Kaya Mezarlarının En Güzeli PETRA – ÜRDÜN

K

     Eski çağda, Lut Gölü çevresinde yaşayan Arap asıllı Nabati’ler, bugün Ürdün sınırları içinde kalan Petra’da bir devlet kurmuşlardı. M.S. 106 yılında Romalılar tarafından yıkılan bu devlet, yüzlerce yıl bağımsız yaşadı. Putperest olan Nabati’lerin en büyük tanrısı Duşara, en büyük tanrıçası da Ellât idi. Nabati’lerin yazısı, Arap yazısının başlangıcı sayılır.
     İşte bu Nabati’ler, M.Ö. 4.yy.da bütün Mezopotamya’yı tehdit eden Perslerden kaçarak Musa Vadisi’ne (Petra’ya) sığındılar. Ulaşılması güç, kuytu bir yer olan bu vadide kayaları oyarak bir şehir yaptılar. Bu, dünyada bilinen gerçek manada tek yeraltı şehridir. Ölüdeniz’in 80 km. güneyindeki bu yer altı şehrinde saraylar, mezarlar, kervansaray ve Pazar yerleri yaptılar. Bütün bunlar kaya içlerine oyularak yapıldı.
     Bu yeraltı şehrinden pek çok anıt kalmıştır. Bozulmadan kalan ve bugün büyük hayranlık uyandıran örneklerinden biri “Firavun’un Hazinesi” olarak adlandırılan İsis Tapınağıdır.
     Fakat tarihçiler bunun Tanrı İsis adına dikilmiş (daha doğrusu oyulmuş) bir tapınak değil de, Nabati krallarından IV. Aretas için yapılmış bir mezar olmasının kuvvetli bir ihtimal olduğunu söylüyorlar.
     Firavun’un Hazinesi adını taşıyan mezarın cephesindeki kaya, pembe granittir. Zarif sütunlar, kemer ve başlıklarla süslenmiştir. Bu sütunlardaki başlıklar ve kemerler, dışarıdan yontularak getirilmemiştir; aynı kaya oyularak yapılmıştır, yani bir bütündür. Dünyadaki kaya mezarlarının en güzeli budur.
     Başka milletler, örneğin Persler ve Yunanlılar da kaya-mezar yapmışlardır. Krallarını kaya dağları oyarak yaptıkları mezarlara gömmüşlerdir. Fakat Petra’da yalnız mezarlar değil, bütün yapılar kayalara oyulmuştur.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz