Yeşil Bir Şehir – DOĞANŞEHİR
Yeşil Bir Şehir – DOĞANŞEHİR

Yeşil Bir Şehir – DOĞANŞEHİR

Güz gelince pancarları sökülür
Fasulyesi ambarlara dökülür
Tütünü var fitik fitik bükülür
                Doyamazsın havasına suyuna
                Gönlünü ver insanının huyuna
Türlü türlü meyve dalda eğilir
Kayısısı var tüm dünyada sevilir
Armudu var nerede olsa övülür
                İçli köften oyulur mu ellerde
                Yemesine doyulur mu dillerde

     Malatya iline bağlı Doğanşehir ilçesinin ilk yerleşiminin M.Ö. 66 yılında Romalılar tarafından Hıristiyanlığı Asya’ya yaymak amacıyla oluşturulduğu sanılmaktadır.
     Kısa el değiştirmelerle 758 yılına kadar Bizanslılar’ın elinde kalan Zipetra adlı ilçe, bu tarihte Abbasi Halifesi Harun el-Reşit tarafından ele geçirilmiş ve imar edilmiştir. 857 yılına kadar Araplar’ın elinde kalan ilçe, daha sonra Bizanslılar’ın eline geçmiş, 1399 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı topraklarına katılmış, 1401 yılında ise Timur tarafından yağmalanmıştır. 1515 yılında tekrar Osmanlı topraklarına katılan ve 1877’den önceki adı Viranşehir ya da Harapşehir olan ilçe, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında doğudan getirilerek yöreye yerleştirilen halkından dolayı Muhacir Köyü diye adlandırılmıştı.
     Besni’ye bağlı bir köy iken 1929’da bucak merkezi olan ilçe, 1933 yılında Doğanşehir adını almıştır. 1 Nisan 1946’da Akçadağ ilçesinden ayrılarak bağımsız bir ilçe durumuna getirilerek Malatya iline bağlanmıştır.
     İlçe toprakları dağlıktır. Güney ve doğusunda Malatya Dağları yer alır. Başlıca akarsuları olan Sultan Suyu ve Sürgü Çayı’nın üzerinde Sürgü Barajı kurulmuş olup, sulama amaçlıdır. Akarsı vadilerinde ise küçük düzlükler bulunmaktadır.
     Doğanşehir tarihi ve turistik birçok değere de ev sahipliği yapmaktadır. Bunlardan Polat Evleri; iki katlı ve ahşap yapılıdır. Alt kat taş, ikinci katı kerpiçten yapılmıştır. Kışın sıcak, yazın serin olma özelliğine sahiptir. Çevrede bulunan beyaz bir toprakla badana yapıldığı için daha sağlıklı olduğu söylenmektedir. Günümüzde Polat Evleri’nin yerini yeni yapılan binalar almaktadır. Az sayıda kalan bu tarihsel evlerin srestore edilerek turizme kazandırılması gerekmektedir.
     Polat yöresindeki Sulu Mağara ise, kireç taşının su içerisinde çözülmesiyle oluşturduğu sarkıt ve dikitleri içermekte olup, havasının astım hastalığına iyi geldiği bilinmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir