Pompeiopolis Antik Kenti – Taşköprü/KASTAMONU

P

     Antik kent, ismini kurucusu olan ve meşhur Romalı kumandan Pompeius Magnus’tan (M.Ö.106-48) almıştır. Roma devleti o zamanlar cumhuriyet sistemiyle yönetiliyor ve öne geçmek isteyen bazı askerlerin entrikaları ile sarsılıyordu. Pompeius, Pontus Kralı VI. Mithradat’ı yenince, Karadeniz bölgesinin iç kısımlarında kurduğu 7 yeni şehre Romalı eski askerleri yerleştirdi. Pontuset Bithynia eyaletini oluşturan bu kentlerin en büyüğü Pompeiopolis idi.
     Kentin erken tarihi hakkındaki bilgiler daha ziyade Amaseia’lı (Bugünkü Amasya) coğrafyacı Strabon’dan elde ediliyor. Buna göre Pompeius, kenti M.Ö.65 veya 64 yıllarında Amnias nehri kıyısında (Bugünkü Gökırmak) kurdu. Daha sonraki yıllardan Pompeiopolies hakkında fazla bir şey bilinmiyor. Bunun da nedeni, Roma tarihinin bu bölge için az araştırılmış olması. M.S. 2.yy.da, Roma artık bir imparatorluk olmuş durumda idi. Yazıtlar ve sikkeler, bize Pompeiopolis’in “Paphlagonya’nın Metropolisi” unvanını taşıdığını gösteriyor.
     En geç M.S. 325 yılından beri Pompeiopolis bir Hıristiyan piskoposluk şehri olarak biliniyor. M.S. 6.yy.dan itibaren bölgeye yapılan Sasani ve Arap akınları, şehre parlaklığını kaybettirdi. Büyük olasılıkla 11.yy.dan itibaren gittikçe önem kazanan Kastamonu, Pompeiopolis’in arka planda kalmasına sebep oldu. Tarihi kaynaklar Pompeiopolis’in Selçuklu ve Moğol akınlarıyla 14.yy.da tamamen yıkılıp yok olduğundan bahsediyor. Bugünkü Taşköprü, 13.yy.da, Pompeiopolis’in hemen yanı başında nehrin öte tarafında kuruldu.
     Pompeiopolis’in tahriplerle yom olmasını ve unutulup gitmesini önlemek için Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’nin Klasik Arkeoloji Enstitüsü, Münih Teknik Üniversitesi ve Roma Tre Üniversitesi ile işbirliği içinde, Prof. Dr. Lâtife Summerer başkanlığında 2006 yılında yeni bir kazı projesi başlattı.
     Bu projenin amacı, antik kentin kalıntılarının ayrıntılı olarak araştırılması, şehir tarihinin açıklığa kavuşması ve Kuzey Anadolu bölgesindeki Roma devrinde olan kentleşmenin anlaşılmasıdır. Kapsamlı topoğrafik ve jeofizik çalışmalarla, belirli noktalarda yapılan kazılarla kent yapılaşması ve şehir planlanmasında çeşitli dönemlerde olan değişiklikler hakkında ayrıntılı ve anlamlı bilgiler edinilmeye çalışılıyor. Daha ziyade resmî binalar, toplantı ve Pazar yerleri, mabetler ve kiliseler, tiyatro, gimnasium ve hamam gibi umumi eğlence yerleri, bunun yanında özel kullanılan evler ve mezarlar araştırmaların ortak noktasını oluşturuyor.
     Pompeiopolis kazı projesi iki yönden büyük yenilik teşkil ediyor. Türkiye’nin batı ve güney kıyılarındaki çok sayıdaki kazılara karşın Karadeniz bölgesinde arkeolojik çalışmalar yok denecek kadar az. Eğer burada mevcut bilim ve kültür potansiyeli düşünülecek olursa bu gerçekten anlaşılmaz bir durum. Pompeiopolis kazı projesi bu nedenle Karadeniz arkeolojisinde bir öncülük rolü oynuyor. Pompeiopolis bu bölgede bir klasik antik şehirde yapılmış ilk bilimsel kazı projesidir. Bu nedenle Pompeiopolis, Türkiye arkeolojisinde ve uluslararası bilim dünyasında büyük öneme sahiptir.
     Aynı zamanda Pompeiopolis kazı projesi antik çağda kentleşme konusunda bilime yeni bir perspektif kazandıracaktır. Pompeiopolis’in özelliği, ilk baştan beri Romalılar tarafından tasarlanıp kurulmuş olmasıdır.
     Bu zamana kadar yapılan çalışmalarda antik kent hakkında önemli veriler ortaya çıktı: Kentin yayıldığı alan, geç antik sur duvarlarının gidişi, hamamlar, tiyatro gibi merkezi binaların yerleri ve Agora (Pazar yeri) ve Forum (toplantı alanı) hemen hemen açığa kavuştu. Belirli noktalarda yapılan kazı açmaları kentteki yapılaşma katları hakkında önemli veriler getirdi. Yüzey araştırmalarında çok sayıda mermer mimari parçalar ve mermer kaplamalar bulundu. Bunlar kentte ithal mermerlerle süslü görkemli binaların bulunduğunu kanıtlıyor. Ayrıca geç Roma devrinden kalmış villalardan çok zengin bir şekilde döşenmiş, ortasında bir tanrıça veya bir sembolün simgesi olan bir mozaik tabanı ortaya çıkardı.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz