Muhammet Adsız (Git)

M

                Gülçin’e
Yangınlara savuruyorsun beni
Ürkek ve tedirgin ayak seslerinde
‘Dudaklarını ısırma’ diyor dolunay
Yokluğunun cehennemine kalıyorum
Sen yoksun…
Birbiri ardına terkediyor, soluyor güller
Seni gözlerimin firarisi
İnkâr olunmaz, sen ipimi çekerken de
Güzeldin…

                Git…
     Dağınık saçlarını topluyorum gözlerimle. Fotoğrafın bir çerçeve hüzün şimdi masamda. Gece kan, gece yalnız. Gidiyorsun. Gitme diyemiyorum. Yokluğunun alnına sürüp beni gidiyorsun. Emanet bir hayatla kalıyorum yalnızlığının e-haline.
     Kent bir matem öncesini soluyor umarsızca. Aykırı bir ayrılık sürüncemesine kalıyorum. Suratıma vurduğum avuç avuç okyanusların tazeliği yetmiyor dağıtmaya sıkıntımı. Son sığınağımı da yıkıp gecenin hüzün alazında, gidiyorsun. Zulamdaki ölüm ışıyor.
     Gidişin uğultu, çığlık, dikenli teller… Gidişin boğazımı sıkan bir çift el. Nefessizim. Bıçak ağzı bir dem bu; intihar öncesi, solgun. Hangi bıçağa baksam gözlerin; hangi ipi denesem saçların şimdi. Ne yana baksam çığlık çığlığa intihardır gece. Ölmeliyim. Ak bir mendil olmalıyım nefesinde, gidişine habersiz kent, uyanmadan. Sen git. Git…
     Umarsız bir nehir gibi akıyorsun geceye. Yıldızları olmayan gökte, ay nasıl kalıyorsa ben de öyle; ağlamaklı bir garip gibi kalıyorum. Dikenli tellerinde kanayan, bir gül oluyorum. Sen git…
     Gökten aşırıp saçlarının kemendini odama alıyorum. Sehpasındayım yokluğunun. Bir tekme sallıyorum; ıska… İyi ki sen varsın diyorum, iyi ki sen. Son bir seviyorum seni.
     Sallanıyorum…
     Sallanıyor…
     Sallan…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz