Tarih Adım Adım Yazıldı-40. Kanarya Adaları’nın Keşfi-Jean de Béthencourt-2)

T

TARİH ADIM ADIM YAZILDI – Ünlü Gezginlerin İzinden Dünya Tarihine Bir Bakış
1. Kitap-5. Bölüm : Kanarya Adaları’nın Keşfi – Jean de Béthencourt-2

                Hatırlanacağı üzere, Jean de Béthencourt, Lancerote Adası’ndaki kalenin komutanlığına Berthin de Berneval’ı atamıştı. Berneval ise, Gadifer’in kişisel düşmanıydı. Norman şövalyesi henüz hareket etmişti ki, Berneval, arkadaşlarını kışkırtmaya başlamış ve adamların arasından bazılarını, özellikle de Gaskonyalıları, valiye karşı isyana ikna etmişti. Berneval’ın bu davranışından kuşkulanmayan Gadifer, bu sırada, yanında dostu Remmonet de Levéden ve daha birçok kişi olduğu halde Lobos adacığında fok avlamakla meşgul bulunuyordu. Yiyecek getirmek üzere Lancerote Adası’nın kuytu bir koyuna gidildiğinde, suç ortaklarıyla birlikte adayı terk eden Berneval’ı kalede bulamamıştı. Bir gemi sahibi, Berneval’ın vaadlerine inanarak gemisini ona vermişti.
                İsyan eden Berneval, Gracieuse Adası’ndan hareket ederek Lancerote’a dönmüş, adanın kralı ile ve diğer ada ileri gelenleriyle sahte bir anlaşma yaparak hainliğini daha da ileri götürmüştür. Béthencourt’un, şahsına güvenilecek soylu bir subayının kendisini aldatabileceğini düşünmeyen Kral Guadarfia, adamlarından yirmi dört kişi ile birlikte gelip Berneval’ın konuğu olmuştur. Berneval, konukların uykuya daldıkları bir sırada, onları bağlatarak Gracieuse limanına götürmüştür. Çok kötü bir oyuna getirildiğini anlayan kral, bağlarını koparmış ve adamlarından üçünü kurtararak kaçmayı başarmıştır. Ancak geride kalan talihsiz arkadaşları, tutsak edilmişler ve kendilerini yabancı topraklarda satmaya götüren İspanyol esir tüccarlarına Berneval tarafından teslim edilmişlerdir.
                Berneval, gösterdiği bu şerefsizliğe daha başka alçaklıkları da eklemiştir. Verdiği emir üzerine adamları, Gadifer’in, Lancerote kalesinden yiyecek getirmek üzere gönderdiği gemiyi ele geçirmişlerdir. Remmonet, bu alçaklarla dövüşmek istemişse de, adamlarının çok az sayıda olması nedeniyle bunu yerine getirememiştir. Yapmış olduğu ricalar, Berneval çetesini ve bizzat Berneval’ı yola getirememiş, Jean de Béthencourt’un Lancerote kalesinde topladığı yiyecek, silah ve malzemeleri yağma ve tahripten alıkoyamamıştır. Berneval daha da ileri giderek valiye hakaret etmekten çekinmemiş, “Gadifer de la Salle’ın şunu bilmesini isterim ki, benim kadar genç olsaydı, onu mutlaka öldürürdüm; yine de kafa tutmaya kalkışacak olursa, onu Lobos Adası’nda boğarım!” diye seslenmiştir.
                Bu sırada, Gadifer ile arkadaşları, yiyecek ve içecekleri olmaksızın Lobos Adası’nda ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalmışlardır. Çok şükür ki, Lancerote kalesinden iki papaz, Gracieuse Adası limanına giderek, Berneval’ın ihanetine canı sıkılmış bir gemi sahibiyle görüşmüşlerdir. Adam onlara, personelinden Ximénès adında birini vererek Lancerote kalesine gitmesini sağlamıştır. Ximénès, burada bulunan harap bir tekneye yiyecek ve içecek doldurmuş, ardından Gadifer’e sadık kalmış dört kişi ile birlikte kayığa binerek, hırçın denizin bölgede yarattığı tehlikeli geçitleri aşmak suretiyle, dört fersahlık uzaklıkta bulunan Lobos adacığına varmayı başarmıştır.
                Gadifer ve yanındakiler, bu sırada açlık ve susuzluğun son sınırına ulaşmışlardı. Ximénès, onları ölümden kurtarmak için tam zamanında yetişmiştir. Gadifer, Berneval’ın ihanetini öğrenince, Lancerote kalesine dönmek üzere kayığa binmiştir. Senyör, Béthencourt’un ve kendisinin hiçbir kötülük yapmayacaklarına dair söz vermiş oldukları zavallı ada halkına karşı Berneval’ın bu davranışından dolayı derin bir utanç duymuştur. Gadifer, sefer heyetinin en ileri gelenlerinden biri sayılan bu alçağın böyle bir kötülük yapmaya nasıl cesaret ettiğine bir türlü akıl erdirememiştir.
                Geçen zaman süresince, Berneval acaba ne yapmıştır? Senyörün, ihanet ettikten sonra, yaptığı zorbalık hareketlerine yardımcı olan arkadaşlarına da ihanet etmiş, içlerinden on ikisini karaya çıkarmış ve İspanya’da Jean de Béthencourt’la buluşmak, ona olayları kendi yararına göre anlatarak, hareket yöntemini onaylatmak niyetiyle yola çıkmıştır. Durumunu bozacak ve kendine zararı dokunacak tanıklardan kurtulmak amacıyla, bu gibileri yanından uzaklaştırmıştır. Zavallı adamlar, ilkin, kendilerini bağışlaması için valiye yalvarmayı düşünmüşler ve kendilerini bu düşünce üzerinde cesaretlendiren papaza günah çıkartmışlarsa da, Gadifer’in intikam alacağından korkarak bir gemiyi ele geçirmişler ve yine bir ümitsizlik anında, Afrika’nın Mağrip bölgesine doğru kaçmışlardır. Gemi, Berberistan sularında karaya vurmuştur. Gemide bulunanlardan on kişi boğulmuş, geride kalan iki kişi ise, kendilerini köle olarak tutan putperestlerin eline düşmüştür.
                Bu olayların Lancerote Adası’nda geçtiği sırada, Gadifer’in gemisine binmiş olan Jean de Béthencourt, Cadix’e varmıştır. Buraya geldiğinde ilk iş olarak, mürettebat arasında isyana yatkın olanlara karşı sert önlemler almış ve bunların içinden sivrilenleri hapsettirmiştir. Sonra gemisini, o sırada III. Henri’nin bulunduğu Seville’ye göndermiş, fakat gemi, Gadifer’in zararına olmak üzere, Guadalquivire Nehri’nde batmıştır.
                Seville’ye varmış olan Jean de Béthencourt, Kanarya Adaları’ndan acele gelmiş olan Francisque Calve adlı birini kabul etmiş ve adam, valiye götürülecek malzemeyle birlikte dönmesi önerisinde bulunmuştur. Fakat, Baron de Béthencourt, kralı görmeden önce bu konuda bir karar almak istememiştir.
                Bu sıralarda Berneval, belli başlı suç ortakları ve satmak niyetiyle tutsak olarak yanında alıkoyduğu birkaç ada yerlisi ile İspanya’ya varmıştır. Alçak adam, ihanetini kendi çıkarına uygun bir şekilde yönlendirmeyi ve Jean de Béthencourt’un iyi niyetinden faydalanmayı ümit etmiştir. Ancak, kendisiyle birlikte gelen Courtille adındaki bir borazancıyı hesaba katmamıştır. Bu yiğit asker, Berneval’ın çevirdiği dolapları haber vermiş ve yaptığı açıklama üzerine hilekârlar Cadix cezaevine kapatılmışlardır. Courtille, gemide bulunan tutsak yerlilerin durumunu da anlatmıştır. Kralla görüşme yapmak üzere olan ve bu yüzden Seville’den ayrılamayan Norman şövalyesi, adalılara dokunulmaması ve kendilerine iyi muamele edilmesi emrini vermiş ise de, bu görüşmeler sürerken, adamları taşıyan gemi, Aragon’a gitmiş ve zavallı yerliler orada köle olarak satılmışlardır.
                Bu sırada Jean de Béthencourt, Castille kralının huzuruna kabul edilmiş ve seyahatinin sonuçlarını anlattıktan sonra;
                “Saygıdeğer Kralım,” diye söze başlamıştır. “Sizden yardım isteğiyle gelmiş bulunuyorum. Kanarya Adaları adı verilen takımadaların Hıristiyanlaştırılmasının sizi memnun edeceğinden eminim. Bütün civar ülkelerin kralı ve senyörü olduğunuza ve dindar bir Hıristiyan kral diye bilinmenize dayanarak saygılarımı sunuyor, bendenizi kabul etmekle lütuf buyurduğunuz onur için teşekkür ve minnettarlığımı eklerken, sizden yardım etmenizi rica ediyorum.”
                Bu konuşmadan çok memnun kalan kral, Norman şövalyesinin ricasını kabul ederek, ona Kanarya Adaları senyörlüğünü ve diğer adalardan İspanya’ya getirilecek ticaret eşyasının beşte bir kazancını vermiştir. Bunun dışında, vali Gadifer’e gönderilecek malzemenin satın alınması için yaklaşık on beş bin frank karşılığı yirmi bin meravedis (dönemin parası) vermiş ve Kanarya Adaları’nda geçerli olmak üzere para basma hakkını da tanımıştır.
                Ne yazık ki, o yirmi bin meravedis, pek o kadar güvenilmeyecek bir adama teslim edilmiş ve adam, Castille kralının armağanı olan bu parayı alarak Fransa’ya kaçmıştır.
                Bununla birlikte, Jean de Béthencourt, iyi donatılmış, mürettebat olarak seksen kişi bindirilmiş, yiyecek, içecek, silah ve malzemeyle ambarları tıka basa doldurulmuş bir gemiyi III. Henri’den almayı başarmıştır. Kralın bu cömertliğine karşı minnettar durumda kalan Jean de Béthencourt, yaptığı bütün işleri, oluşan terslikler nedeniyle bastıramadığı öfkesini, kişiliğine karşı çok güven beslediği Berneval’ın davranışına ne kadar şaşırdığını ve Castille kralı tarafından verilen geminin yakında hareket edeceğini Gadifer’e yazmıştır…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi