Hakkımı Helâl Etmiyorum!
Hakkımı Helâl Etmiyorum!

Hakkımı Helâl Etmiyorum!

       Günün ortamında olup bitenlere topyekûn mücadele diyemeyiz… Çünkü içte ve dışta meydana gelen olaylar, bu terimin boyutlarını aşmıştır. Dıştan kaynaklanan sorunlarla, güzel yurdumuzu bölmeyi hedef alan ve iç mihraklar tarafından pompalanan anarşik olaylara karşın uzun süredir yürütülen mücadelenin sonu bir türlü gelmiyor. 7’den 70’e herkes bunun sonunun ne olacağını sorup duruyor. Bitmek bir yana, sorunlar her gün biraz daha tırmanıyor ve önüne geçilemediği gerçeği bir karabasan gibi vatandaşın karşısına dikiliyor.
       Gerek silahlı kuvvetlerimiz, gerek emniyet ve jandarma örgütlerimiz, gerekse istihbarat birimlerimiz yorulmak bilmeyen bir azim ve çabayla görevlerini yapmaktadırlar. Bundan kimsenin kuşkusu yoktur. Ne var ki, yukarıda iki cümle içerisine sıkıştırılan ve artık cümle âlemin bildiği sorunlarda gerileme şöyle dursun, duraklama bile yoktur.
       Bu tablo; olayların şimdiye kadar idare edildiği biçimde önlenemeyeceği, ortak düşünceyle üretilmiş yeni tedbirleri gerektirdiği savına haklılık ve meşruiyet kazandırmaktadır. Bizim de kanımız bu doğrultudadır ve süregelen etkisiz ve başarısızlığı kanıtlanmış tedbirlerin yanında, ortak zekâ ürünü yeni sosyo-ekonomik tedbirlerin alınması doğrultusundadır.
       Peki, bu sosyo-ekonomik tedbirleri kim alacaktır?
       Elbette ki halkın temsilcileri, TBMM’deki halkın seçtiği milletvekilleri, kürsüde ettikleri yemine sadık kalmaktan vazgeçmeyen vicdanlı insanlar…
       Sizler nasıl düşünürsünüz ama ben onlardan yana pek ümitvar değilim! Tartışmaya girmeye de gerek yoktur; çünkü tablo milletin gözünün önündedir.
       Alabildiğine yükselen hayat pahalılığı, diplomalı işsizler ordusu, vergi adaletsizliği, her alanda partizanlık ve adam kayırmalar, saptırılan rakamlar, söylenilen yalanlar, kapanan binlerce işyeri, her türlü çeşidine her gün şahit olduğumuz sokak terörü, adalet arayan milyonlarca kişi…
       Çare bulunmayan, çare aranmayan, insanları canlarından bezdiren yığınla sorunlar…
       Eyyyy milletin temsilcileri!
       Eyyyy ülkeyi yönetenler ya da yönettiğini sananlar!
       Eyyyy sıkı muhalefet yapıyorum diye kendilerini kandıranlar!
       İktidarıyla muhalefetiyle, küçüğüyle büyüğüyle, halk sizden şikâyetçidir ve size ‘temsilcim ol’ diye verdiği oyları helâl etmemektedir.
       Eyyyy siyaset arenasında sahneye çıkıp rol kesen sözüm ona ibiş ile memişler!
       Sizler, bu sorunlara ilgisiz kaldığınız, alışkanlıklarınızda ve halka ters düşen görüşlerinizde ısrar ettiğiniz sürece olup bitenlerin sorumluluğundan kendinizi kurtaramazsınız.
       Ne mi olur diye sormayın!
       Geçmiş tarihimizde bu ve benzeri sorulara cevap bulmanız mümkün…
       Gerçekleri görme cesaret ve basiretine sahipseniz tabii…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir