İstihbarat Notları (Türk Dış Politikası-5)
İstihbarat Notları (Türk Dış Politikası-5)

İstihbarat Notları (Türk Dış Politikası-5)

1960-1980 Dönemi
* Uluslararası ortam
* Türk-Amerikan ilişkilerinde görülen değişimden kaynaklı
* Türkiye’nin Ortadoğu politikasında değişim
* Türk dış politikasında değişim
* Çok yönlü dış politika
* ABD ile yaşanan sorunlar
* Füze krizi, Johnson mektubu, Haşhaş krizi, Silah ambargosu
* Değişen Ortadoğu politikası ve bölge devletleriyle yakınlaşma
* Yunanistan’la sorunlar: Kıta sahanlığı, Karasuları sorunu, Ege’de hava sahası sorunu
ABD ile değişen ilişkiler ve krizler
* Bu dönem Türkiye’nin içte ve dışta ciddi sorunlar yaşadığı bir dönemdir.
* 1960-1980 arası dönemde 27 Mayıs 1960 darbesi, 12 Mart 1971 askeri muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi olmak üzere Türkiye üç askeri müdahale yaşamıştır.
* Türkiye-ABD ilişkilerinin en ciddi şekilde sarsıldığı dönemdir.
* Soğuk Savaş 1962 yılındaki Küba krizine kadar giderek sertleşmiş, bu tarihten sonra kutuplar arası yumuşama başlamıştır. (Detant dönemi)
* İlk soğukluk Jüpiter füzelerinin sökülmesi sürecinde yaşanmış ama bu olay iki ülke arasında kriz yaratmamıştır.
* 1964 yılında yaşanan “Johnson Mektubu” olayı Türkiye’nin bazı şeyleri yeniden gözden geçirmesi gerektiğini göstermesi açısından son derece önemli sonuçlar doğurmuştur.
* Başkan Johnson’un 1964 Haziran ayında Türk Hükümeti’nin Kıbrıs’a asker çıkarmasını engellemek için Başbakan İnönü’ye gönderdiği sert uyarı mektubu, Türk-Amerikan ilişkileri açısından önemli hususlar içeriyordu.
* Türkiye’nin düşmanının kim olacağına,
* ABD’den aldığı silahları nerede kullanacağına ABD’nin karar verecek olması,
* Türkiye’nin dış politika meselelerinde kendisinden izin alma beklentisi,
* Bu nitelikleriyle mektup Türkiye’nin dış politikasını sadece Batı ile ilişkileri dayandırmasının ve diğer ülkeleri ihmal etmesinin bir hata olduğunu ortaya koymuş ve Türkiye’nin dış politikasını gözden geçirmesine neden olmuştur.
* Olası bir Sovyet saldırısı karşısında NATO’nun Türkiye’yi koruyup korumayacağı tartışılmaya başlanmıştır.
* Mektup Türk Dış Politikasında çok yönlülüğe geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı olmuştur.
* Türkiye, Mektup olayından sonra başta SSCB ve Üçüncü Dünya ülkeleriyle uzun yıllardır en alt düzeyde tuttuğu ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirme yollarını aramaya başlamıştır.
* Türkiye ABD’nin uluslararası alandaki girişimlerini gözü kapalı desteklemeyi bir kenara bırakarak, bu girişimlerin Türkiye’nin amaç ve çıkarlarına uyup uymadığını sorgulamaya başlamıştır.
* Afyon/Haşhaş Krizi Türkiye-ABD gerginliğini daha da artırmıştır.
* 1974 Kıbrıs Harekâtı sonrasında silah ambargosu gelmiştir.
* Türk Hükümeti tepki olarak Türkiye’deki bütün Amerikan tesislerinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denetimine geçtiğini ilan etmiştir.
* 1979 yılında İran’da devrim sonrası ABD ile yaşanan rehine krizi sırasında Türkiye petrol ithalatında önemli bir yer tutan İran’a yaptırımlara katılmamış, hatta ABD’nin rehineleri kurtarmak için yapacağı bir operasyon için İncirlik üssünü kullanmasına izin vermemiştir.
* ABD ve Türkiye ile peş peşe yaşanan krizlerin Türkiye’nin Ortadoğu bölgesine yönelik politikasında da önemli etkileri olmuştur.
Değişen Ortadoğu politikası
* Yakınlaşma ve bir önceki dönemi telafi etme,
* Türkiye’nin Ortadoğu bölgesine yönelik değişen ve yumuşayan politikasında uluslararası ortamda Detant döneminin başlamış olmasının da etkisi vardır. Diğer bir ifadeyle, dünya genelinde görülen yumuşama Türkiye-Ortadoğu ilişkilerine de yansımıştır.
* Kıbrıs konusunda Türkiye’nin uluslararası platformlarda yalnız kalması ve bu konuda bölge devletlerinin desteğini kazanmak isteği de ilişkilerin değişmesinin ve yakınlaşmasının diğer bir nedeni olarak sayılabilir.
* 1960’lı yıllar Ortadoğu ülkelerinde de önemli değişikliklerin yaşanmaya başlandığı dönemdir. Baas milliyetçiliğinin ortaya çıkması, Nasır’ın bölgedeki etkisini azaltmaya başlatmıştı.
AET ile ilişkiler (üyelik başvurusu)
* 31 Temmuz 1959’da Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) tam üyelik için başvuruldu.
* Türkiye’nin kalkınma düzeyinin tam üyelik için yeterli olmadığı belirtildi.
* Türkiye ile AET’yi Gümrük Birliği’ne götürecek olan “Ortaklık Antlaşması-Ankara Antlaşması” 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanmıştır.
* Ortaklık Antlaşması ile Türkiye’nin üyelik süreci “Hazırlık Dönemi”, “Geçiş Dönemi” ve “Son Dönem” olarak belirlenmiştir.
* 23 Kasım 1970 tarihinde Brüksel’de imzalanan “Katma Protokol” ile Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne katılması için alması gereken tedbirler tespit edilmiştir.
SSCB ile ilişkilerin yakınlaşması
* Stalin’in ölümü; değişen SSCB politikası
* 1953’te Türkiye’ye nota
* Üst düzey ziyaretler: (Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin ve sonrasında Başbakan Suat Hayri Ürgüplü Moskova’ya gitti-1965)
* 1966’da Sovyet Başbakanı Aleksi Kosigin’in Türkiye ziyareti.
* Krediler. 

(Gelecek Yazı: 1980-1990 Dönemi)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir