Üç Kısa Öykü-12
Üç Kısa Öykü-12

Üç Kısa Öykü-12

     Kilit
     Hayvanat bahçesindeki tek kangurunun, kapatıldığı yerden çıkıp bahçede dolaştığını gören yetkililer, hemen bir önlem aldılar. Kangurunun zıplama yeteneğini bildiklerinden, onun bulunduğu bölümün çevresindeki tel örgü duvarını 1 metre daha yükselttiler.
     Fakat sabah uyandıklarında, kangurunun yine dışarı çıktığını ve hayvanat bahçesindeki yollarda gezindiğini gördüler.
     Yetkililer, aldıkları önlemin yetersiz olduğunu anladılar ve 1 metre yükselttikleri tel örgülerin boyunu 1 metre daha yükselttiler.
     Fakat ertesi sabah, bu önlemlerin de yeterli olmadığını gördüler. Çünkü kanguru, kapatıldığı bölümden yine çıkmış, hayvanat bahçesinde yine özgürce dolaşıyordu.
     Başka bir önlem düşünemeyen hayvanat bahçesi yetkilileri, çareyi yine tel örgülerin yüksekliğini artırmakta buldular. Kangurunun kaldığı bölümü çevreleyen tel örgülerin yüksekliğini bu kez üç metreye çıkardılar.
     Hayvanat bahçesinde kangurunun yanındaki bölümde kalan deve, komşusunun çevresindeki tel duvarın hemen her gecenin ardından yükseltilmesi karşısında daha fazla dayanamadı ve sordu:
     “Kanguru kardeş, bu durumun sonu ne olacak böyle? Senin bölümün çevresindeki tel örgünün boyunun yükseltilmesi ne zamana kadar sürecek dersin?”
     Kanguru bir yandan gülerken, bir yandan da deveye cevap verdi:
     “Yetkililer, bahçe kapısını geceleri kilitlemeyi öğreninceye kadar!”
     Kim Öldürdü?
     Sibirya’nın köylerinden birinde, bir cenaze mezarlığa götürülüyormuş. Mısır tarlasının ortasında tabut köylülerin ellerinden düşüvermiş. Tabutun içindeki ceset düşüp yakındaki dereye yuvarlanmış. Güçlü akıntı cesedi, civarda dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş. Balıkçılar; “Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük?” diye endişeye kapılarak cesedi askeri kışlanın tel örgüsüne bırakmışlar. Devriye gezen nöbetçi er, bölgeye tel örgü civarından birinin yaklaştığını görerek cesedi yaylım ateşine tutmuş. Sonra hemen ambulans çağırılmış. Delik deşik olan ceset hastaneye kaldırılmış. Operasyon 6 saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor, alnından akan terleri silmiş ve “Çok zor oldu ama hayati tehlikeyi atlattı!” demiş.
     Gelirsem
     Türk’ün biri uçakla Amerika’ya gitmiş. Çok yorgun olduğu için de hemen bir otele yerleşmiş ve uyumaya koyulmuş. Fakat tam bu sırada, yanındaki daireden müthiş gürültüyle birlikte birtakım sesler gelmeye başlamış. Adam sonunda dayanamamış ve duvarı yumruklayıp;
     “Uyumaya çalışıyoruz, bu ne gürültü? Kimsiniz lan siz?” diye bağırmış.
     Yan daireden bir ses yükselmiş:
     “Jean Claude Van Damme”
     Bizim Türk bağırmış:
     “Gelirsem dördünüzün de bacaklarını kırarım… Kesin sesinizi!” 

(Anonim–Derleyen ve Çeviren: Sevgi Şen)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir