Anna Karenına

A

                                                 LEO NIKOLAYEVICH TOLSTOY
                    9.0.1828 Yasnaya Polyana, RUSYA – 20.11.1910 Lev Tolstoy, RUSYA

                                                Anna Karenina (ANNA KARENINA)
Romanın Özeti:
    Anna Karenina’daki olay, 1870’lerin Rusya’sında, Moskova’da Saint Petersburg’da ve seçkin kişilerin sayfiyedeki malikânelerinde geçer. Yapıtın plânı iki aşk serüveni üzerine kurulmuştur. Konstantin Levin ve Kiti Seçerbatski arasındaki mutlu evlilik ve Kont Vronski ile Anna Karenina arasındaki trajik bağlantı. Yapıtın belli başlı karakterleri birbirlerine akraba olduğu ve aynı çevrelerde yaşadıkları hâlde, iki hikâye birinin diğeri hakkında bir yorum olması dışında genellikle bağımsız bir nitelik taşır.
    Levin bir çiftçidir. Sade ve iyi kalpli bir soyludur. Çiftçilik hayatını sever ve gücünü toprakla olan ilişkisinden alır. Moskovalı, şefkatli ve gelenekçi bir soylunun Prenses Ekaterina (Kiti) Seçerbatski adındaki kızına âşıktır. Kont Vronski adındaki yakışıklı ve zengin bir genç de ciddi olmasa da Kiti ile ilgilenmektedir. Kız hangisini tercih edeceğine karar veremez; fakat annesi Vronski’nin daha iyi bir insan olduğu konusunda kızını ikna eder. Levin kendisinde yeterince cesaret görüp evlenme önerdiği zaman kız reddeder. Levin de yarasını sarmak üzere köyüne, yerine döner.
     Vronski, evlilikle ciddi olarak ilgili değildir, sadece kur yapmak, gönlünü eğlendirmek istemektedir. Kiti’ye evlenme önerisi yapmak yerine, Kiti’nin eniştesinin kız kardeşi Anna Karenina’ya âşık olur. Kiti kalbinden yaralanmıştır. Bir taraftan, kendisinin seçtiği erkek tarafından reddedilmiş, öte yandan, kendisini isteyen erkeğe hayır demiştir. Sağlığı bozulur. Bunun üzerine ailesi, dinlenmesi için onu bir Alman kaplıcasına gönderir. Kiti orada yeni arkadaşlarla tanışır ve Vronski’ye duyduğu aşk duygularından uzaklaşır.
    Levin bu arada kendisini sevdiği çiftlik hayatına verir; Tarımsal yönetim hakkında bazı teoriler geliştirir. Bir süre bekledikten sonra Kiti’ye tekrar kur yapmaya başlar. Kiti’ye ilk defa evlenme teklif ettiği zaman kullandığı sözcüklerin harflerini söylemek suretiyle garip bir biçimde yeniden evlenme önerisinde bulunur. Kiti, sezgi gücünü göstererek aynı biçimde yanıt verir. Evlenirler ve mutlu bir aile kurarlar. Zaman zaman haksız kıskançlıkların yarattığı bazı anlaşmazlıklar çıkarsa da evlilik hayatları sağlamdır.
     Levin’in kardeşi Nikolai’nin son ağır hastalığı sırasında Kiti ona anlayışlı bir şekilde bakar. Daha sonra Dimitri adında bir oğlu dünyaya gelir. Bu onu daha çok mutlu eder.
    Kitabın son bölümlerinde, Levin’in dinsel inanışlarının gelişmesi üzerinde uzun uzadıya durulur. Levin, ahlaksal ve dinsel sorunlarda duygusal bir insan olmasına karşın oldukça kuşkuludur. Gerçekte kilisede evlenmek bile onu vicdanını rahatsız eder. Evlendikten sonra ıstırap verici bir arama devresinden geçer ve sonunda Ortodoks Hristiyan olmasa da Allah’a inanan biri olur. Bu yeni inanışının, bütün sorunlarını çözmeyeceğini bilir; artık hayatının hiç olmazsa bir amacı ve anlamı bulunduğunu kabul eder.
    Anna Karenina’nın aşkı Kiti’ninkinden çok farklı gelişir. O, şimdi tanınmış bir devlet memuru olan Aleksi Aleksandroviç Karenin’in karısıdır. Birbirlerine saygı duyuyorlarsa da aralarında aşk yoktur. Adamın uzak ve alaylı tutumu Anna’yı tiksindirmektedir. Kitabın başında Anna, güzel canlı, alımlı bir anne; yeğenleri ve kuzenlerinin hayranlık duyduğu, kardeşi ile karısı arasındaki kavgalara müdahale eden ve tarafları barıştıran bir kadın olarak bizi etkiler. Vronski ona âşık olduğunun ilk belirtilerini ortaya koyunca Anna geri çekilir ve acele Moskova’dan ayrılır, Saint Petersburg’a gider.
    Vronski hayatında ilk defa olarak ciddi bir şekildi âşık olmuştur. Aynı trenle Anna’nın peşinden gider ve onu sevdiğini daha açık bir biçimde anlatır. Aralarındaki aşk o kadar çabuk gelişir ki söylentiler hemen yayılır. Karenin -ki karısının yaptıklarından çok ününün lekelenmesini düşünür-, Anna’ya, hakkında dedikodulara meydan vermeyecek şekilde hareket etmesini söyler. Anna bu sorunu kocası ile görüşmek bile istemez ve kendisini bu aşk serüvenine kaptırır. Kısa bir zaman sonra hamile kalır. Anna bu haberi, âşığına atı ile tehlikeli bir engelli yarışına katılmasından biraz önce verir. Haber Vronski’yi öylesine huzursuz yapar ki atından düşer ve ölmesine ramak kalır. Anna’nın sevgilisi hakkındaki duygularını dışarı vurması iki kişi arasındaki serüveni herkesin gözü önüne sermiş olur. Evlerine giderlerken kocasına Vronski’nin metresi olduğunu itiraf eder ve Karenin’in istediğini yapmasını söyler.
    Aleksi karısından boşanıp boşanmamak konusunda karar veremez. Önce, hiçbir şey yapmaksızın Anna ile yaşamaya devam etmeyi, kendisini işine vermeyi düşünür. Yalnız Vronski’nin kendi evine gelmesini emreder. Anna ve Vronski onun bu sözüne aldırış etmeyince, Karenin karısından boşanmak için bir avukata danışır. Bu noktada karısının bir çocuk doğurduğu ve ölmek üzere olduğu haberi gelir. Aleksi derhal karısının başucuna koşar ve karısı ile barışır. Anna Aleksi’ye yalvararak kendisini affetmesini ister ve Aleksi de hem karısını, hem sevgilisi Vronski’yi affeder. Utancından ne yapacağını bilemeyen Vronski intihara teşebbüs eder.
    Olaylar, beklenmeyen bir biçimde gelişir; Anna ve Vronski iyileşir, ölümün kenarına geldiği sırada kocasıyla barışan Anna her gün onunla yaşamanın gerginliğine dayanamaz. Ayrılmaya karar verirler. Anna, erkek çocukları Seryozha’yı kocasına bırakacak ve Vronski’den olan kızını da yanına alacaktır. Vronski ordudan ayrılacak ve iki sevgili Avrupa’ya gitmek üzere Rusya’yı terk edeceklerdir.
    Anna ve Vronski bir müddet göçebe bir hayat sürer, bir kaplıcadan diğerine giderler. Fakat sonunda Anna çocuğunu görmek arzusuna dayanamaz ve Rusya’ya döner. Çocuğuna annesinin öldüğü söylenmiştir. Anna önceden haber vermeksizin eski evine zorla girer ve çocuğunun yatak odasına gider. Daha sonra Saint Petersburg sosyetesinde kendisine bir yer bulup bulamayacağını öğrenmeye çalışır. Eski arkadaşlarından bazıları çekingen bir şekilde eski dostluklarını devam ettirirlerse de, operada göründüğü zaman açıktan açığa hakarete uğrar. Sonunda Anna ve Vronski kır bölgesine çekilirler. Vronski orada toprağını işleyen köylüler için bir hastane yapmaya ve başka yenilikler getirmeye çalışır.
    Vronski’nin çiftliğindeki hayat lüks, hatta israf içinde geçer, fakat bu ayıplı ortam gittikçe büyüyen bir anlaşmazlıkla yük olmaya yüz tutar. Vronski, sevdiği kadın uğruna mesleğini terk ettiğini anlar ve pişmanlık duymaya başlar. Kendisini özellikle kızdıran, gayrimeşru çocuğunun Karenin’in adını taşımasıdır. Anna’nın boşanma davası açmasını ister, böylelikle kendisine bir varis tayin edebilecektir. Fakat Anna bu sırada Lidya Ivanovna adındaki dindar bir kontesin etkisi altındadır ve dinî düşüncelerle hareket ederek boşanmak istemez. Anna artık gittikçe huysuzlaşır, kıskanç bir kadın olur. Sevgilisini kaybetmekten korkar.
    Tabiî bunun nedeni de vardır: Vronski’nin annesi oğlunun başka biri ile evlenmesini ister. Anna, Vronski ile sürekli olarak kavga eder, hırçınlaşır. Geceleri morfin almaya başlar. Sonunda derin bir ruhsal bunalım anında kendisini trenin altına atar ve derhal ölür. Vronski, aşkının böylesine acı bir biçimde son bulması karşısında perişan olur. Boş ve küskün bir hayat sürer. Kendisini en son Sırbistan ordusunda gönüllü çarpışırken ve ölüme kur yaparken görürüz.
Romandaki Kişiler ve Karakteristik Özellikleri
    Agafia Mikhailovna: Levin’in ev işlerine bakan kimse.
    Annuşka: Anna Karenina’nın hizmetçisi.
    Çirikov: Levin’in bir arkadaşı.
    Golenişçev: Vronski’nin bir arkadaşı. İtalya’da yaşamaktadır.
    Mihail Stanislaviç Grineviç: Bir centilmen. Oblonski’nin arkadaşlarından biri.
    Hannah: Vronski’nin atlarını eğilen İngiliz’in kızı. Anna tarafından korunmaktadır.
    Kapitonyiç: Karenin’in kapıcısı. Anna’ya çok bağlıdır.
    Karenin Ailesi
    Aleksi Aleksandroviç: Anna’nın kocası; bir devlet memurudur. Saygı duyulan biri; kendisinin ahlâklı olduğuna inanır.
    Anna Arkadievna: Karenin’in karısı ve Prens Oblonski’nin kız kardeşi; güzel ve akıllı bir kadın. Vronski’nin metresi olduktan sonra, bu şaibeli durumun doğurduğu gerginlikten ötürü gittikçe öfkeli, kuşkulu ve kendi kendisine acıyan biri olur.
    Anni: Anna’nın, Vronski’den olan kızı.
    Seryozha: Anna’nın, Aleksi’den olan oğlu.
    Kornei: Karenin’in uşağı.
    Korsunski: Sosyal bir lider, iyi dans eden, konuşkan bir meclis adamı olarak tanınmaktadır.
    Levin Ailesi
    Sergei İvanoviç Koznişev: Konstantin ve Nikolai’nin üvey kardeşi; tanınmış bir bilgin ve yazar; çekingen, orta yaşlı bir bekâr.
    Konstantin Dimitrieviç Levin (Kostya): Moskova soylularından eski bir ailenin mensubu; kendi malikânesinde yaşamayı tercih eder ve çifçilik yapmaktan büyük zevk duyar. Ciddi bir insandır; dinsel konular ve tarımla ilgili sorunlar üzerinde çok durur.
    Nikoiai Dimitrieviç Levin: Konstantin’in kardeşi; önceleri çok dindarken, sonraları bohem hayatı yaşamaya ve radikal sosyal reformlarla ilgilenmeye başlamıştır.
    Kitty Levin: Levin’in karısı; evlenmeden önceki adı.
    Prenses Ekarterina Aleksandrovna Şeçerbatski: Durgun, sevimli bir kız.
    Dimitri (Mitya): Kitty ve Levin’in çocuğu.
    Kontes Lidya İvonovna: Karenin’in bir arkadaşı; kendisini dinsel heyecana kaptırmış ve başkalarının işine burnunu sokmaktan zevk alan bir kadın.
    Makhotin: Bir subay.
    Maria Andreyevna (Maşha): Nikolai’nin metresi.
    Matrlona Filimovna: Oblonski’nin çocuklarının dadısı.
    Matvei: Oblonski’nin vale’si.
Prenses Miakhi: Eksantrik bir kadın; düşündüğünü açıkça söyler.
    Filipp İvanoviç Nikitin: Harpte savaşmış biri; Oblonski’nin bir arkadaşı.
    Kontes Nordston: Seçerbatski’nin sosyal çevresinin bir mensubu. Bu kadın ve Levin, birbirinden hoşlanmazlar.
    Oblonski Ailesi
    Prens Stefan Arkadieviç Oblonski (Stiva): Anna’nın kardeşi; sevimli, yakışıklı, iyi huylu biri.
    Dolly Oblonski: Evlenmeden önce, Prenses Dana.
    Aleksandrovna Şeterbatski. Dolinka, Dollenka, Daşenka: Stefan’ın karısı; kocasının sadakatsizliğine üzülür.
    Grişa: Oblonski’nin oğlu.
    Maşa: Oblonski’nin kızı.
    Vasiya: Oblonski’nin kızı.
    Tanya: Oblonski’nin kızı.
    Varvara Oblonski: Oblonski’nin teyzesi.
    Petrov: Almanya’da bir ressam. Kiti’ye âşıktır.
    Anna Pavlovna Petrov: Karısı.
    Şeçerbatski Ailesi
    Prens Aleksander Dimitrieviç Şeçerbatski: Kiti’nin babası. Şefkatli ve nazik bir adam.
    Prenses Şeçerbatski: Kiti’nin annesi. Kızının mutlaka Kont Vronski ile evlenmesini ister.
    Natalia Aleksandrovna: Natalie Lvov.
    Daria Aleksandrovna: Doli Oblonski.
    Ekaterina Aleksandrovna: Kiti Levin.
    Nikolai Şeçerbatski: Kiti’nin kuzeni.
    Sitnikov: Seryozha Karanin’in hocası.
    Mikhail Vasilleviç Sliudin: Karenin’in çalıştığı büronun müdürü, sessiz, fakat çalışkan biri.
    Bayan Stahl: Almanya’daki kaplıcalarda yaşayan bir Rus kadını. Kadın çok dindar biri olarak ün yapmış ise de, gerçekte müsrif bir felçlidir. Ardı arası kesilmeyen istekleriyle Varenka’ya eziyet çektirir.
    Varvara Andrepevna Stahl (Varenka): Kiti’nin arkadaşı. Bn. Stahl’ın evlatlığı; dindar, alçak gönüllü bir kız.
    Stremov: Karenin’in siyasî bir karşıtı.
    Tuşkeviç: Betsi Tverskoy’un sevgilisi.
    Prenses Betsi Tverskoy: Anna’nın bir arkadaşı; kötü niyetli; başkalarının işine karışmaktan zevk alır.
    Vronski Ailesi
     Kont Aleksi Kirilloviç Vronski: Zengin bir toprak sahibi ve subay; Anna Karenina’nın sevgilisi, çekici ve yetenekli bir adam; fakat karakteri pek sağlam değildir.
    Aleksander Kiriloviç Vronski: Aleksi’nin kardeşi.
    Kontes Vronski: Aleksi’nin annesi.
    Veslovski: Levin’in bir misafiri; Kiti’ye kur yapmaya çalışır.
    Yaşvin: Vronski’nin bir arkadaşı; ıslah olmaz bir kumarbaz.
    Nikolai İvonoviç Svlazski: Levin’in bir arkadaşı; yerel politika ile ilgili bir
toprak sahibi.

 

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz