Alıce Harikalar Diyarında

A

                                                              LEWIS CARROLL
                  27.03.1832 Daresbury, İNGİLTERE – 14.01.1898 Guildford, İNGİLTERE

                                                         Alice Harikalar Diyarında
                                                      (ALICE IN WONDERLAND)
Romanın Özeti:
     Sıkıntılı bir öğle sonu, Alice, kız kardeşinin omuzlarına yaslanarak yarı uyur bir hâlde elindeki kitabı okurken, ansızın beyaz bir tavşan görür. Partiye gitmek için giyinmiş tavşan, cep saatine bakar ve geç kalmaktan endişe eder. Bir tarladan geçerlerken birden bire ayağı bir çukura kayan Alice, çukurun içine yuvarlanır ve nihayet bir yığın yaprak üzerinde durur. Orada tekrar tavşanı görür, fakat ona bazı şeyler sormadan önce, tavşan Alice’i telaşla götürür ve çok sayıda kilitli kapılarla çevrili uzun bir salonda bırakır.
     Cam bir masa üzerinde altın bir anahtar bulan Alice, kapıların en küçüğünü açar: Açık kapıdan fıskiyeli serin bir bahçe görür, fakat kendisi kapıdan geçemeyecek kadar uzun boyludur.
     Masa üzerinde, etiketinde “Beni iç!” yazılı bir şişe durmaktadır. Alice, şişedekini içer ve 25 santim küçülür. Fakat yine bahçeye giremez, çünkü anahtarı masasının üzerinde bırakmıştır ve şimdi masa üzerindeki anahtara boyu kısaldığı için yetişememektedir.
     Masanın altında da üzerinde “Beni ye!” yazılı bir kurabiye vardır. Kurabiyeyi yer ve derhal 2 metre 70 santim boyunda bir dev olur.
     Alice, tekrar beyaz tavşanı görür. Onunla konuşmak istediğinde hayvan acır. Bu arada eldivenlerini ve yelpazesini yere düşürür. Alice, onları alır ve yelpazenin boyunu tekrar küçülttüğünü fark eder. Alice’i bir hizmetçi sanan tavşan geri döner ve çılgıncasına eldivenleri arar. Tavşan, sert bir sesle, ondan bir çift eldiven getirmesini ister. Alice, itaat eder ve ağaçlara doğru koşar. Üzerindeki tabelada “B. Tavşan” yazılı küçük bir beyaz evin önünde durur. Tavşanın evinde, çift eldiven ve yelpaze bulur. Ayrıca çok alımlı bir de şişe vardır. Alice dayanamaz, şişenin içindekini içer ve derhal büyümeye başlar. Bu defa, boyu öylesine uzar ki eve sığabilmek için bir ayağını bacadan, bir kolunu da pencereden uzatır.
     Alice, aniden birinin evin penceresine çakıl taşları attığını işitir. Bu çakıl taşları, küçük pastalar hâlinde gelir ve Alice bu pastaları yiyerek küçülür. Böylece tavşanın evinden dışarı çıkar. Ormanda koşmaya başlar ve dev büyüklükte bir mantarın yanında durur. Mantarın üstünde tembel tembel oturan bir kırkayak nargile içmektedir. Alice’e kaba bir şekilde hakaret eden kırkayak, eğer mantarın bir tarafını yerse büyüyeceğini, öteki tarafını yerse küçüleceğini söyler. Alice, önce öylesine küçülür ki çenesi ayağına değer. Paniğe kapılan Alice, mantarın diğer tarafını da yer ve boynu bir ağacın tepesine ulaşacak kadar uzar ve oradaki bir güvercin de, Alice’i kuş yumurtası çalan bir yılan sanarak iyice haşlar.
     Alice nihayet gerçek boyuna ulaşır. Ormandaki yürüyüşüne devam eder. Düşes’in kulübesi önüne gelir. Burada balığa benzeyen bir hizmetçinin kurbağaya benzeyen diğer bir hizmetçiye, Kraliçe ile kroket oynaması için (tahta topla oynanan bir oyun) Düşes’e bir davetiyeyi verdiğini görür. Gürültüden ötürü zaten kendisini kimse duyamayacağından Alice, kapıyı vurmaksızın kulübeye girer ve Düşes’in, kucağındaki çocuğunu sallayarak uyutmaya çalıştığını ve bir aşçının da pişirdiği çorbaya biber koyduğunu görür. Gürültü kulağı sağır edecek derecededir ve biber de, Kraliçeyi fena hâlde aksırtır. Şöminenin içinde ağzı kulaklarına varırcasına, esrarengiz bir tarzda gülümseyen bir Chershire kedisi vardır.
     Düşes, birazcık tutması için bebeğini Alice’e uzatır ve kaybolur. Alice küçük çocuğu susturmaya çalışırken, çocuğun ağlaması yavaş yavaş homurdanmaya dönüşür ve Alice, birdenbire kucağında bir domuz tuttuğunu görür. Hayvan, Alice’in kolları arasından kurtulur ve ormana kaçar. Alice, yukarı doğru bakar ve Kedinin kendisine, ağaç tepelerinden gülümsediğini görür. Alice’e Çılgın Şapkacının partisine gitmesini söyler ve ardından kaybolur, en son kaybolan parçası gülümsemesidir.
     Çay partisinde Alice, çılgın Şapkacıyı, Yürüyüş Tavşanını (ki o da çılgındır) ve sürekli olarak çaydanlığa düşen ve kurtarılan uykulu küçük bir Fareyi de görür. Hepsi, Alice’e gayet kaba davranırlar, çözülmesi mümkün olmayan bilmeceler sorarlar. Sonunda Fare kendisini de uyutan uzun bir öykü söylemeye ikna edilir.
     Alice, partiden kaçar ve bir bahçeye gelir. Bahçıvanlar, Kraliçeyi memnun etmek için konuşan çiçekler ekmekle uğraşmaktadırlar. Kraliçe, bahçıvanları beyaz gülleri kırmızıya boyarken görür ve onların derhal öldürülmelerini emreder ise de Alice, onları çiçek taçları arasında saklar. Bu sırada kraliyet geçit resmi başlar, iskambil kâğıdından yapılmış askerler ve saray ileri gelenleri, ardından Düşes, Beyaz Tavşan ve Kraliçe geçerler.
     Ardından Kraliyet “kroket” oyunu başlar. Sopa olarak canlı flamingolar ve top olarak da kirpiler kullanılır. Askerli kale de, geriye eğilen iskambil kâğıtlarından oluşur. Kraliçe, Alice’e bir flamingo verir ve hemen oynamasını emreder. Oyunu oynamak mümkün değildir. Herkes aynı anda, istediği gibi oynamaktadır. Tam kendilerine vurulacağı sırada, kirpiler çalılar arasına kaçar. Flamingo, başını kaldırarak Alice’e bakar. Kraliçe, bir kimsenin oyununu beğenmediği zaman “Kafasını kesin!” diye bağırır ve asker kaleler yerlerinden ayrılır.
     Cheshire Kedisi meydanda görünerek, Alice’e oyunu nasıl bulduğunu sorar. Alice, sevmediğini söyler ve Kedi, bunun üzerine, ünlü gülümsemesiyle Krala bakar. Kral, Kraliçeye şikâyet eder ve Kraliçe de, kedinin kafasının koparılmasını emreder. Fakat artık meydanda sadece Kedinin kafası göründüğünden, kimse Kedinin kafasının nasıl koparılacağını bilmez ve Kedi de böylece kurtulur.
     Alice, çaresizlik içinde oyunu terk edeceği sırada, Düşes yanına gelir ve Alice’i deniz kenarına götürür. Alice burada Sahte kaplumbağa ve Grayphon adında iki hazin karakterle tanışır. Sahte Kaplumbağa, eğitim devresinde neleri öğrendiğini anlatır:
     Sarhoş gibi sendeleyerek bulunduğu yerde dönmek, kıvranmak, debelenmek, aritmetiğin bütün bölümleri, ihtiras, dikkati başka yere çekme, çirkinleştirme ve alay etme. Bu yaratıklar, Alice’i Istakoz Quadrille’ye götürürler ve kumda, onun şerefine çok hareketli bir dans gösterisinde bulunurlar.
     Onlar dans ederken, bir yargılanmanın devam ettiği haberi gelir. Kupa Bacağı (iskambil kâğıtlarındaki), Kraliçe’nin tatlısını çaldığından yargılanmaktadır. Kraliçe, jüri kendi arasında sorunu görüşmeden önce hüküm verilmesinden yanadır. Birkaç tanık, bildiklerini söylerse de, bunların hiçbiri yargılama ile ilgili değildir. (Jüri şunlardan oluşmuştur. Bir fare, bir dağ gelinciği, bir kurbağa, bir kirpi ve diğer hayvanlar)
     Sonunda Alice de hâkim huzuruna çağrılır, tanıklık yapması istenir. Fakat Alice, yargılamanın sahte olduğunu söyler ve kraliçe haykırır: “Kafasını kesin!”. Fakat Alice öylesine uzun boylu biri olmuştur ki, elinde olmadan, jürinin bulunduğu plâtformu devirir, jüriyi oluşturan yaratıklar yere düşerler. Onları tekrar yerine oturtan Alice, Kraliçeye, “Önce öldürün, ardından hüküm verin!” ilkesinin saçma olduğunu söyler. Alice’in kafasının kesilmesini haykıran Kraliçe, kızgınlık içindedir, fakat artık gerçek boyuna erişen Alice cevap verir: “Seni kim dinler? Siz bir deste iskambil kâğıdından başka bir şey değilsiniz!” Kâğıtlar havaya uçuşur ve Alice’e doğru gelmeye başlarlar. Hafif bir haykırış koparan Alice uyanır ve iskambil kâğıtlarının, yüzüne düşen yapraklar olduğunu görür. Kız kardeşi kendisini sarar ve uzun bir zamandan beri uyuduğunu söyler. Alice rüyasında, Harikalar Diyarında dolaşmıştır.

Romandaki Kişiler ve Karakteristik Özellikleri
     Alice: Victoria çağında, küçük terbiyeli ve her şeyi öğrenmek isteyen bir kız.
     Beyaz Tavşan: Sinirli, zarif ve çok endişeli.
     Düşes: Son derece çirkin bir yaratık; Kraliçeden oldukça korkar.
     Kraliçe: En çok sevdiği söz, “Kafasını kesin!”dir.
     Cheshire Kedisi: Bütün yüzünü kaplayan gülümsemesi ile, istediği an görünebilir ve kaybolabilir.
     Çılgın Şapkacı: Çılgın Çay Partisinin ev sahibi.

Yazar hakkında

Yorum Ekle