Nemrut Tapınağı – Adıyaman

N

     Anadolu’nun her yerinde bir tarih hazinesine rastlamak mümkündür. Ovada, yamaçta, kıyıda, dağ tepelerinde…
     Doğu Anadolu’da, 2250 metre yükseklikteki Nemrut Dağı’nda öyle kalıntılar vardır ki, dünyanın yedi harikasını sayanlar bunları görmüş olsaydı, muhakkak listeye dahil ederlerdi.
     Tarihçilerin anlattıklarına göre Nemrut Dağı’nın tepelerinden birinde kurulan bu tapınak, antik çağın en büyük eserlerinden biridir.
     M.Ö. 80 yıllarında Kuzey Suriye’den ayrılan Kommagene/Komajenler, I. Mithridates’in yönetiminde bağımsızlık kazanmış, kısa zamanda gelişip güçlenmişlerdi. Fakat bu krallık M.S. 79 yılında bir Roma eyaleti haline geldi.
     Bir harika sayılan bu tapınak, Nemrut Dağı’nda, Komajen Kralı I. Antiokos tarafından M.Ö. 64 yılında yaptırılmıştır.
I.
Antiokos, kendi soyunun Perslerden, Yunanlılardan ve Komajenli atalarından geldiğini kabul ediyor, kendisinde de bir tanrılık kudreti görüyordu. Onun için, ölümünden sonra tanrılar arasında kalmak, onlarla birlikte olmak istiyordu. İnancına göre, yaptırdığı tapınağa bütün ilahlar gelecekti. Orada toplanacak, dünya işini düzene sokacaklardı. Buna, tebasını da inandırmıştı. Çevresindeki bütün devletler için burası bir ibadet merkezi, bir kurban sunma yeri olacaktı.
     Tapınağın içi ve etrafı tanrı ve tanrıça heykelleriyle, kabartmalarla ve yine kabartma yazılarla süslenmişti. Kartal başlı sütunların çokluğu dikkati çekiyordu.
     Bugün bu heykellerin çoğu devrilmiş, başları gövdelerinden ayrılmıştır. Kopuk başların her biri iki insan boyundadır ki, bu durum heykellerin yüksekliği hakkında yeterince bilgi vermektedir. Kralın kendi başı, bütün ilahların başından büyüktür. Tam beş insan boyundadır. Başı kopmadan duran küçük heykellerden birinin boyu ise 15 metreyi geçmektedir.
     Bu tapınakta yer alan dev ilah heykellerinin bazıları şunlardır: Batılıların Apollon’u, Doğuluların Bereket Tanrısı, Yunanlıların Zeus’u, İranlıların Ahuramazda’sı ve daha bunun gibi pek çok tanınmış ilah heykeli.
     Böylesine çok sayıda ve büyük heykellerin yer aldığı tapınak, elbette çok büyük, muhteşem bir yapıydı. Kalıntılar da bunu belli eder mahiyette. Tüneller, teraslar, sütunlar, aslan heykelleri, her şey heybetli…
     Nemrut Dağı, bütün bu tarih kalıntıları ve tepesindeki masmavi bir krater gölü ile yerli-yabancı bütün turistlerin ilgisini çekmektedir.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz