Bir Dünya Yarattım Yalnız İkimiz İçin

B

     Meselenin bu şekilde tatlıya bağlanacağı hiç kimsenin hatır ve hayalinden geçmezdi.
     Mustafa Nevzat ile Ümran’ın nasıl tanıştıklarını, nasıl anlaşıp birbirlerini çılgınlar gibi sevdiklerini ve sonra da hayatlarını birleştirmek istediklerinde, ne büyük engellerle karşılaştıklarını bilenler, onların bugünkü buram buram mutluluk kokan aile yuvalarını, bu yuvadaki yaşantılarını görünce, hayretlerini gizleyemiyorlar. Ağızları ise bir karış açık kalıyor…
     Mustafa Nevzat ünlü bir gazetenin genç, çalışkan ve bilgili, dürüst bir foto muhabiridir. Mesleğini seven bir gençtir. Ümran ise, çok zengin bir madencinin tek kızıdır. Aynı zamanda bir bankada çalışmaktadır. Bu çalışması sadece vakit geçirmek içindir. Maddi hiçbir problemi yoktur.
     Ümran, Mustafa Nevzat’ı yakışıklı değil, fakat sevimli ve çok tatlı dilli, aynı zamanda centilmen olarak buldu. Kanaatlerinde bir yanılgı yoktu. Mustafa Nevzat girdiği her mecliste derhal kendisine geniş bir çevre yaratırdı. Ümran ile çok çabuk anlaştılar. Kokteylde, ev sahipliğini çok iyi başaran Ümran ile Mustafa Nevzat’ın zaman zaman çiçeklerle bezenmiş salonun tenhaca köşelerine çekilip, bir taraftan içkilerini yudumlarken, diğer taraftan da tatlı tatlı sohbete daldıkları pek az kimse tarafından fark edilebildi.
     O geceyi Ümran adeta uykusuz geçirdi denebilir.
     Tam aradığı bir gençti. Çok değerli, güzel bir mesleği, temiz dürüst hareketleri vardı. Kendisine her konuda güvenileceği apaçık ortada idi.
     Aradan geçen günlerde arkadaşlıkları ilerledi. Bu arada geleneklere aykırı olarak evlenme teklifi Ümran’dan geldi. Mustafa Nevzat bunu hiç tereddütsüz kabul edebileceğini, ancak maddi durumdan, iki aile arasında büyük farklar bulunduğunu izah etti.
     Yanılmamıştı…
     Ümran’ın babası Hakkı Bey bu işe şiddetle karşı çıktı. O biricik kızını bir gazeteci parçasına veremezdi. Herkes haddini bilmeliydi. Mustafa Nevzat bir aylık ücreti ile onların bir gecelik masraflarını dahi karşılayamazdı. Altında bir özel arabası bile yoktu… Onlar ayrı dünyaların insanlarıydılar…
     İşte Ümran’ın babası hiç çekinmeden bunları söyleyebildi kızına…
     Söylemesine söyledi amma, bunun gençler üzerinde ve neticede hiçbir etkisi olmadı. Ümran çekimser kalan Mustafa Nevzat’ı, “Onların dünyaları onların olsun… Bizim dünyamızı biz kendimiz yaratacağız… Bizim dünyamızda maddenin değil ruhun sevgisi hâkim olacak,” diyerek yola getirmesini bildi.
     Sonra da yukarıda belirttiğimiz gibi iş tatlıya bağlandı.
     Şimdi Mustafa Nevzat ile Ümran’ın, Kutbay isminde küçücük bir yaramazları da var… Cıvıl cıvıl bir erkek çocuk…
     Hakikaten kendi kendilerine, inandıkları gibi bir dünya yaratmasını beceren gençlerin dilinden şu şarkı artık hiç düşmüyor…

Bir dünya yarattım yalnız ikimiz için
Seninle ağlayıp seninle gülmek için
Bir başka sevgiye yer yok benim dünyamda
Ordaki sevgiler yalnız ikimiz için

Beste: Erol Sayan
Güfte: Taner Şener
Makamı: Hicaz
Usûl: Semâî
Form: Şarkı

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz