Gözlerin Bir Aşk Bilmecesi Sorar Gibi

G

     Bir mahkeme kurdum. Davacı, davalı kendim… Hâkim ve şahit yine kendim…
     Davamı getirip bu mahkemeye tevdi ederek, kararına harfi harfine uyacağıma söz verdim. Mahkeme oldukça uzun sürdü. Hak ve haklıyı bulabilmek için bu mahkeme, kılı kırk yararcasına çalıştı. Kararını; karara mesnet olan fiilleri de zikrederek, sonuç olarak karara bağladı.
     Ben bu mahkemede beraat ettim…
     Yalnız, temyiz yolu sana açıktır. Kendi açından, kendini haklı buluyorsan kararı temyiz edebilirsin Kenancığım…
     Bakışlarındaki ifadeyi bir türlü anlayamıyorum. Ne demek istediğini, bir türlü kestiremiyorum. Gözlerin sanki bir aşk bilmecesi sorar gibi geliyor bana…
     Ne oldu Kenan? Sen de biraz cesaret göster. Biraz kendine güven. Hadiseleri, beni ve kendini… Sonra da bu noktaya gelişimizin nedenlerini bir düşün.
     Sen de bir mahkeme kur kendi kendine… Beni suçlu bulursan kararını hiç çekinmeden söyle bana. Buna razıyım. Yeter ki birbirimizi ve kendi kendimizi hiç olmazsa bundan sonra olsun aldatmayalım.
     Bakışların eski günleri arar gibi değil mi? Aldanıyor muyum yoksa? Söyle, aldanıyor muyum? Her şeyi açık açık konuş… Şayet eski günlerin geri gelmesini istiyorsan, kendine bir çekidüzen vermelisin öncelikle. Benim şimdiki halde ve bu noktada yapacak ve bundan fazlasını verebilecek hiçbir şeyim yok!
     Söyle Kenan… Ben sana her şeyimi ve her şeyini geri vermedim mi?
     Sana daha ne veya neler verebilirim… Söyle?
     Verecek daha başka bir şeylerim varsa, uğrunda katlanabileceğim birtakım fedakârlıklarım ve değerlerim varsa, onları da senin uğrunda feda edeyim… Onları da vereyim sana…
     Körpecik bir fidandım. Gencecik bir kızdım. Hayat ve neşe doluydum. Hayattan beklediğim çok şeyler, ne güzel umutlarım vardı. Bütün umutlar seni tanıyana kadar devam etti. Seninle tanıştıktan çok kısa bir zaman sonra baş döndürücü bir hızla yükseldiğimiz noktadan düşüş başladı. Aile ocağımı, eşimi, dostumu, hısım akrabamı terk ettim. En mühimi de… İzzeti nefsimi ayaklar altına aldım. Ardından yollara düştüm. Çok kuvvetli idin… Sana çok güveniyordum. Daha tanıştığımız gün bana sahip oluverdin. O kuvvetli kollarının temasını bedenimde, dudaklarının ateşini dudaklarımda hissediyorum hâlâ… Ne yazık ki, bütün bunlar eski günlere dönebilmek için kâfi sebepler değil artık…
     Şayet Yeşim’ine tekrar kavuşmak istiyorsan, bir an evvel söylediklerimi yapmak mecburiyetindesin. Benim şimdilik sana tavsiyem bunlar olacak hayatım… Sana güvenmek istiyorum. Hakkım değil mi?
     Sen şimdi ne haldesin, ne yapıyorsun bilemem?
     Ben, dudaklarımdaki şarkımla buralardan uzaklaşıyorum. Doğru yolu bulacağımdan umutluyum.

Gözlerin bir aşk bilmecesi sorar gibi
Bakışın eski günleri arar gibi
Öyleyse neden kalbin hâlâ yanar gibi
Bakışın eski günleri arar gibi

Beste: Avni Anıl
Güfte: Ülkü Aker
Makam: Nihâvend
Usûl: Düyek
Form: Şarkı

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz