Osteoporoz (Kemik Erimesi)
Osteoporoz (Kemik Erimesi)

Osteoporoz (Kemik Erimesi)

       Halk arasında “Kemik Erimesi” olarak bilinen Osteoporoz hastalığı, kemiklerde zayıflama ve kemik yapısının değişmesine bağlı olarak kemiklerin daha kolay kırılır hale gelmesine neden olan bir hastalıktır. Genellikle kadınlarda görülen Osteoporoz kadınlar kadar erkekleri de tehdit etmektedir.
       50 yaşın üzerinde her 8 kişiden birinde Osteoporoz’a bağlı omurga kırığı geliştiğini belirten uzmanlar, bu oranın ise ilerleyen yaşla birlikte arttığını söylüyorlar. Osteoporoz’dan korunmak için anne karnında başlayarak alınacak tedbirlerle önlenebileceğini ifade eden uzmanlar, her yıl düzenlenen “20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü”nde, hastalığa dikkat çekilerek; toplumun sağlıklı beslenme, kalsiyumdan yeterli beslenme, güneş ışınlarının yararları, fiziksel aktivitenin kemik sağlığı üzerindeki etkileri, sigara, aşırı kahve ve alkol tüketimi gibi risk faktörlerinin neler olduğu konusunda bilgilendirildiğini kaydettiler.
       Osteoporoz’un tedavi süresi uzun ve yüksek maliyetli bir hastalık olduğunu vurgulayan uzmanlar, Osteoporoz hakkındaki sorularımıza şu yanıtları verdiler:
       Osteoporoz nasıl bir hastalıktır?
       Halk arasında kemik erimesi olarak bilinen Osteoporoz, kemiklerin zayıflaması ve kemik kırılganlığının artması sonucu kırıkların ortaya çıkmasına, sakatlık ve başkalarına bağımlılık gibi sonuçlarıyla yaşam kalitesinin bozulmasına neden olan bir hastalıktır.
       Osteoporoz’un belirtileri nelerdir?
       Hastalar sıklıkla sırt ve bel ağrılarından şikâyet ederler. Boyda kısalma omurga kırıklarına bağlı sırtta kamburlaşma, kalça, el bileği ve kaburga kemiği kırıkları olarak karşımıza çıkmaktadır.
       Risk grubu kimlerden oluşur?
       Kadınlar kadar erkekleri de tehdit eden Osteoporoz, 60-70 yaş arası kadınların üçte ikisini etkilemektedir. 50 yaşın üzerinde her 8 kişiden birinde Osteoporoz’a bağlı omurga kırığı gelişmekte olup bu oran yaşla birlikte artmaktadır.
       Osteoporoz’da risk faktörleri nelerdir?
       Kemik yapımı anne karnında başlar, doğumdan sonra çocukluk ve ergenlik dönemlerinden 25-30 yaşlarına kadar kemik yoğunluğu artmaya devam eder ve doruk kemik kütlesine ulaşılır. Kemik yapımızın gelişiminde genetik faktörler, hormonlar, yetersiz beslenme (özellikle kalsiyum ve D vitamini), fiziksel aktivitenin yeterli olmaması, güneş ışınlarından yeterli yararlanamama gibi yaşam biçimi ile ilgili faktörlerle sigara, alkol gibi alışkanlıklar, bazı hastalıklar ve bazı ilaçların kullanımı önemli rol oynamaktadır. İskelet yapımızda kemik kaybı 40 yaşlarından sonra giderek hızlanmakta, kadınlarda menopozla birlikte bu kayıp fazlalaşmaktadır. Menopozdan sonra östrojenin azalması ve hormon dengesinin alt üst olması Osteoporoz riskini arttırır.
       Osteoporoz tanısı nasıl konur?
       Osteoporoz sessiz ilerleyen bir hastalık olduğu için çoğu zaman kırık olduktan sonra tanısı konulur. Öncelikle uzman doktor tarafından kas-iskelet sistemi tam olarak muayene edilmeli, başka bir hastalığı olup olmadığı araştırılmalıdır. Özellikle risk taşıyan kişilerde bel, kalça veya el bileği bölgelerinden kemik yoğunluk ölçümleri, kan ve idrar tetkikleri yapılmalıdır. Son yıllarda ülkemizde D vitamini düzeylerinde azalma olduğu görüldüğünden, D vitamini eksikliği olup olmadığı araştırılmalıdır.
       Osteoporoz’un tedavisi nasıldır?
       Osteoporoz tedavisinde kemik yıkımını durdurmak ve kemik yapımını arttırmak amacıyla bazı ilaçlar kullanılır. Hangi ilacın kullanılacağına, hastanın durumu ve özelliklerine göre karar vermek gerekir. Yaşlı hastaların düşmelerini önlemek için ve kırıkları önleyici önlemlerin alınmasına yönelik olarak; görme muayenesi, denge ve kuvvetlendirme egzersizleri, çevresel faktörlerin düzenlenmesi ve yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalıdır. Hastalar ağrılarının giderilmesi, fiziksel kayıpların ve gelişebilecek sakatlıkların önlenmesi amacıyla rehabilitasyon programına alınmalıdır. Kas gücü ve kemik yoğunluğunu arttıran ve kişilerin özelliklerine uygun olan egzersiz programlarına başlatılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir