Sensiz Kalan Gönlümde
Sensiz Kalan Gönlümde

Sensiz Kalan Gönlümde

     Sedat, askerî lise son sınıf talebesi olduğu yılın son aylarında tanışmıştı Müjgân ile. Hâki renkli, resmî elbiselerinin içerisinde uzun boylu, atletik yapılı, gösterişli bir vücuda sahipti.
     Okul bandosunun şefi idi. Merasimlerde sert ve vakur adımlarla, bando takımı ile birlikte, şeref tribünü önünden selam görevini yerine getirerek geçerken birçok genç kızın yüreği hop oturur hop kalkardı tatlı bir heyecan ile.
     İşte bizim Müjgân da kendisini ilk defa bir geçit töreninde görmüş ve bu yağız delikanlıya gönlünü kaptırıvermişti birden bire… Eeee… Kaderde varsa her şey olurdu…
     Oldu da nihayet… Ve bir gün tanıştılar. Anlaşmaları çok kolay oldu. Hani Müjgân da yabana atılacak kızlardan değildi doğrusu… Çok samimi bir sevgi ile bağlandılar birbirlerine…
     Müjgân da bir öğrenci idi. Akademiye devam ediyordu. Daha ilk senesi idi akademide. Karar verdiler ve her ikisi de durumu ailelerine açtılar. Her iki taraf aile efradı olumlu karşıladılar meseleyi.
     “Siz mademki böyle istiyorsunuz, bize sadece ‘olur’ deyip size yardımcı olmak düşer,” dediler.
     Söz kesildi…
     O yıl okullar kapandıktan sonra, hep birlikte neşe dolu, saadet dolu, istikbale ait umutlarla dolu bir tatil geçirildikten sonra, ayrılık günü geldi çattı sonunda. Geçici de olsa ayrılık ayrılıktı nihayet…
     Her iki gencin de içi hüzün doluvermişti şimdi. Birkaç gün de böyle geçtikten sonra, her iki aile efradı, hep birlikte Sedat’ı yolcu ettiler harp okuluna…
     Müjgân eve döndükten sonra hemen yatağa düştü…
     Bir ateş, bir ateş ki hiç sormayın… Yanıyordu kızcağız… Har har yanıp tutuşan gönülcüğünden geliyordu aslında bu ateş… Haplar, şuruplar, iğneler kâr etmedi ama Sedat’tan gelen ilk mektuptan sonra, birden iyileşmeye başladı… Mektupların arkası devam ettikçe de eski sağlığını, eski neşesini bulmaya başlamıştı nihayet…
     Şimdi tek düşüncesi, üzüntüsü Sedat’ın yokluğu idi.
     Aklında Sedat, fikrinde Sedat…
     Dilinden hiç ama hiç düşürmediği bir şarkının nağmelerinde ise ona duyduğu özlem ve bu özlemin ifadeleri vardı şimdi sadece…

Sensiz kalan gönlümde, bil ki hayat virane
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne
Bu dünyada sevmeyen ya deli ya divane
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne

Beste: İrfan Özbakır
Güfte: Memduha Olgun
Makamı: Rast
Usûl: Düyek
Form: Şarkı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir