Kalbimin Sahibi Sensin

K

     Şu anneler, babalar, sözün kısası, şu her şeyi her zaman daha iyi bildiklerini iddia eden büyükler acaba hiç genç olmadılar mı?
     Kendilerini gökten zembille inmiş gibi, birden bire bu yaşlarda mı buluverdiler?
     Yoo… Hayır! Onlar da, o çağları yaşadılar elbette. Şu hale göre de birazcık olsun gençlerin hallerinden anlamaları gerekir dimi? Gelin görün ki işin iç yüzü hiç de öyle değil! Ah Ah… Şu büyükler…
     Fırsat buldukça, zaman zaman gözler süzerek, sırdaşlarının, arkadaşlarının kulaklarına, gençliklerinde başlarından geçen çeşitli maceraları o zamanki heyecanı, şimdiki viran gönülcüklerinde, aynı kuvvetle duymaya çalışarak, ağızları kulaklarına varırcasına, iftiharla fısıldarlar, sonra da gelip gençlerin karşısına dikiliverirler.
     Bütün bunlardan bahsetmemizin sebebi, Sabahat’ın bugünlerdeki durumu, daha iyi anlayabilesiniz diye yazıyoruz sizlere…
     Sabahat oldukça büyük bir kuruluşun tercümanlarındandır. Genç bir kızda aranan bütün güzel meziyetlere sahiptir kendisi. Üstelik bir de güzel mi güzel…
     Güzel dedikse, öyle sıradan bir güzel değil! Bir tablo kadar, bir biblo kadar güzel… Geç karşıdan seyret. Bir demet gül de, çiçek de… Al göğsüne tak!
     Öylesine bir güzel… Tek kusuru, çok tanınmış bir aileye mensup bulunmayışı…
     Şefik ise, çok zengin bir ailenin tek evladıdır. Birbirlerini çılgınlar gibi seven bu iki gencin kurmak istedikleri yuvaya, Şefik’in anne ve babası, “Bize göre değil” bahanesi ile razı olmamaktadırlar.
     Bütün ricalar, yalvarmalar, hepsi boşuna… Sabahat, Şefik’ten çok daha üzgün…
     Saatlerden beri bir lokalin en loş ve tenha köşesinde, baş başa vermişler konuşuyorlar.
     Sabahat, “Ben yol yakınken bu işten, bu sevdadan vazgeçelim, bu iş olmaz,” demiştim diye fısıldarken, Şefik sesine inandırıcı bir ton vermeye, heyecanını yenmeye çalışarak “Biraz daha gayret, biraz daha sabır lazım nonoşum… Ne olursa olsun kalbimin sahibi sensin… Orda yalnız sen varsın. Bu yuva kurulacaksa seninle kurulur. Başka birisi ile asla kurulmaz… Her çeşit güçlüğü, nereden gelirse gelsin mutlaka ama mutlaka yeneceğiz. Sonunda mutlu olacağız… Buna inan sevgilim,” diyor.
     Biraz sonra her iki genç, yanık gönülcükleri, biraz ferahlamış, gözlerindeki endişe bulutları biraz dağılmış olarak, çıktıkları lokalden, serçe parmaklarından el ele tutuşmuşlar, yan taraftaki köşeden dönüp, aralık içerisinde gözden kaybolurken müştereken söyledikleri bir şarkı var şimdi her ikisinin dudaklarında…

Kalbimin sahibi sensin orda yalnız sen varsın
Benim için sen her şeysin neş’esin hayatsın
Ömrüm geçip de saçlarıma beyazlar dolsa bile
Benim için sen her şeysin neş’esin hayatsın

Beste: Şekip Ayhan Özışık
Güfte: Muazzez Kürdan
Makamı: Hüzzam
Usûl: Düyek
Form: Şarkı

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz