislik harikası olarak adlandırılabilecek olan su kemerleridir. Örneğine az rastlanır biçimde yaklaşık bir kilometrelik kısmı günümüze gelmeyi başaran bu eser, şehrin kuzeybatısında uzanan dağlardan akropole su getirmeyi sağlayan karmaşık, ancak ustalık gerektiren yapısı nedeniyle mühendislik harikası olarak nitelendirilmektedir.
     25 kilometre uzaktan gelen suyun basıncının azaltılarak, tüm kente dağıtılmasını sağlayan sistemiyle muhteşem bir eser olan su kemeri ile kentin diğer görkemli yapısı Tiyatro arasındaki rekabet efsanelere dahi yansımıştır.
     Efsaneye göre; Aspendos Kralı bir duyuru yaparak şehir halkı için en faydalı işi yapan kişiyle kızını evlendireceğini söyler. Bunu duyarak işe girişen kardeşlerden biri su kemerini, diğeri ise tiyatroyu yapar. Su Kemeri çok uzak mesafelerden kente su getirdiği için kral ilk başta onu seçmek ister. Ancak tiyatroyu da ziyaret etmeyi ihmal etmez. Tiyatro, sesi en uzağa ileten bir akustiğe sahiptir. Hatta yere atılan bir madeni paranın sesi en üst sıralardan dahi duyulabilmektedir. O sırada sahnenin en uzak köşesinde duran Kral, sahnedeki mimarın fısıltıyla söylediği, “Kızını bana vermelisin!” sözünü duyunca birincilik ödülünü tiyatroya verir ve kızının da mimarla evlenmesini onaylar.
     Günümüzde bile ziyaretçiler, Aspendos şehrinin diğer kalıntılarına göre daha dikkat çeken bu iki eserinden hangisinin daha güzel olduğu konusunda tartışmaya devam etmektedirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir