Tarih Adım Adım Yazıldı-31. Marco Polo-6

T

TARİH ADIM ADIM YAZILDI – Ünlü Gezginlerin İzinden Dünya Tarihine Bir Bakış
1. Kitap-4. Bölüm : Polo Ailesi ve Marco Polo (1253-1324) (MARCO POLO-6)
 

                Marco Polo, bu keşif gezisini verimli bir şekilde bitirdikten sonra, kuşkusuz Kubilay Han’ın sarayına dönmüştür. Moğol, Türk, Mançu ve Çin dillerini öğrenmesini kolaylaştıran çeşitli görevleri tekrar tekrar almıştır. Muhtemelen, Hindistan adalarına doğru bir sefere kalkışmış ve her dönüşünde olduğu gibi, bu pek az bilinen denizlerdeki gezisi hakkında detaylı bir rapor vermiştir. Hayatındaki çeşitli olaylar, o tarihten itibaren o kadar belirli bir şekilde tespit edilememiştir. Seyahatnamesi, Japonya’yı oluşturan adalar grubu için tanımlanan bir isim olan Sipangu Adası hakkında ayrıntılı bilgi vermektedir. Onun bu ülkeye gittiği pek sanılmamaktadır. Japonya, o sıralarda zenginlikleri ile meşhur bir ülkedir ve Kubilay Han, Marco Polo’nun Tatar sarayına gelişinden birkaç yıl önce, 1264 yılına doğru, bu ülkeyi ele geçirmeye teşebbüs etmiştir. Dananması Sipangu’ya varmış, savunucuları kılıçtan geçirilen bir kale zapt edilmiş, ancak kopan bir fırtına, Tatar donanmasını darmadağın etmiş ve seferden hiçbir olumlu sonuç alınamamıştır.
                Marco Polo, amcası Matteo ve babası Nicolo, Avrupa’dan Çin’e kadar devam eden seyahat yılları hesaba katılmaksızın, tam on yedi yıl imparatorun hizmetinde bulunmuşlardır. Yurtlarını tekrar görmek için çok derin bir arzu duymuşlarsa da, kendilerine çok bağlı olan ve yeteneklerini çok iyi takdir eden Kubilay Han, kalkıp gitmelerine bir türlü karar verememiştir. Hatta, bu gitme kararlarını bozmak için elinden geleni yapmış ve kendisini hiçbir zaman terk etmeyeceklerine rıza göstermeleri halinde, onlara muazzam bir servet vereceğini söylemiştir. Üç Venedikli, Avrupa’ya dönme kararlarında ısrar etmişler, fakat imparator, gitmelerine izin vermeyi kesinlikle reddetmiştir. Marco Polo, hükümdarı bu kararından ne şekilde döndüreceğini bilemez bir halde iken, ortaya çıkan yeni bir olay, Kubilay Han’ın kararında direnmesine neden olmuştur.
                İran’da saltanat süren Argun adlı bir Moğol prensi, kral kanından bir prensesle evlenmek önerisinde bulunmak üzere imparatora bir elçi göndermiştir. Kubilay Han, kızı Kogatra’yı Prens Argun’a vermeyi kabul etmiş ve kızının kalabalık bir heyetle yola çıkmasını uygun bulmuştur. Fakat, kafilenin İran’a gitmek üzere geçme teşebbüsünde bulunacağı bölgeler pek güvenli olmadığından, kısa bir süre sonra, birtakım karışıklıklar, isyanlar kervanın ilerlemesini engellemiş ve kervan, birkaç ay sonra Kubilay Han’ın bulunduğu şehre geri dönmüştür. Bu sırada, İran elçisi ve beraberindekiler, Marco Polo’nun Hint Okyanusu’nda seyahat etmeye alışkın ve bilgili bir denizci olduğunu öğrenmişler, karadan daha az tehlikeli olan deniz yoluyla gidilmesi suretiyle, Prenses Kogatra’nın nişanlısına götürülmesi görevinin ona verilmesini imparatordan rica etmişlerdir.

                Kubilay Han, kolay olmayacağını bile bile, bu isteğin yerine getirilmesine razı olmuştur. Dört direkli on dört gemiden ibaret bir filo oluşturmuş ve iki yıl sürecek olan yolculuk için, gemilerin her türlü gereksinimlerini sağlamıştır. Gemilerden bazılarının iki yüz elli kişilik mürettebattı olduğu görülmüştür. Böylesine önemli bir sefere, görkemli hükümdara layık bir şekilde hazırlanılmıştır.
                Matteo, Nicolo ve Marco Polo, Prenses Kogatra ve İran elçileriyle birlikte yola çıkmışlardır. Marco Polo, muhtemelen on sekiz ay süren bu yolculuk sırasında Sunda Adaları’nı ve mükemmel şekilde anlattığı Hindistan’ı acaba ziyaret etmiş midir? Bu hususu, bir dereceye kadar, özellikle Seylan ve Hint Yarımadası sahilleri bakımından kabul etmek mümkündür. Biz şimdi, deniz yolculuğunun bütün aşamalarını ve o tarihe kadar çok iyi tanınmamış bu ülkeler hakkında verilen bilgileri izleyelim.

 

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi