Tarih Adım Adım Yazıldı – Kanarya Adaları’nın Keşfi-Jean de Béthencourt-1
Tarih Adım Adım Yazıldı – Kanarya Adaları’nın Keşfi-Jean de Béthencourt-1

Tarih Adım Adım Yazıldı – Kanarya Adaları’nın Keşfi-Jean de Béthencourt-1

                Jean de Béthencourt, yani Baron de Saint-Martin-le-Gaillard, 1339 yılında, Normandiya’nın Eu Kontluğu’nda dünyaya gelmiştir. İyi ve soylu bir aileye mensup olan Jean de Béthencourt, savaşta ve denizcilikte sivrilmiş ve VI. Charles’ın mabeyincisi olmuştur. Fakat, keşifler ve kazanımlar yapma zevkinde bir insan olması, kralın ihtiyarlığı döneminde de, saraydaki hizmetinden yorgun düşmesi, daha fazla olarak, evinde de pek öyle rahat ve huzur içinde bulunmaması nedeniyle ülkesinden ayrılmaya ve macera dolu keşiflerde bulunarak ün sahibi olmaya karar vermesinde önemli rol oynamıştır.
Bu konuda bir fırsat yakalamış ve fırsatın çıkması da şöyle olmuştur:
                Afrika kıyılarına yakın sularda, eskiden Fortuné Adaları olarak adlandırılan ve sonra Kanarya Adaları ismi verilen birtakım adalar bulunmaktadır. Numidiya kralının oğlu Juba, söylendiğine göre, 776 yılında bu adaları keşfetmiştir. Bazı seyahatnamelere göre, Ortaçağda Araplar, Cenovalılar, Portekizliler, İspanyollar, Biskaylılar, ilgi çekici bu takımadaları zaman zaman ziyaret etmişlerdir. Sonunda, 1393 yılında, bir keşif heyetine komuta eden Almonaster adlı bir İspanyol senyörü, Kanarya Adaları’ndan biri olan Lancetore’a bir çıkarma yapmış, çok sayıda tutsak almış ve adaların ne kadar verimli olduğuna delil teşkil eden ürünlerle dönmüştür. Bu olay, Norman şövalyesinin dikkatini çekmiştir. Kanarya Adaları’nın ele geçirilmesi düşüncesi onu harekete getirmiş ve dindar bir adam olması nedeniyle, Kanaryalıları Katolik yapmaya karar vermiştir. Yiğit, zeki, dürüst ve geliri itibariyle de zengin bir senyör olan Jean de Béthencourt, Coux bölgesinin Grainville-la-Teinturière yöresindeki konağından bu amaçla ayrılmış ve La Rochelle’ye yollanmıştır. Burada, Gadifer de la Salle adındaki şövalye ile karşılaşmıştır. Jean de Béthencourt, yapacağı sefer hakkındaki tasarılarını Gadifer’e anlatmış ve kendisine arkadaşlık ederek bir kere şansını denemesini ondan istemiştir. Aralarında şimdi anlatılması çok uzun sürecek görüşmeler yapılmış ve sonunda bir anlaşmaya varılmıştır.
                Jean de Béthencourt, zaman kaybetmeden ordusunu toplamaya başlamıştır. Yeteri kadar adam bindirilmek, bütün yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını bol bol karşılamak suretiyle gemiler sağlanmıştır. Gadifer ve kendisi, birlikte yelken açmışlar, Ré Adası’ndan geçerken ters yönden esen rüzgârlarla karşılaştıktan ve bunun dışında, komutanla tayfalar arasında sık sık tartışmaların yaşanmasının ardından, İspanya’nın Galice sahillerindeki Vivero limanına, daha sonra da Corogne’ya varmışlardır. Jean de Béthencourt ve jantiyomları (asil sınıfa mensup kişiler) burada sekiz gün kalmışlardır. Fransızlar, kendilerine karşı hiç de nazik davranmayan bir İskoç kontuyla başları derde girmiş ve bu yüzden zorluklar çıkmış ise de, sonuçta her şey tatlıya bağlanmıştır. Baron, tekrar denize açılmış, Finistère Burnu’ndan geçmiş, Saint-Vincent Burnu’na kadar olmak üzere Portekiz kıyılarını izlemiş ve Cadix limanına vararak, uzunca bir süre kalmak üzere buraya demir atmıştır. Bu şehirde de, gemilerini almış olmasından dolayı Cenovalı tüccarlarla anlaşmazlık çıkmış, bunun üzerine Seville’ye gitmek zorunda kalmış ve huzuruna çıktığı Kral III. Henri, onu her türlü şikâyetten kurtararak kendisine hak vermiştir. Jean de Béthencourt, Cadix’e geri dönmüş ve tayfalarından bir kısmını başkaldırmış durumda bulmuştur. Seferin tehlikelerinden korkuya kapılan tayfalar, yolculuğa devam etmeyi istememişler; fakat Fransız şövalyesi, cesurları alıkoyup korkakları salıvererek, limandan ayrılmış ve açık denize çıkmıştır.
                Baronun gemisi, rüzgârın kesilmesi dolayısıyla üç gün hareketsiz kalmış, ardından esinti başlayınca, beş gün içinde Kanarya takımadalarının küçüklerinden biri olan Gracieuse’ye ve sonunda, büyüklük ve şekli hemen hemen Rodos’u andıran, uzunluğu kırk dört kilometre, genişliği de on altı kilometre tutan Lancerote adlı en önemli adaya varmıştır.
                Lancerote, otlakları arpa üretimine çok elverişli olup, tarım bakımından verimli toprakları bulunan zengin bir adadır. Pek bol olan çeşmeleri ve yeraltı suları adayı mükemmel biçimde sulamakta ve ona hayat vermektedir. Burada, “Orsaille” adı verilen bir boya bitkisi bol miktarda yetişmektedir. Bu adanın hemen hemen çıplak dolaşmak âdetinde olan halkına gelince, erkekleri uzun boylu, sağlam yapılıdır. Yerlere kadar inen deri kaftan giymiş kadınları ise, hem güzel, hem de namuslu insanlardır.
                Jean de Béthencourt, adaları fethetmek tasarısının açığa vurulmasından önce, Kanaryalılar’dan birkaç kişiyi elde etmek istemiştir. Fakat, ülkeyi tanımadığı için yapacağı harekâtın zor olacağını görmüş ve bir süre bekleme kararı almıştır. Bunun üzerine, takımadaların daha kuzeyinde bulunan küçük bir adacık karşısında demir atmış ve jantiyomlarından kurulu konseyini toplayarak, nasıl hareket etmesinin gerektiği konusunda onların düşüncelerini sormuştur. Konsey, ister kurnazlık ister aldatma yoluyla, fakat her ne pahasına olursa olsun, adayı ve halkını ele geçirmenin gerektiği hususunu ileri sürmüştür. Adanın kralı olan Guadarfia, Jean de Béthencourt ile temasa geçmiş, tutsak olarak değil, ama dost olarak kalmak suretiyle itaat edeceğine dair yemin etmiştir. Jean de Béthencourt, bunun üzerine, adanın güneybatısındaki çayırlık bölgede bir kale inşa ettirmiş ve bu kaleye, gayretli bir kişi olan Berthin de Berneval’ın komutasında birkaç adam koymuştur. Kendisi de, Fortaventure Adası’nı ele geçirmek amacıyla, mürettebatının geri kalan kısmıyla harekete geçmiştir.
                Ada sularına girildiğinde, Gadifer, bir gece çıkarması yapılması önerisinde bulunmuştur. Çıkarma gerçekten gece yapılmış ve Gadifer küçük bir birliğin komutasını alarak sekiz gün süresince adayı dolaşmış, ancak dağlara sığınmış olan halktan tek bir kişiye bile rastlamamıştır. Yiyeceğin tükenmesi üzerine Gadifer, geri dönmek zorunda kalmış ve Lancerote ile Fortaventure arasında yer alan Lobos adacığına çıkmıştır. Ancak, burada geminin kaptanı ona karşı gelmiş ve Gadifer’in yanındakilerle birlikte Lancerote Adası’ndaki kaleye dönmesi pek öyle kolay olmamıştır.
                Jean de Béthencourt, bu sırada, yiyecek ve malzeme sıkıntısının yanı sıra, mürettebatına artık güvenmemesi nedeniyle, yeniden silahlı adam toplamak maksadıyla İspanya’ya dönmeye karar vermiştir. Adaların genel komutanlığını ve yönetimini Gadifer’e bırakmış ve ardından herkesle vedalaşarak, yine Gadifer’e ait bir gemiyle İspanya’ya doğru yelken açmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir