Yeşille Mavinin Buluştuğu Cennet-Doğanyurt/KASTAMONU

Y

     Doğanyurt ilçesi; Cumhuriyet öncesinde 1846 yılında, “Hoşalay” adı ile bilinen bir bucak teşkilatı olarak kurulmuştur. Cumhuriyetin ilanından sonra Hoşalay ismi “Meset” olarak değiştirilmiş ve 1962 yılında çıkarılan bir kanunla ismi Doğanyurt olarak yenilenmiştir. 1990 yılına kadar devam eden bucak teşkilatı, bucak teşkilatlarının kaldırılması üzerine tekrar köy statüsüne geçmiştir. Ancak 9 Mayıs 1990 tarihinde çıkartılan yeni bir kanunla ilçe statüsüne kavuşmuştur.
     İlçe nüfusu fazla olmamasına rağmen, yaz ve sonbahar aylarında yurt dışında ve gurbette bulunan insanların, gerek yazı geçirmek, gerekse bölgede etkin bir üretim maddesi haline gelen fındık hasadı ve pazarlaması için gelmeleri nedeniyle % 15 civarında bir artış yaşanmaktadır. Temmuz ayında ilçeye geliş yönünde olan akım, Ekim ayında dönüş şeklinde kendisini göstermektedir.
     Ballık Mağarası
     Bu mağara Yukarımescit köyü hudutları içerisinde, patika bir yolla köye 1 km. mesafede olup, yaya olarak 15 dakikada ulaşılmaktadır. Ballık sırtının hemen uç kısmından 25-30 metre kadar uzaklıktadır. Mağara ağzı bütün mevsim şartlarında dışarıdan belli değildir.
     Mağaranın ağız kısmı 4 metre genişliğinde, 2 metre yüksekliğindedir. Aşağı ve ileri doğru inilir. İçerisi geniş olup rahatlıkla ayakta yürünebilmektedir. Girişten sola doğru yönelen dehlizden gidildiğinde, 30 metre kadar sonra, 5 metrelik bir iniş vardır. Buradan itibaren sağ tarafa doğru devam eden dairemsi geniş bir boşluk bulunur. Yöre halkının beyanlarına göre, ileri istikâmette su/gölet olduğu anlaşılmaktadır. Mağara içerisinde küçük küçük kireç sarkıtları bulunmaktadır. Yaşama müsaittir. İlk giriş kısmı 100 kadar insanı rahatlıkla barındırır. Mağara ağzı doğuya bakmaktadır. Mağara içerisine doğudan girilip, güneye dönüş ve devamında direkt olarak kuzeye doğru bir sapma vardır. İçerideki hava temizdir.
     Ortaburun Mağarası
     Bu mağara Ortaburun köyünün Yukarı Ortaburun mahallesi hudutları içerisinde, mahalleye patika yol ile 2 km. mesafede, yaya yürüyüşle 30 dakika uzaklıktadır. Mağaranın giriş ağzını bulmak zordur; orman içerisinde çalılık örtüsü yoğundur. Girişi dar olup kuzeyden güneye doğru girilir. İç kısmı geniştir, ayakta rahatlıkla durulur. 30-35 metrekare kadar genişliği vardır. Girildiğinde sağ batı tarafında eğilerek geçilebilen ikinci bir odacık kısmı bulunmaktadır. 20 metrekare kadar büyüklüğü olup, içerisinde dikleşen taş yığıntısı mevcuttur; kullanıma uygun değildir. Sola güneydoğu istikâmetine doğru daralarak devam eden bir dehliz bulunmakta olup, 5 metre kadar sonra yol ikiye ayrılmakta, ancak zemin su ile kaplı ve derin olduğundan ileriye geçmek mümkün olmamaktadır.
     Mağara yaz şartlarında bile çok serin ve rutubetlidir. Kireç sarkıtları görülmemektedir. İlk odacık kısmı kullanıma uygun olup 25-30 kişiyi sarındırma olanağı bulunmaktadır. Odacık içerisinde el feneri ile bile net bir görüş sağlama imkânı yoktur.
     Kayran ve Lavda Mağaraları
     Her iki mağara da deniz kıyısındadır. Mağara özelliği göstermemektedir. Denizin dalga ile kıyıdaki yumuşak kayaları oyması ile meydana gelmiş oyuklardan ibarettir. Ağızları geniş ve yüksek olup derinliği yoktur. Sadece yağmurdan kısa süreli koruma sağlar; barınma imkânı vermez. Kayran iskelesi mağarasına, Kayran köyünden Doğanyurt’a doğru gelirken 2 km. mesafedeki burundan aşağıya doğru % 75 eğimle 300 metrelik dik bir patika ile inilir. Mağara, plajın doğusundaki kayalıklar arasında bulunmaktadır.
     Lavda mağarası ise, Denizbükü köyünün Lavda mahallesinden aşağı doğru inildiğinde, deniz kıyısında, Lavda çayının denizle birleştiği yerin doğu tarafındadır. Karayolundan 500 metre mesafede olup 15 dakikalık bir uzaklıktadır.
     Uzunkum Plajı
     Kayran köyüne 750-800 metre mesafede, karayolunun alt tarafındadır; yolu bulunmamaktadır. Yoldan % 75 eğimli bir araziden geçen 200 metre kadar uzunluğunda bir patika yolu vardır.
     400 metre uzunluğundaki plajda, ayrıca küçük çaplı bir mağara da bulunmakta olup, sürekli dalgalanan plaj kumu hareketlidir ve güvenli değildir. Deniz 2-3 metre mesafeden sonra birden derinleşmekte, boyu aşmaktadır.

     Not: Birkaç sene önce bir Kastamonu gezimiz sırasında, hem değişiklik olsun hem de denize ayağımız değsin diye uğradığımız Doğanyurt ilçesinden hiç de iyi intibalarla ayrıldığımızı söyleyemeyiz. Turizmin, hele hele mağara turizminin meraklılarına sunulabilmesi için herhalde çok senelerin geçmesi ve de en önemlisi biraz yatırımın yapılması gerekiyor. Kastamonu Belediye Başkanı partisi için oy devşirmeye Doğanyurt’a geldiğinde, “Boş laflara değil, gözünüzün gördüğüne inanın…” demişti. Biz bunları gördük Sn. Başkan; keşke siz de bizim gördüklerimizi görebilseydiniz! Okuyun hele…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz