Çocuk ve Okul

Ç

       Çocukların eğitim ve öğrenimini geliştirdiği yerin sadece okul ortamı olduğunu düşünmemeliyiz. Çocuğun zihninde “tatil” kavramı, tamamen boş geçirilen, tüm zamanını baştan sona sadece kendi istediği şekilde geçirebileceği bir dönem olarak yer etmemeli. Aynı şekilde “okul” kavramı da sadece sorumlulukların yüklendiği, zorlayıcı derslerin olduğu, birçok ödevin verildiği korkulu bir yer olma algısı yaratmamalı. Tatil ve okul kavramlarını doğru şekilde yönetebilirsek, çocukların okul kaygısını da yönetebilmiş oluruz.
       Bunu yaparken ilk olarak tatil zamanlarında da çocuklara sorumluluklar vermek, onları oyun gruplarına dahil etmek, yaş grubuna yönelik hazırlanan eğitici setlerden tatil boyunca faydalanmasını sağlamak, hem eğlenmesini hem de okuldan tamamen uzaklaşmamasını sağlar. Yine benzer biçimde okul ortamının hem sosyalleşebileceği hem de bilgilenebileceği bir yer olduğunu çocuklarınızla konuşmalı ve mutlaka okul başlamadan önce önünüzdeki öğrenim yılını nasıl geçireceğinizi, neler yapacağınızı planlamalısınız.
       Çocuklar ile planlama yaparken aktivite çizelgelerinden yararlanabilir, renkli kalemlerle programlar çizebilir ve okulun da çocuğunuzun sorumluluğunda yönetilebilir bir yer olduğunu, keyifli bir fikir alışverişi yaparak şekillendirebilirsiniz. Okul öncesi yıllık planlama yaparken, zaman kontrolü ve ekran zamanı planlamasını baştan yapmak da verimli bir yıl geçirmek adına dikkat edilmesi gereken unsurlardır. Yıllık çizelgenizi büyük bir kartona yapmak ve çocuğun odasına asmak tüm yıl boyunca belirsizliklerin önüne geçer ve alınan kararların somut bir şekilde görülmesine imkân tanır.
       Bu hususta en önemli noktalardan birisi de çocuğunuzun sorumluluğunda olan bir yerle ilgili konuşurken mutlaka çocuğunuzun fikrini almak, onu dinlemek ve onunla işbirliği içinde hareket etmektir. Çocuğunuzun ayrı bir birey olduğunu hissettirmek, inisiyatif kullanmasına müsaade etmek, okul öncesinde de ufak sorumluluklar vermek, okula hazırlık sürecini ve okul dönemini kolaylaştırır.
       Okullar çocukların bireyselleştikleri, kimliklerini buldukları, iletişim kurmayı ve sorun çözme kapasitelerini kendi başlarına geliştirdikleri yerlerdir. Dolayısıyla ev ortamındaki bağımlı aile yapısı (çocuğun her işini yapan ebeveyn, sorun çözme ve fikir üretmesine müsaade edilmemesi) okula hazırlığı olumsuz yönde etkiler. Her işini hallederek ona iyilik yaptığınızı sanırken aslında çocuğunuzun sorun çözme kapasitesini kısıtlıyor ve okula hazırlık sürecinde kaygı yaşama ihtimalini artırıyorsunuz. Bu yüzden sorumluluk vermekten korkmayın.
       Okula başlama süreci ile birlikte çocuğun kaygısını tetikleyici bir diğer unsur; rutin düzene okulun başlama tarihinden bir iki gün önce geçmek ve bu düzene çocuğun hemen adapte olmasını beklemektir. Alışma ve hazırlık sürecini kolaylaştırmak adına, öğretim dönemi boyunca sürecek olan düzeninize en az bir hafta öncesinden geçmek, hem psikolojik hem de fiziksel olarak okul başlangıcına adaptasyonu kolaylaştırır. Okul sürecinde neler yapacağınızı konuşmak, hazırlıkları beraber tamamlamak, öğretmenler ile iletişim halinde olmak çocuğunuzun yanında olduğunuzu hissettirmenin en etkili yollarındandır.
       Ebeveynlerin bu süreci ve çocuklarının kaygısını kontrol edebilmelerindeki kilit nokta ise kaygıyı normalleştirmektir. Çocuklar yeni bir ortama gireceği için kaygılanabilir, gitmek istemeyebilir veya sizi zorlayabilirler. Çocuğun tepkilerinin tam tersi yönde onu ikna etmeye çalışmak ve durumu bir çatışmaya çevirmek kaygıyı artırır. Bunun yerine neden kaygılandığını konuşmak, okulun olumlu yönlerinden ve kazanımlarından bahsetmek daha doğru olur.
       Tüm süreci değerlendirirken çocukların gelişimi açısından ebeveyn farkındalığı ve odağı üç ana alanda olursa gelişim tam olarak desteklenir. Fiziksel gelişim (genetik & çevresel faktörler, fiziksel aktiviteler), zihinsel gelişim (okul öncesi, akademik okul başarısı) ve sosyal-duygusal gelişimdir (duygularını kontrol etme becerisini geliştirme).
       Bu üç kavram çocuk psikolojisi ve gelişiminde hem okulda hem de ev ortamında desteklendiğinde kaygı kontrolü sağlanır, okula hazırlık konusunda sağlam bir temel atılmış olur ve çözülemeyecek problemlerin yaşanma ihtimali oldukça düşer. Çocuklarının fiziksel, zihinsel ve sosyal-duygusal gelişimlerini takip edip destekleyen aileler onları sadece okula değil, aynı zamanda hayata da sağlıklı bir şekilde hazırlamış olurlar. Çocuğunuzdan kaygılanmamasını, geçiş süreçlerine kolayca adapte olmasını beklerken ebeveyn olarak sizler doğru noktaları takip ettiğinizden ve geliştirdiğinizden emin olursanız, doğru bir işbirliği ve başarı öyküsüne ailece ulaşmış olursunuz.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi