Heykelciyle Zeus Heykeli

H

     Bir mermer parçası öyle güzelmiş ki, hemen satın almış bir heykelci.
     “Ne yapmalı bundan?” demiş; “Bir Tanrı mı, bir masa mı, iskemle mi?”
     “Tanrı olacak,” demiş; “Hem de elinde bir şimşek tutacak. Dünyanın ev sahibi önünde insanlar korkup yere yatacak.”
     Sanatçı o kadar iyi yontmuş ki bütün heybetiyle Tanrıyı, hiçbir eksik bulamamış görenler; “Bir konuşmuyor o kadar!” demişler.
     Hatta anlattıklarına göre heykeli yapıp bitirince ilk ürperen heykelci olmuş, kendi yaptığı Tanrıdan korkmuş.
     Bu korkusunu heykelcinin şairler de duyarmış eskiden. Kendi uydurdukları Tanrıların korkarlarmış öfkesinden.
     Çocuk gibiymiş o şairler; çocuklar da cansızı canlı bilirler. Nedir kaygıları bütün gün: Aman bebeğim bana darılmasın.
     Yüreği kolay sürükler kafa ve aslında budur işte; Paganların düştükleri hata: Bunca put yapılmış bunca millete.
     Canla başla nasıl uyarlarmış kendi uydurmalarının her isteğine,
     Pigmalion düpedüz âşık olmuş kendi yonttuğu Venüs heykeline.
     Herkes gördüğü güzel düşleri gerçeğe çevirme çabasında,
     Doğrular karşısında buz gibiyiz de, yalanlar ateş alev coşturur bizi.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi