Mısır Firavunlarının Koruyucu Bekçisi SFENKS
Mısır Firavunlarının Koruyucu Bekçisi SFENKS

Mısır Firavunlarının Koruyucu Bekçisi SFENKS

     Mısır’da Gize piramitlerinin yanında, onlar kadar eski ve onlar kadar meşhur bir heykel vardır ki, Sfenks denince akla önce o gelir.
     Gerçekten Gize Sfenksi bir harikadır. Aslan gövdeli, insan başlı bu Sfenksin uzunluğu 73 metre, yüksekliği 20 metre, yüzünün genişliği 5 metredir. M.Ö. 28’inci yüzyılda, firavun Kefren’in mezarını yapan usta ve işçiler tarafından, aynı yerde bulunan kayalar yontularak yapılmıştır.
     Sfenksin başı, öldükten sonra tanrılaştığına inanılan Kefren’in başına benzetilmiştir. Bir diğer adı da “Harmakis” olan Sfenks, doğan güneşi ve firavun için yeniden dirilişi temsil edermiş.
     Sfenksin yaşadığına inanan eski Mısırlılara göre o, mezarları ve mezarların içinde dinlenen firavunları koruyor, onlara bekçilik yapıyordu. Yüzünün doğuya dönük oluşu, Güneş Tanrısı RA’yı her sabah doğar doğmaz görmesi içindir. Sfenksin kendisi de uzaktan bakanlar için güneş doğar doğmaz görünür.
     Yapıldığı zaman ön ayaklarının arasında kurban için bir sunak olduğu, kalıntılardan anlaşılıyor. Tıpkı Kefren gibi sakallı olduğu da biliniyor. Ama sakalları zamanla yere düşmüş, her zaman ve her yerde olduğu gibi İngilizler tarafından kumlar arasında bulunarak Londra’ya götürülmüştür.
     Sfenks yapımı Mısır’dan başka ülkelere, örneğin Yunanlılara da geçmiştir. Fakat eski Yunanlılarda Sfenks, Typhon ile Ekhinda’dan doğan bir canavar olarak kabul edilir.
     Yunan mitolojisinde Typhon, “devlerin devi” olarak tarif edilen bir canavar/ilah idi. Ellerinde yüzer tane ejderha başı vardı. Vücuduna yılanlar dolanmıştı. Bu canavar en büyük tanrı sayılan Zeus’u bile yenmişti. Fakat Tanrı Hermes ile Tanrı Pan, işbirliği yaparak Tanrı Zeus’u kurtarmış ve Zeus, Etna dağını Typhon’un üzerine atarak onu ezmişti.
     Ekhinda ise, yarısı kadın, yarısı engerek yılanı biçiminde efsanevi bir yaratıktı.
     Eski Yunan efsanelerine göre Sfenks, Thebai Kralı Laios’un işlediği bir suç cezasız kaldığı için, Thebai’lilerden öç almak üzere yine bir tanrı tarafından gönderilmişti.
     Sfenks, Thebai yakınlarında bir yere yerleşti ve şehre giden yolu kesti. Gelip geçeni durdurarak ona bir bilmece soruyor, bu bilmeceyi yanıtlamayanları oracıkta yiyordu. Efsaneye göre Sfenks, bilmecelerin cevabını doğru verenle karşılaştığı zaman ölecekti.
     Bir gün Sfenksin karşısına Yunan mitolojisinde keskin zekâsı ve bilgeliği ile tanınan Oidipus çıktı. Sfenks ona şu bilmeceyi sordu:
     “Sabahleyin 4 ayaklı, öğle vakti 2 ayaklı, akşamüzeri 3 ayaklı olan yaratık nedir?”
     Bilge Oidipus biraz düşündükten sonra şu cevabı verdi:
     “O yaratık insandır. Çünkü insan bebekliğinde ellerini de ayak gibi kullanarak, yani 4 ayakla yürür. Büyüyünce yalnız ayaklarını kullanır, ama ihtiyarlığında yürüyebilmek için bir de baston kullanır, yani 3 ayaklı olur. Bilmecenin doğru cevabı budur!”
     Bu doğru cevap karşısında Sfenks ölür ve Thebai’liler ondan kurtulurlar.
     Mısır sfenksleri ile Yunan sfenkslerini karıştırmamak gerek. Aslında Sfenks denilince ilk akla gelen ve binlerce yıldan beri bir harika olarak değerlendirilen Sfenks (Büyük Sfenks), Kefren’in mezarının yanında tek bir kaya parçası yontularak yapılmıştır. Sadece ayakları ayrı büyük taş bloklarla örülmüştür. Çok büyük bir kayanın yontularak firavun Kefren’e benzetilmesi ve bu heykelin baş kısmındaki oranlama ve uyum, onu yontan eski Mısırlıların heykeltıraşlıktaki yeteneklerini gösteren en güzel örneklerden biri yapmaktadır.
     Sfenksler genellikle insan başlı ve hayvan vücutludur. Sfenksin başı Mısırlılarda çoğu zaman o sırada hüküm süren hükümdarı temsil ederdi ve vücudu uzanıp yatmış bir aslan şeklinde olurdu. Başı hayvan (örneğin; koç, şahin), vücudu insan olan sfenksler de vardır. Bunlar granitten, bronzdan ve çeşitli madenlerden yapılır, değişik boyda olurlardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir