Bir Bahar Akşamı Rastladım Size
Bir Bahar Akşamı Rastladım Size

Bir Bahar Akşamı Rastladım Size

     “Evet,” diye konuşmasına devam etti Nihat. “Evet… O şarkıyı dilimden ve dudaklarımdan hiç düşürmüyorum. O şarkıda, o mısralardaki her kelimede, benim hayatımın, duygularımın, anılarımın bir parçası gizlidir çünkü…”
     Nihat önündeki kadehi dudaklarının ucuna kondurup birkaç yudum daha aldıktan sonra; “Dinle bak dostum…” dedi. Sonra da, derinden derine bir göğüs geçirerek anlatmaya başladı.
     “Anne ve babamın evlenmem için tazyikleri gittikçe artmıştı. ‘Gözlerimize kara topraklar girmeden sen oğlumuzun mürüvvetini görmek, oğul balından tatmak istiyoruz,’ diye tutturmuşlardı. Çaresiz razı oldum.
     Fakat bir türlü olmuyordu. Bulunanların, görünenlerin arasında bir tek olsun aradığım tip yoktu.
     Böylece aylar geçti. Nihayet bir bahar akşamı idi… Ilık bir bahar akşamı…
     Her taraf burcu burcu bahar kokuları ile dolu bir akşam… Yemekten sonra evden çıkmış, bizim sokaktan aşağıya doğru iniyordum ki, bir mıknatıs ile, garip bir kuvvetin etkisi ile yerimde mıhlanıp kalıverdim birdenbire.
     Karşı kaldırımdan siyah bir eteklik üzerine, beyaz kolsuz bir bluz giymiş, koyu kestane rengi saçlarını yine beyaz bir kurdele ile toparlamış, baharlar kadar saf ve temiz, mehtaplar kadar aydınlık bir yüzle… Gülümserken yanakları çukurlaşan bir kız, yanında yaşlıca bir bey ve hanım ile karşılaştım.
     Göz göze geldik. Hafifçe kızardığını, telaşlanarak başını önüne eğdiğini fark ettim.
     İşte nihayet aradığımı… Gökte otururken yerde buluvermiştim.
     Hemen takip ettim. Komşu Zeynep teyzelere girdiklerini gördüm.
     Geceyi nasıl geçirdiğimi bilemiyorum.
     Ertesi gün annemi hemen Zeynep teyzelere gönderdim. Sorup soruşturmasını ve kim olduğunu öğrenip Zeynep teyzenin aracılığı ile onu bana istemesini söyledim. Annem sevincinden adeta uçarak gitti Zeynep teyzelere.
     Annemin oradan dönüşü bana asırlar kadar uzun geldi. Zaman bir türlü geçmek bilmiyordu.
     “Geç kaldınız… Kısmet değilmiş,” diyerek konuşmuş Zeynep teyze. O güzel kızın yanındaki yaşlıca bey ile hanım, Zeynep teyzenin uzaktan akrabaları oluyormuş. Meğer kız nişanlı imiş ve düğün telaşı içinde koşturup duruyormuş.
     İşte o gün, bu gündür, bu şarkıyı dilimden düşürmez oldum. Talihime küsüyorum. Neden? Neden? Bu tesadüf, bu karşılaşma daha evvel neden olmadı? Daha önceleri nerelerde idim?”
     Ve Nihat, gittikçe peltekleşen diliyle kelimelerin üzerine basa basa asil ve anlamlı bir şarkıya başlıyor… 

Bir bahar akşamı rastladım size
Sevinçli bir telaş içinde idiniz
Derinden bakınca gözlerinize
Neden başınızı öne eğdiniz? 

İçimde uyanan eski bir arzu
Dedi ki yıllardır aradığın bu
Şimdi soruyorum büküp boynumu
Daha önceleri nerede idiniz? 

Beste: Selâhattin Pınar
Güfte: Fuat Edip Baksı
Makam: Hicaz
Usûl: Aksak
Form: Şarkı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir