Çayeli’nden Öteye Gidelum Yali Yali
Çayeli’nden Öteye Gidelum Yali Yali

Çayeli’nden Öteye Gidelum Yali Yali

* M.Ö. 700’lü yıllarda bir yerleşim yeri olan Çayeli, yeşilin bin bir farklı tonuyla kucaklar sizleri…
* Hırçın, karanlık, serin sularında, Karadeniz’de, her evin baş tacı hamsisi ile dans eder takalar…
* Bu hırçın dalgalar sürükler sizi, dört mevsim karı kalkmayan dağlara. İşte tam burada kendinizi bambaşka bir dünyada bulursunuz. Daha hür… Daha cesur…
* Öyle bir şey vardır ki bu dağlarda, sizi asıl kendinizle buluşturur…
* Aynı toprakların ağaçlarıyla yapılmış ahşap bir evde yayla suyuyla demlersiniz çayınızı…
* Bir soluk alıp bu sefer de tekrar Karadeniz’in yanı başıha uzanırsınız. O size anlatır kemençeyle tulumun yanık sesini…
* Sırtında sepetlerle çay taşıyan yeşil gözlü güzel kızlarıdır size gülümseyen…
* Taş köprülerin altından akıp kendine ulaşan ırmakların, âşıkların, şairlerin diyarı Ağaran Şelalesi’nin hikâyesini de anlatırlar sizlere…
* Koynundaki derya kuzularının ağdaki çırpınışlarını anlatır, uşakların horonu eşliğinde…
* Çayeli, evrensel bir dil olan yeşili ve mavisiyle size dostluğu<, aşkı, hüznü, ayrılığı ve kavuşmayı anlatır…
* Dağların tepesindeki karlarla, dalgalarının üzerindeki köpüklerle, güzelliklerini paylaşmaya davet eder bizi, sizi, herkesi…
* Ölmeden önce cenneti görmek istiyorsanız haydeen Çayeli’ne…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir