Avrupa’nın En Büyük Sarayı VERSAY – PARİS

A

     17’nci yüzyılda, Fransa’nın Vaux vikontu ve maliye başmüfettişi olan Nicolas Fouquet, Vaux’da, kendisi için, inşaatı 1665’ten 1669’a kadar süren muhteşem bir saray yaptırdı. Bu saraydan dolayı onu kıskanan Kral 14. Louis (Lui), çağın ünlü mimarı Louis le Vau’ya, Fouquet’nin sarayından daha muhteşem, daha güzel bir saray yapmasını emretti.
     Le Vau, 1668’de inşaata başladı. Aslında burası daha önce 13. Lui’nin av köşküydü. Le Vau, köşkü bozmadan büyüttü, çok büyük bir saray haline getirdi. Daha sonraki krallar da yeni yeni ilaveler yaptırdılar.
     Versailles (Versay) Sarayı bugün Avrupa’nın en büyük sarayıdır. Bu sarayın asıl özelliği bahçesinin büyüklüğünde ve güzelliğindedir. Paris’in 25 km. güneydoğusunda olan Versay, bir saraylar, köşkler topluluğudur.
     Versay 17’nci yüzyılda Fransız aristokrasisi için bir altın kafes, bir lüks hapishane sayılıyordu. Kral, nüfuz sahibi asilleri burada barındırır, böylece onları gözaltında tutmuş olurdu.
     Sarayın güzelliği, dış görünüşünden ziyade içinin dekorasyonundadır. 1792’ye kadar her hükümdar ve kraliçe, buraya bir şeyler eklemiş ve ilavelerin, önceki yapılardan daha güzel olmasına çalışılmıştır.
     Sarayın çok büyük bahçesine “Silah Meydanı” denilen yerden girilir ve önce “Bakanlar Avlusu” denilen avluya geçilir.
     Sarayın içindeki muhteşem salonlar ve daireler Le Brun tarafından süslenmiştir. Büyük daireler eski Yunan ilahlarının adlarını taşır; Diana, Mars, Merkür, Apollon gibi…
     Bahçede birçok av köşkü, bahçıvan evi ve çiftlik binaları olduğunu söylersem, onun ne kadar büyük olduğunu da anlatmış olurum. Versay’ın bahçeleri, birkaç köyü, tarlaları ve evleriyle birlikte içine alabilecek kadar büyüktür. “Devlet benim!” diyen ve “Güneş Kral” unvanını alan 14’üncü Lui, bu bahçenin korusunda avlanır, binlerce konuğunu aynı anda burada ağırlardı.
     Sarayın en önemli dairesi, bahçenin en güzel yerine bakan “Aynalı Galeri”dir. Dünyanın en büyük aynaları bu galeridedir. 75 metre uzunluktaki salonun iki duvarı 400 ayna ile kaplanmıştır. Bir sanat harikası olan tavandaki tablolar, ressam Le Brun’un eseridir.
     Versay, Fransa’nın en ihtişamlı devrini yansıtır. Aynı zamanda, ölçüsüz harcamalarla, aynı Osmanlının son dönem padişahlarında olduğu gibi, devletin iflasını simgeler. Bazı tarihçiler, “Güneş Kral burada doğdu, burada battı” derler.
     1782’de, yeni kurulmuş Amerika Birleşik Devletleri ile İngiltere arasındaki antlaşma bu salonda imzalanmıştı. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, Fransa, İngiltere, İtalya ve Almanya arasındaki barış antlaşması da yine bu salonda imzalanmıştır. Bu antlaşma sonunda, Almanya bütün sömürgelerini kaybetmiş, donanmasını ve silahlarını müttefiklere teslim etmek zorunda bırakılmıştı.
     Bugün Versay bir müzedir. Sarayın içi ve bahçesi en güzel heykellerle süslüdür. Fransa’nın en çok turist çeken sarayı hiç şüphesiz Versay Sarayı’dır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz