Gizli Servisler (Rus Gizli Servisleri-6)

G

KGB’nin Ülke Dışı Operasyonlarından Örnekler
* KGB’nin bu yapılanmasından da anlaşılacağı gibi, kurmuş olduğu terör ve korku yönetimiyle bir yandan sosyal kontrol sağlanmaya çalışılırken  diğer taraftan ülke dışındaki operasyonlarda da  görev almaktaydı.
* Örneğin 1979 yılında Afganistan’da başkan Hafizullah Amin’in sarayının ele geçirilmesinde ve 1991 yılında Litvanya’da milliyetçi ayaklanmanın bastırılmasında faaliyet göstermiştir. Bu tür müdahalelerin altında yatan en önemli amaç özellikle üçüncü dünya ülkelerinde komünist ideolojinin yerleştirilmesidir.
* Soğuk savaş süresince doğu ve batı bloğunda bulunan istihbarat servisleri, ama özellikle KGB ve CIA birbirlerini en tehlikeli dış tehdit olarak algılamışlardır. Soğuk savaşın üzerinden yıllar geçtikçe de birbiri içine sızmış birçok ajandan bahsedilmeye ve bu ajanlar hakkında kitaplar yazılmaya başlanmıştır.
* Cambridge Beşlisi – Yüzyılın İstihbarat Başarısı:
   Büyüklüğünden ve organizasyon başarısından dolayı yüzyılın casusluk olayı olarak anılır. Ajanların çalıştıkları makamlar dolayısıyla, Rusya’nın İngiltere’ye karşı sağladığı en büyük başarıdır.
Kim Philby (Kod adı Stanley, MI6’da Rusya’ya karşı istihbarat birimi başkanı),
Donald Duart Maclean (Kod adı Homer, diplomat),
Anthony Blunt (Kod adı Johnson, İngiltere Kralı danışmanı),
Guy Burgess (Kod adı Hicks, diplomat),
John Cairncross  (Tam kesin değil, diplomat)
   Kim Philby bu yapının başarısını “Sessiz Savaş” adlı kitabında şöyle özetler:
   “Kimse beni çift taraflı ajan olarak nitelendiremez. Çünkü hayatımın hiçbir döneminde İngiltere için çalışmadım. Kariyerim boyunca hep Sovyetler Birliği’ne hizmet ettim.” der.
* Volkov Olayı:
   Cambridge Beşlisi’nin yakalanmasına yol açabilecek olay İstanbul’da gerçekleşmiştir. SSCB’nin İstanbul Konsolosluğu’nda çalışan Konstantin Volkov adlı diplomat İngiltere konsolosluğundan çok önemli bir konuda görüşmek üzere randevu talep etmiştir. Randevuda kendisine ve eşi için siyasi sığınma hakkı, Kıbrıs’a gidiş izni ve 27.000 İngiliz sterlini talep etmiştir. Bunun  karşılığında ise İngiltere’de diplomat olarak görev yapan iki ve karşı istihbarat dairesinde yüksek derecede görev yapan bir  İngiliz vatandaşı KGB ajanının adlarını vereceğini söylemiştir. Bu bilgi doğal olarak MI6’de Rus karşı İstihbaratı şubesinin müdürü Kim Philby’nin önüne gitmiştir. Philby’nin bunun Moskova’ya bildirmesi üzerine Volkov acilen Moskova’ya çağrılmış ve kendisinden bir daha haber alınamamıştır.
* Örneğin; Ünlü Sovyet kanundışısı William Fisher (diğer adı ile Albay Rudolf Abel) yakalanarak Amerika’da hapsedilmiş, daha sonra U-2 pilotu Francis Gary Powers ile değiştirilmişti, serbest kalıp Sovyetler Birliğine döndükten sonra yeni  ajanlar yetiştirmiştir. Yetiştirilen ajanlar Batı Avrupa, Amerika ve Çin’e gönderilmiştir.
* Kimi ideolojik sebeplerle, kimi kişisel çıkarlar dolayısıyla karşı taraf için ajanlık yapan kişilerden birisi de Rudolf Abel idi. 1950’li yıllarda henüz Soğuk Savaşın ilk yıllarında KGB’ye gizli kodlar içeren mesajlar verdiği öne sürülerek CIA tarafından tutuklanan Abel, KGB tarafından tutuklanan Francis Gary Powers ile değiş-tokuş edilir.  Powers Sovyet hava sahası üzerinde vurulan Amerikan U-2 casus uçağını kullanan pilottur.(BRIDGES OF SPIES/CASUSLAR KÖPRÜSÜ filmi bu konuyu anlatır. Başrolde Tom Hanks oynamıştır. Yönetmeni, Steven Spielberg’dir.)
* Günümüzde de benzer ajan değiş-tokuşunun yaşandığı yakın zamanlarda görülmüştür. 2015 Eylül ayında Rusya-Estonya  arasında meydana gelmiştir. Rusya yakaladığı Estonya’nın istihbarat ajanı Eston Kohver’i, Moskova adına ajanlık yapan Aleksey Dressen’le değiştirmiştir.Ajan değişimi Rusya-Estonya sınırında Piuza nehri üzerindeki köprüde yapılmıştır.
* Detant (yumuşama) dönemiyle birlikte KGB’nin dış faaliyetlerini daha rahat yürütebilme imkânına kavuşmuştur. Özellikle endüstri ve teknoloji casusluğu konusunda kolaylık sağlanmıştır.
* Bu tür dokümanların elde edilmesinde KGB’nin yanı sıra askeri istihbarat servisi GRU’da etkili olmuştur. Bu tür faaliyetler için KGB yurt dışında elçilik çalışanlarından, akademik değişimlerden ve ticaret heyetlerinden yararlanmaktaydı.
* Gorbaçov  tarafından başlatılan glastnost (açıklık-şeffaflık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) politikaları çerçevesinde halk tarafından KGB’ye karşı artan şeffaflık taleplerini beraberinde getirmiştir. Sovyet sonrası dönemde KGB isim değişikliğine uğramışsa da, güvenlik örgütlerindeki bürokratik ve merkeziyetçi yapıda çok fazla değişiklik olmamış, tam tersine eski bir KGB ajanı olan Vladimir Putin döneminde istihbarat servisinin önemi ve etkisi daha da artmıştır.
* KGB’nin kaynakları çok ve çeşitlidir. Rusya Bilimler Akademisi’ne bağlı enstitüleri haber kaynağı olarak kullanır. Bu enstitülere gelen öğrenci ve bilim adamlarından bilgi edinir. Sovyet askeri İstihbaratı GRU’da yine KGB’ye bilgi akışı sağlayan kaynaklardan biridir. Ayrıca, Sovyetlerin resmi havayolu şirketi Aeroflot da gizli ya da açık olarak çeşitli yöntemlerle bilgi toplama faaliyeti icra eder.
* Zira Aeroflot uçuş ekipleri yabancı ülkelerin havaalanları ve navigasyon sistemlerine ilişkin bilgileri alabilmektedirler. KGB uzun yıllar Doğu Avrupa ülkelerinin istihbarat örgütlerinden de bilgi edinmek için faydalanmıştır.
* Rus büyükelçilik mensuplarının, ticari misyonlarının ve komünist ülkelerin diğer kuruluşlarının personellerinin en azından % 40’ının, Batı istihbarat servislerinin belirttiğine göre, KGB ajanı olduğu tahmin edilmektedir.
* Eski bir Rus istihbarat uzmanı olan Alexander Orlov, Rus istihbaratının Batı ve Amerikan istihbaratlarından farklı olarak açık kaynaklardan çok, gizli ve birinci el belgelere daha çok başvurduğunu anlatarak şöyle der: “ Gerek Batı, gerek Sovyet istihbarat teşkilatları , diğer hükümetlerin stratejik planları, imkân ve kabiliyetleri, gizli niyetleri hakkında bilgi almaya çalışırlar. Fakat bunu farklı yollardan yaparlar. Ruslar, yabancı devletlerin önemli sırlarını, doğrudan doğruya devlet dairelerindeki tasnif edilmiş dosyalardan ve Dışişleri Bakanlıklarında çalışmakta olup, devlet sırlarını, Sovyetler Birliğine vermeye razı olan sivil memurlardan alırlar. Ruslar düşmanın hava kuvvetlerinde kaç tane bombardıman uçağı bulunduğunu öğrenmek isterse, bunun için kütüphane bilgileri ile değil, yabancı hava kuvvetlerindeki ve Bahriye Bakanlığındaki gizli habercileriyle görüşmeler yapmak ve devlet dosyalarındaki gizli bilgileri çalmak suretiyle bu bilgiye ulaşırlar. Amerikalılar ise, yabancı ülkelerle ilgili bilgilerde kanuni yollardan elde edilebilecek kütüphane araştırmaları, yabancı basın, askeri ve bilimsel dergiler, yabancı parlamentoların tartışmaları, ansiklopediler ve istatistikler gibi kaynaklara güvenirler.”

(Gelecek yazı: Rus Gizli Servisleri-7 )

Yazar hakkında

Yorum Ekle